Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Demokrasi geldiğinde beni uyandırın
11 Ocak 2012, Metin MÜNİR
, Metin MÜNİR

 İşe bak! Tam “Genelkurmay başkanlarının bile tutuklanabilir olması bizi daha demokratik bir ülke yaptı. Yaşşasın!” demeye başladıkları gün Economist Intelligence Unit’in 2012 Demokrasi Endeksi yayınlandı.
Ve Türkiye’nin ilk defa bu endekste bir Afrika ülkesinin altında (altında!) yer aldığını gördük.
Economist Intelligence Unit (EIU) ünlü Economist dergisinin yan kuruluşlarından biridir.
Demokrasi Endeksi’nde 167 ülke var. Türkiye 88’inci sırada. Malawi (Malawi!) 84’üncü, Arnavutluk 87’nci sırada.
Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorsanız okumaya devam edin.
Listede dört tür demokratik rejim var. Tam, Defolu, Hibrit ve Otoriter. Türkiye hibrit, yani kırma kategorisindedir, yani demokrasi ile otoriter karışımı bir kokteyldir.

Sivil toplum cılızdır
EIU’ya göre bu rejimlerin özelliği “Yolsuzluğun yaygın, hukuk üstünlüğünün zayıf olmasıdır. Sivil toplum cılızdır. Tipik olarak görülen diğer şeyler gazetecilerin taciz edilmesi, baskıya tabi tutulması, yargının bağımsız olmamasıdır.”
Hapishaneler orgenerallerle, üst rütbeli subaylarla doldukça doluyor ama bunla daha demokratik olmuyoruz, demek.
Neden acaba?
Galiba stil, mantalite yanlış. Darbe planlayan subayları gözaltına alırsın, çarçabuk yargılarsın, mahkûm edersin veya beraat ettirirsin. Askerin elini siyasetten geri çektirirsin. Herkes seni alkışlar.
Nitekim Economist başlangıçta Erdoğan’ın hararetli bir savunucusu idi ve askeri hadım edici politikasını keyifle izliyordu. Ama, yavaş yavaş tutumu değişti, Batı’daki birçok yayın organı gibi, Erdoğan’ın otoriterleşmeye başladığını yazmaya başladı.
Bunun bir nedeni asker ve gazeteci tutuklamalarına dayanır.

Tutuksuz yargılanabilecek kişiler
Suçları ne olursa olsun, pekala tutuksuz yargılanabilecek kişileri yıllarca hapiste tutarsan, hücrelerinde rekor sayıda gazeteci yaşarsa, yargılama süreci hiç bitmeyecekmiş gibi uzarsa, avantajını kaybedersin.
İnsanlar “Bu adalet değil eziyet” diye düşünmeye başlar. “Askerler güçlü iken dincileri eziyorlardı dinciler güçlendi askerleri eziyorlar” derler.
Nitekim diyorlar.
Baskın olan demokrasi değil hükümettir. Pederşahi, geleneksel, kurumsal olmayan, kontrol düşkünü, güçlü bir hükümet var.
Hükümet ne kadar büyük ise vatandaş o kadar küçüktür. Hükümet ne kadar güçlü ise vatandaş o kadar güçsüz.
Bu konularda bir gelişme olursa lütfen beni uyandırın. Olmazsa, bırakın, uyuyayım.

(Milliyet)

[Bu yazı 1149 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™