Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bu gün acımasızlığım tuttu!
25 Ocak 2012, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM

‘Darısı diğer günlerime!’ mi desem, ‘Dilerim geçer!’ mi? Açıkçası, buna da karar veremedim. Böylesi kararsızlık durumlarında başvurduğum yöntem aklıselimine güvendiğim kişi ve kişilerde duygumu tartmaktır. Şimdi yaptığım da o.

İki ABD askeri öldürülmüş. İnsan ölüm haberinden sevinç alır mı? Ne yapayım, aldım! Sevinç, kıpır kıpır dolandı geçti içimden. Üstelik, ölüm karşısında sevinmek vicdan yapıma ters. Ama, ne yaptıysam içimdeki sevinç kıpırtısını bastıramadım. İşin tuhafı, sevinci besleyen binbir açıklama aklıma geldi de, bastırma konusunda bir cümleyi aşamadım. O da,‘Ne olursa olsun ölüme sevinmemek gerekir!’ türünden kurusıkı bir sözdü.

Sen vahşetin, zulmün her türünü, akla gelebilecek her biçimde uygula, sonra da seni öldürdüklerinde üzüntü duyayım! Sen saldırganlığın, acının, işkencenin, katliamın bütün techizatlarına sahip ol ve bebeklere dek savunmasız mazlum insanları katlet, seni tepelediklerinde üzüleyim! Ne yaptıysam bu sözler içimde ‘olur’uyla değil ‘olmazıyla’ anlamını aradı. Dedim ya: bu gün acımasızlığım tuttu. Esasında, gece kanımı emen sivrisineği öldürdüğümde bile üzüntü duyan biriyim. Lanet olasıcayı, öldürmeden yakalayabilsem, çıkıp balkonda salacağım! Nedense ABD askerine bu kadarcık olsun üzülemedim!

Gazetede o haberi bırakıp diğerine geçtim: Zil zurna sarhoş sürücü durağa dalmış. Biri hamile kadın, biri küçük bir kız, üç kişiyi ezmiş. Haberi görünce birden irkilip sonuna dek soluksuz okudum. Yutarcasına okumamın ana nedeni ‘sürücünün akıbeti’ni öğrenmekti. Eh, tabi ki gebermiş olması dileğiyle! Derken, acıma duygum ‘Bu kadar da gaddar olma, sürücü de insan!’ diye yine takıldı plağına. Onu dinleyip, ‘Zil zurna sarhoş sürücüye de yazık!’ desem, acıma duygum zil takıp oynayacak! Yok yok, zorlamaya gelmem, hele bu gün!

Kumar batağında batan adama da acımam. Beter olsun! Orman kundaklansa, kundakçının da cayır cayır yanıp gebermiş olması içime su serper! Yanmış sincap kuyruğunun külleri içimi yanardağ ateşi gibi kavurur da, kundakçının külüne rüzgâr bile değsin istemem. Kirlenir! ‘Yanacağına yakalansa daha iyi değil mi, onu bu iş için kiralayan bulunur?’ diye düşünmeye zorlamayın beni! İşim olnaz, yatırımcı değilim! Ayrıca, yakalansa ne olacak? Onu bu işe yollayan alçağı kızartıp, yangından yaralı kurtulmuş hayvancıkları doyuracak değiller ya? Açıkçası, bu günkü halimi başka günümde görsem, kendi kendimden irkilirdim!

Kapısının önünden geçerken on kere baldırımdan ısırmış bile olsa, sahibi tarafından terk edilmiş köpekle yemeğimi bölüşürüm de, efendisi tarafından terk edilmiş hainin perişan haline asla acımam. Terkedilmiş hayvanın bakışları bana mahzun mu mahzun, mazlum mu mazlum gelir. Fakat, hiçbir şeyi, zalime erketelik yapmış hainin, kendine yeni efendi arayışındaki kuyruk sallamaları kadar iğrenç, irkiltici, uğursuz bulmam.

‘Sapık İmam’ı yakalamışlar. Suçu: “İyileştirmesi umuduyla kendisine getirilen zihinsel engelli kız ve erkek çocuklara tecavüz”müş! Yakalansa ne olur yakalanmasa ne? ‘Aşk büyüsü yapma’ vaadiyle yüzlerce ‘müridine’ tecavüz eden İmam da yakalanmıştı. ‘Para karşılığı çocuk sahibi yapacağını’ söyleyen seri tecavüzcü üfürükçü İmam da. Yakalandılar da ne oldu? Çoğaldılar! ‘Bunları ne yapmak gerekir?’ diye, hiç olmazsa bu gün bana sormayın. ‘Kuzuların Sessizliği’ni ararsınız!

Kafadan sallamıyorum. Yazdıklarımın tamamı gazete haberlerinin bendeki yansıması. İlk haberin başlığı: ‘Kumarbazın hazin sonu!’ Haberi ben yazmış olsam ‘Madrabazın doğalsonu!’ derdim. Bu, ilk aklıma gelen. Düşünsem belki daha acımasızını da bulurdum! Bilmem ki bu gün bana ne oldu?

Eskiden bir Kudret Şandra vardı. Yeryüzüne onun kadar iyi dansöz gelmemiştir. Kıvırtmada kimse onunla yarışamazdı. Ünlü dansözlerin öğretmeniydi. Ondan kıvırtma dersi alanı seyretmeye doyum olmazdı. ‘Şimdi bunları yazmanın ne manası var?’ demeyin. Diğer haberle, yani ‘efendisi tarafından terslenen hainin hali perişanıyla’ ilgili. Bir farkla ki, Kudret Şandra ve öğrencilerini setretmeye doyum olmazdı, fakat solculuktan gelip sistem yalakalığına soyunmuş bu hainlerin, efendileri tarafından terslenme ya da terk edilmelerinden sonra ekranlardaki kıvırtmaları sadece kusma duygumu körüklüyor. Bir de bunların, ‘günah çıkarıp’ tekrar ‘eve dönme’ halleri var ya, o zaman tükürüğüm yetse tükürükle boğacak derecede çıldırıyorum. ‘Acımasız olma!’ demeyin. Ne yapayım bu gün böyle.

Devrimci önderliğe de sormak isterim: soldan kıvırtıp sistem yalakalığına soyunmuş biri, halk düşmanlığı yolunda onca hırlayıp, havladıktan sonra, yine kapımıza gelip de kuyruk sallamaya başlarsa ne yapılacak? Acıyıp içeri mi alınacak? Eğer acıma durumu varsa, bunu bana hiç olmazsa bu gün söylemeyin!

Her gelene acısaydım Marksizmi değil Mevleviliği seçerdim! Açıkçası Mevlevi’ye acırım. Asıl acınacak olan o. Şimdi dergahına Nguyen Ngoc Loan gelse, ona da acıyacak! Hani şu, silahını genç Vietkonglu devrimcinin şakağına dayayıp ateşleyen ABD uşağı alçak general. Böyle açıklayınca 1968’e kazınmış o görüntüyü herkes anımsamış olmalı. Cinayet anında Edie Adams’ın kamerasına sıçrayan kan, oradan ateş olup insanlığın yüreğine damlamıştı. Nasıl söner? Bu alçağı İtalyan gazeteci Oriana Fallaci ininde bulup da “Sizin çok zalim olduğunuz söyleniyor!” dediğinde, “Ben ve zalimlik! Siz neler söylüyorsunuz madam, gül ve klasik müzik seven biri nasıl zalim olur?” diye yanıtlamıştı Gül ve müzik seven, resim yapan zalimlere hiç acımam! İsterse yaşlılık ve emekliliğinde olsun! Onca cinayet ve zulüm yetmedi, emekliliğinde de gülü, notayı, rengi katlet! Yazık değil mi?

Grev kırıcısına, ispiyoncuya, faşist ajana acımam. Yanılmışa, aldanmışa acırım da, yanıltana, aldatana acımam. Kanmışa acırım, kandırana değil. Kırılana, kuruyana acırım da kurutana, kırana değil. Zalimin uşaklığına soyunup, zulme hizmet edene karşı içimdeki öfke bende misline katlanır. Mazallah, böyle biri karşıma çıkmaya görsün! Hele ki bu gün!

Dedim ya, bu gün acımasızlığım tuttu. ‘Darısı diğer günlerime!’ mi desem, ‘Dilerim geçer!’ mi? Buna okurum karar versin.

(SolHaber)

 

[Bu yazı 1868 kez okundu]
Yorumlar -1-
Muazzez Çörtelek26 Ocak 2012 Perşembe 00:22:04

Dilerim geçer Sayın Behram, dilerim geçer, aksi halde hepimize "geçmiş olsun" demek gerekecek, dilerim geçer.

Saygılarımla

Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™