Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bağımsızlık gösterisi mi?
18 Ocak 2012, Güngör MENGİ
, Güngör MENGİ

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tahliye talebine ve Yüce Divan’da yargılanma isteğine ret cevabı verildi.

Mahkeme heyeti kararı oybirliğiyle aldı.

Halbuki Cumhurbaşkanı dahil yürütmenin en yetkili isimleri dahi emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutukluluğunu içlerine sindiremediklerini belli etmişler, Barolar Birliği büyük barolar ve saygın hukukçuların ağırlıklı bir kesimi yargılamanın Yüce Divan’da yapılması konusunda birleşmişlerdi.

Kararı veren İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin karar metni, özel yetkili mahkemeler ve genel olarak yargı üstünde uzun zamandan beri süren olumsuz değerlendirmelere tepki izleri taşıyor.

Mahkeme tahliye talebini reddederken “şüphelinin soruşturma aşamasındaki tutum ve davranışları dikkate alındığında” diyerek İlker Başbuğ’un tutuklandığı mahkemeden çıkarken yaptığı açıklamayı, uygunsuz bir protesto eylemi saydığını belli etmiştir.

Başbuğ mahkeme çıkışı, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 26’ncı Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmekten tutuklandı. Takdir yüce Türk milletinindir“ diye açıklama yapmış, bu eylem çok dramatik bulunmuştu.

Bizde “kesin” yok!

Mahkeme tutukluluk kararının gerekçelerini güçlendirmeyi de ihmal etmemiştir.

Eski Genelkurmay Başkanı’na “Kuvvetli suç şüphesi ile delillere etki etme ve karartma şüphesi“ atfetmekten sakınılmamıştır.

Tahmin edileceği gibi, İlker Başbuğ için en kötü sürpriz mahkemenin Yüce Divan’la ilgili kararı olmuştur.

Yargıtay Onursal Başkanı ve Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sami Selçuk daha dün bu sütunda görüşünü iddia ile ortaya koyuyordu:

“Kesin olan husus, eylemin görevden doğduğudur. Öyleyse yargılama yetkisi Yüce Divan’ındır. Bu kesin!”

Görüldüğü gibi, Yargıtay Başkanlığı yapmış bir bilim adamı için dahi “kesin” yok bizim adaletimizde.

Evet, Anayasa’nın 148’inci maddesi Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının “görevleriyle ilgili suçlarından dolayı” Yüce Divan’da yargılanacaklarını hükme bağlamıştır ama özel yetkili mahkeme Başbuğ’a isnat edilen suçların “görevle ilgili olmadığı”na karar vermiştir.

Tutukluluk uzayabilir

“Suça konu olan karar ve eylemleri İlker Başbuğ Genelkurmay Başkanı olmasa gerçekleştiremezdi. Gücü olmaz, kimse dinlemezdi onu. Dolayısıyla, ortada görevin içerdiği yetkinin kötüye kullanılması basit gerçeği var” değerlendirmesi mahkeme heyetini etkilememiştir.

Sonuçta anlaşılıyor ki Başbuğ’un önünde uzun zaman alacak bir yol var.

“Zaman” deyince aklıma geldi.

Zaman gazetesi yazarı ve Gülen cemaatinin sözcüsü Hüseyin Gülerce bir hafta önce Başbuğ’un tutukluluğunun uzayabileceğini ima etmişti köşesinde.

Mahkemenin ret kararlarından sonra Gülerce’yi kutlamak mı, yoksa korkmak mı lâzım geldiğini düşünmeye başladım.

Kalbimden ve aklımdan gelen dilek sağladığı “isabet”in tahmin gücüne dayanmasıdır. Aksi halde, en az yedi gün önce oluşmuş bir kararın varlığı söz konusu olur ki buna kimse adalet diyemez.

Savunmanın değer taşımadığı bir yargı düzeni adalet duygusunu zedeler çünkü.

Hukuk, adalet, yargı... Bunlar demokratik bir toplumun vazgeçilmezleridir.

Yargıçlar da dahil herkes, bu değerlerin bir gün kendilerine de lâzım olabileceğini unutmamalıdır.

(GazeteVatan)

[Bu yazı 1480 kez okundu]
Güngör MENGİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [70]
[2 Temmuz 2013] Erken uyarı ... [8 Haziran 2013] Köşk'e nasıl çıkacak? ... [18 Mayıs 2013] Diktatörlüğün psikolojisi... ... [18 Nisan 2013] Sürece zehir katmayalım ... [10 Nisan 2013] Barışın üç şartı ... [29 Mart 2013] Başarının hayırlısı ... [15 Mart 2013] Bağımsızlık oyunu mu? ... [9 Mart 2013] MGK'da keşke CHP de olsa.. ... [1 Mart 2013] Kadere bakın Apo umut oldu ... [10 Şubat 2013] Çirkin maşa ... [30 Ocak 2013] Yanlış adres... ... [28 Ocak 2013] Öyle şey olmaz! ... [29 Aralık 2012] Adalet diliyoruz ... [25 Aralık 2012] Balık olmayalım ... [11 Aralık 2012] Yargıç kefil olsun ... [21 Kasım 2012] Adam gibi yaşamak daha iyi değil mi? ... [7 Kasım 2012] Bahtsız bedevi ... [18 Ekim 2012] İlâhi ambassador! ... [16 Ekim 2012] Binmiş bir alâmete ... [25 Eylül 2012] Özel görevli mi? ... [11 Eylül 2012] Eleştirisiz olmaz ... [31 Ağustos 2012] Dolmuşa buyurun! ... [26 Ağustos 2012] Türkiye kaybetti ... [16 Ağustos 2012] Biraz insaf! ... [14 Ağustos 2012] Siyasetçi değişmez!.. ... [10 Ağustos 2012] Kurtuluş Savaşımız Meclis'le kazanıldı ... [9 Ağustos 2012] Teğmen olsanız ne yapardınız? ... [8 Ağustos 2012] PKK budur işte! ... [4 Ağustos 2012] Artık gecikmesin ... [29 Temmuz 2012] Boş paket! ... [27 Temmuz 2012] Mezhep gözlüğü ... [20 Temmuz 2012] Geçmiş olsun! ... [13 Temmuz 2012] Adil mahkeme ... [4 Temmuz 2012] İstifa zamanı ... [28 Haziran 2012] Gerçekten kapansın ... [22 Haziran 2012] Süpersek eğer... ... [10 Haziran 2012] Öldürmeyin ümidi ... [3 Haziran 2012] Şair ayağa kalk! ... [27 Mayıs 2012] Bırakın Uludere'yi sezaryen verelim!.. ... [19 Mayıs 2012] Atatürk gençliği ... [16 Mayıs 2012] Milli irade hapis yatmaya devam edecek ... [6 Mayıs 2012] Çabalama kaptan ... [4 Mayıs 2012] Değişim... ... [26 Nisan 2012] Yakışmıyor! ... [15 Nisan 2012] Darbe tarifi ... [8 Nisan 2012] Bizim savaşımız değil! ... [1 Nisan 2012] Oldu da bitti maşallah... ... [25 Mart 2012] Tarihî konuşma! ... [21 Mart 2012] Şiddet Nevruz ruhuna ihanet ... [18 Mart 2012] Bataklığa dikkat! ... [13 Mart 2012] Yeni anayasa için taktik provası mı? ... [22 Şubat 2012] KİK kikirik oldu! ... [8 Ocak 2012] Bitti mi? ... [25 Aralık 2011] Kediye ciğer! ... [19 Kasım 2011] Teslim ol Paşa!.. ... [12 Kasım 2011] En saygıdeğer dokunulmazlık ... [25 Ekim 2011] Acıyla terbiye ... [21 Ekim 2011] Akrep gibi ... [14 Ekim 2011] Adaletin ışığı ... [6 Ekim 2011] Protokolü açın! ... [2 Ekim 2011] PKK'ya verilen nedir, bilelim ... [14 Eylül 2011] Yeni Orta Doğu ... [28 Ağustos 2011] AB'nin ipine sarılmak gerek ... [25 Ağustos 2011] İyi ki sızdı! ... [20 Ağustos 2011] Gözler açıldı! ... [5 Ağustos 2011] Artık uyansak! ... [29 Temmuz 2011] YÖK fidanlığı ... [21 Temmuz 2011] Kopmayalım! ... [31 Mayıs 2011] Tutuklanması şart mıydı? ... [21 Nisan 2011] Olacağı buydu! ...
Güngör MENGİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™