Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Örtülü OHAl Dönemi sona erecek!
27 Ocak 2012, Yazgülü ALDOĞAN
, Yazgülü ALDOĞAN
Medya patronlarına devlet ihalesi kalkacak, gazeteciler sendikalı olacak. CHP'nin en önemli misyonu "Özgürlükçü demokrasi" ; insan haklarına saygılı, asker ve polisin TBMM'ye hesap vereceği güçlü parlamenter sistem.
 
Kılıçdaroğlu, CHP'nin, daha mürekkebi kurumadan matbadan gelmiş demokrasi paketini kalabalık bir grup köşe yazarına anlatırken gerekçesini de şöyle açıklıyor: Yükselmekte olan otoriter rejime karşı özgürlükçü demokrasi en önemli mücadele olduğu için! Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sencer Ayata başkanlığındaki ekip, projeleri çalışıyor, hazırlanan her raporu parti yöneticilerine anlatıyor, olurunu alıyor, Gürsel Tekin'in dediği gibi sabah sunum, akşam sunum, hepsini "sunum manyağı" yapıyor! Projeler ondan sonra halkla paylaşılıyor. Gençlik projesi iki milyon kişi tarafından tıklanmış! "Demokrasi, eşit yurttaş, özgür toplum" bildirisini yeni ekibin temel taşlarından biri; Dr. Mehmet Karlı hazırlamış. Karlı, hukuk doktorasını Oxford'da yeni tamamlamış, özgüveni de yüksek bir uzman. Konuya olan hakimiyetini şu an geldiğimiz "örtülü o hal dönemi"nin 2005 yılından beri çıkarılan yasalarla adım adım örüldüğünü anlatırken gösteriyor. Önce Türk Ceza Kanunu'nunun yenilenmesi, CMUK'taki 250. madde ile Özel Yetkili Mahkemelerin kurulması, 2006'da Terörle Mücadele Yasası'nın TCK ile bağlantılandırılmasının nasıl bir "ilan edilmemiş OHAl" uygulamasına izin verdiğini kanıtlıyor. Nitekim, gizli tanık denilen uygulama ve hatta gizli delillerin, adil yargılanma hakkını nasıl ortadan kaldırdığını günümüzde bire bir örnekleriyle yaşıyoruz. Kılıçdaroğlu, bugün bütün muhalif partilerin terörist, YGS protestosu yapan öğrencilerin ise gizli örgüt üyesi muamelesi gördüğünü anlatıyor. CHP'nin Özgürlükçü demokrasi modelinde söz verdiği konular şunlar:
1. İktidarın seçilmişlerin elinde olması yeterli değil, her bireyin haklarına tam saygı gösterilecek, oysa şimdi Hırant Dink örneğinde olduğu gibi yaşam hakkı dahi ihlal ediliyor;
2.Siyaset tehditle yapılmayacak, sadece kurumsal tedbirler yeterli değil. Asker de, polis de sivil yönetimin kontrolü altında olacak. Genelkurmay Başkanı TBMM'ye gelerek hesap verecek.
3.Herkesin insan haklarına tam saygı gösterilecek, işkence bitmedi, cezasızlık kültürü devam ediyor. AKP iktidarında tutukluluk cezaya dönüştü, yüzde 92 arttı!
4. İfade ve basın özgürlüğünde kısıtlamalar giderilecek. Gazeteciler sendikalı olacak, medya sahiplerinin devlet ihalelerine girmeleri yasaklanarak medyanın üzerindeki hükümet baskısı kaldırılacak.
5.Sanatsal ifadeye engeller önlenecek.
6.Özel yaşamın gizliliği korunacak, dinlenme, izlenme, filme çekilme korkusu giderilecek.
7. Sadece yasaların düzeltilmesi yetmez, hukukun bağımsız ve insan haklarından yana taraf olması YHSK'da yapılacak değişikliklerle sağlanacak.
8. Güçlü parlamento için baraj yüzde 10'un altına indirilecek. TBMM Genel Kurulu iktidarı denetleyecek. (Burada Kılıçdaroğlu bir söz daha veriyor, başbakan olursa 2 haftada bir Genel Kurul'da hesap verecek!)
Mitingleri kıskandılar
Kılıçdaroğlu, bir pazar sabahı saat 09'da 25'i aşkın köşe yazarını karşısında bulabiliyorsa bu önemli bir gösterge. Sorulara ise esprili yanıtlar veriyor. Hakkari mitinginden sonra Başbakanın "Mitinge BDP'liler geldi" sözüne takılıyor, "Gelecekler tabii, AKP'liler de geliyor, sadece bize oy verecekler değil, herkes gelsin, işin aslı kıskandılar" diyor! CHP'nin gelmiş geçmiş bütün tarihinden sorumlu tutulmalarına ise "yeni halimizde eleştirecek şey bulamıyorlar da ondan eskiyi eleştiriyorlar" diye gülüyor.
Maltepe iyi, Bağdat zayıf
CHP lideri, demokrasi paketi açıklamasının ardından Maltepe mitingine giderken Kadıköy'e de sürpriz bir ziyaret yapıyor, Bağdat Caddesi'nden geçiyor. Hem önceden yeterince duyurulmamış, hem de pazar sabahı 11.00, cadde insanları için erken. Kafelerde kahvaltı yapan Kadıköylüler sevgi gösterisinde bulunuyor ama duyup da gelemeyenler sitem ediyor, niye haberimiz yoktu diye. Maltepe'de ise kıyamet kopuyor, insanlar caminin üzerinde saçak saçak. Maltepe'yi belediye seçimleri öncesi de izlemiş, çok canlı bulmuştum. Nitekim seçimi de almışlardı. Bu kez de öyle, zaten Kılıçdaroğlu da konuşmak için otobüsün üzerine çıkarken "Nasıl olsa sahildeyiz!" diye espri yapmadan edemiyor. CHP liderinden yazı yazmak için ayrılırken o Kartal'a, oradan da Bursa'ya doğru devam ediyor. Meydanlarda kendisini dinlemeye gelenlerden artık bir tek şey istiyor: "Ben 16 saat çalışıyorum, siz de bir on dakika çalışın, komşunuzu ikna edin" diyor. Diyarbakır mitinginde vaatlerinin neler olacağı soruluyor, "Onları orada açıklayayım ama bir tanesini söyleyebilirim, Başbakan Diyarbakır'a modern bir hapisane yapacağını söyledi. Ben size hapisane yapmayacağım sözünü vereceğim" diyor. Kılıçdaroğlu'na gösterilen ilgi oya dönüşürse hani o "seçimin sonuçları önceden belli, hiç heyecan yok" lafı yanılgıya sonuçlar ise gerçek bir sürprize dönüşebilir!
[Bu yazı 1567 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™