Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Kapitalizmin Geleceği
13 Ocak 2012, Öztin Akgüc
, Öztin Akgüc
Dünya ekonomisinde 2007 yılı ortalarında başlayan ekonomik kriz, durgunluk, resesyon hangi sözcükle ifade ederseniz ediniz sorunların sürmesi kapitalizmin geleceğini yeniden gündeme getirdi. Kapitalizmin geleceği konusunda önbilicilik yapmak iddialı bir tutum olur. Kapitalist bazı ekonomistlerin kapitalizmi kurtarmaya yönelik önerilerini aktarmaya çalışacağım.
Kapitalizmin sonunun geleceğini, çökeceğini gören iktisatçı, düşünür yalnız Karl Marx olmamıştır. Azımsanmayacak sayıda ekonomist, kapitalizmin sonunun durgunluk olduğunu, karanlık, kasvetli olduğunu, değişik nedenlerle de olsa öngörmüş, savunmuştur.
Kapitalist düzenin sürmesi konusunda bence akıllıca üç öneri, görüş ileri sürülmüştür. (1) Devletin maliye politikası yolu ile ekonomiye müdahalesi; (2) Yaratıcılık, yenilikçilik, sürekli olarak yeni ürün-hizmet geliştirme, (3) Kapitalizme etik değerler katma...
J. M. Keynes, piyasa güçlerinin bir ekonomide tam kapasite ile çalışmayı, tam istihdamı sağlayamayacağını en iyi açıklayan, bu bağlamda maliye politikasının önemini ortaya koyan ekonomisttir. Dünya ekonomisinin 1929 bunalımından çıkışında, ABD’nin New Deal Programı’nın uygulanmasında Keynes’in görüşlerinin etkili olduğu, esin kaynağı olduğu yadsınamaz. Keynesçi görüş, maliye politikasının yalnız iş çevrimi, konjonktürel salınımlar konusunda değil, gelişmiş ekonomilerce uzun süreli talep yetersizliğinin giderilmesi konusunda da etkili olduğunu savunmuştur.
***
Keynesçi yaklaşım devletçi-müdahaleci model olarak nitelendirilmiş, sosyal devlet uygulamasına da yol açabileceği kaygısı ile kapitalistlerin kısa vadeli çıkar hesapları ile devletin iş çevrimini konjonktürel salınımları önlemek için yapacağı müdahaleye dahi karşı çıkılmıştır. Aslında Keynes modeli kapitalizmi kurtarmaya yönelik bir modeldir. Ancak bu niteliği, bu amacı, sermayeye kısa sürede bazı yükler getireceği öngörüsü ile, müdahaleci-devletçi olarak nitelendirilerek, hatta yaşanan sorunlar, 1980’li yıllar sonrası yaşanan enflasyonist eğilimler, bu modelin bir sonucu imiş gibi gösterme gayretkeşliği ile itibarsız kılınmaya çalışılmıştır. Reaganizm-Thatcherizm, arz yanlı ekonomi politikasının, parasalcı yaklaşımların, Keynes karşıtı görüşlerin birer uygulamasıdır.
J. Schumpeter, kapitalist düzenin sorunlarla karşılaşmaması için sürekli yenilikçi ve yaratıcı olmak zorunda olduğunu vurgulayan ekonomistlerin önde gelen isimlerindendir. Kapitalist düzenin yaşayabilmesinin de temel aktörü girişimcidir. Girişimci yeni teknolojileri uygulayan, yeni pazarlar geliştiren, yeni mal ve hizmetler üreten, gerektiğinde yeni tür organizasyon yapıları kuran kişidir. Yeni ürünler geliştirilmesi, yeni pazarlar, bir yandan talebi canlı tutarken öte yandan yatırım harcamalarını da arttırarak, ekonomide dinamizm yaratarak, talep yetersizliğinden doğabilecek sorunları önleyerek istihdam düzeyini de yükseltir.
***
Kapitalistlerin de aralarında bulunduğu bir grup; sorunları kapitalizmin etik değerlerinden uzaklaşması ile açıklamaktadır. Kısa sürede aşırı kâr tutkusu; kâr için her aracın mubah sayılması, haklı görülmesi; makyajlı, gerçeği yansıtmayan mali tablolar, mali raporlar, yanıltıcı reklamlar, ‘sözüm senettir’ anlayışından uzaklaşmanın yarattığı güvensizlik ortamı, kârın üretimden çok vurgunsal (spekülatif) amaçla kullanılan finansal araçlarla finansal pazarlardan sağlanmaya çalışılması, kötü örneklerin kamuoyuna başarılı kişiler olarak sunulması; sonucu önceden belirlenmiş araştırmalarla tüketicilerin, kamuoyunun yönlendirilmesi, yasal, etik olmayan uygulamaların yasalara, etiğe uygun davranan kişiler, işletmeler aleyhine haksız rekabet yaratması, çıkar amaçlı ödül törenleri, tüm bunlar ve benzeri davranışlar, kapitalizmin çöküşünü hazırlamakta ya da hızlandırmaktadır.
***
Görüşleri özetlersek;
kapitalizmin, sorunlar hafiflemiş olarak sürebilmesi için Keynesçi yaklaşım çerçevesinde maliye politikasını, ekonomik büyüme, ekonomik istikrar, gelir bölüşümü ve kaynak kullanımı açılarından etkin biçimde kullanması; özellikle yeni ürünler geliştirme konusunda yenilikçi yaratıcı olması; etik olmayan uygulamalar bir yana bırakılarak, etik değerlerle, kâr ve büyüme amaçlarını bağdaştırması gerekir. Kısa süreli görüşlerle aşırı kâr elde etme tutkusu ile hareket, etik değerlerden uzaklaşma, kârı, başarıyı üretimde değil de finansal oyunlarda arama, şekil, ambalaj değişikliklerini yeni ürün gibi sunma, kötü örnekleri ödüllendirme kapitalizmin kaçınılmaz sona doğru gidişini hızlandırır. Sermayenin, kendi geleceği açısından gelişmelere uzun vadeli ve sağgörülü olarak bakması gerekir. Sermayenin tutumu ya kapitalizmin yaşam süresini uzatacak ya da durgunluğa, kasvetli, karanlık sonuca gidişi hızlandıracaktır.. Belleğimizde kalan bir özdeyişi anımsatarak uyaralım: “Çok tamah çok zarar getirir.” Açgözlülük her şeyin yitirilmesine yol açabilir. Bu özdeyiş kapitalizm için de geçerlidir.
 
(Cumhuriyet)
[Bu yazı 1422 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™