Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı?
11 Ocak 2012, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM

Ömrüm boyunca bu sözün, yani ‘Şiirden anlamam!’ sözünün ne anlama geldiğini anlamaya çalıştım. Bütün çabalarım sonuçsuz kaldı. İşte sonunda ilân başlıklı bu yazıyı yazmaya karar verdim. Bakarsın biri çıkar, anlamamı sağlayıp beni bu dertten kurtarır!

Başkasını bilmem, bu konu şahsen benim için bir dert. Peşimi de bırakmadı. Sen ömrün boyunca anlaşılmaz olanı anlaşılır kılmak için çırpın dur, ama yaptığın iş anlaşılmaz olsun!

Bir arkadaşımla karşılaştığımda sohbetimiz gelip şiire dayanacak ve o da sözüne ‘Şiirden anlamam!’ vurgusuyla başlayacak diye korkumdan şiir dışında başka ne kadar konu varsa çayır bayır dolanıyorum. Hele ki ‘anlamadığını’ söylediği konuda insanlar tarafından övülme ayrı bir dert! Övüldüğün için övünmeli misin dövünmeli mi?
 
Birisi gelip de ‘Şiirden anlamam!’ demeye görsün, kendimi karpuzcu muamelesine maruz kalmış gibi hissediyorum! Dize dize, dilim dilim sunulan şiirin bir de kesmecesi mi olurmuş? İçi dışında dışı içinde. İyi şiirse zaten kendi alıcısıyla içlidışlı!
 
‘Şiirden anlamam!’ sözü çoğu önder arkadaşların diline de musallat! ‘Diline’ diyorum, çünkü sadece dillerinde kalması dileğindeyim. Mazallah, ‘düşünmeden söylenivermişbir söz’ olmaktan çıkıp da, düşüncelerinde kök tutmaya başlarsa!
 
‘Şiirden anlamadığını’ söyleyen önder arkadaşların diğerlerinden bir farkı var: genellikle onlar bu söze ‘gerçi’ sözcüğünü ekliyorlar. Yani cümleyi ‘Gerçi şiirden anlamam!’ diye kuruyorlar.‘Gerçi’ eki beni daha çok delirtiyor. Çünkü ona yüklenen anlamı da anlayamıyorum. Bu ‘gerçi’ eki, ‘anlamasa da üstüne konuşabileceğinin’ işaret fişeği mi, yoksa şaire karşı bir alçakgönüllülük göstergesi mi, yoksa şiir işinin ‘hafifliği’ne bir vurgu mu, yoksa onu anlamaya zaman ayıramayışın bir mazereti mi? Hangisi? Bu soruların içinden bir türlü çıkamıyorum!
 
Kimisi bu sözü gerçekten saygıyla, içtenlikle ve mahcubiyet duygusuyla söylüyor, ama bir kesim var ki, onların ‘gerçi’sine ‘bu işe vakit ayırıp kafa yoramadım’ havası basık!
 
Benimki de aksilik: böyle anlarda dilimbeni dinlemez, bildiğini okur! “Gerçi Lenin’in ağzından böyle söz düşmemiş!” diye başlariradem dışında söylenmeye. Hadi Lenin aşırı örnek, onu geçelim; öğretisini ufkumuz kıldığımız hangi öğretmenimiz benzeri bir söz söylemiş? Che’den Ho’ya kimi düşünsem, vardığım sonuç tam tersi.
 
İşin tuhafı, örgütlerin halka açık yan kuruluşlarının adlarına bakıyorsun şairlerden miras! Pir Sultan, Yunus Emre, Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Ahmede Xané, Ciğerhun, Jose Marti... Gerçi bunda anlaşılmayacak bir şey yok!
 
Şiirden anlamayan aydının ‘fay’dan anlamayan mühendisten, ‘soydan’ anlamayan evrimciden, ‘huydan’ anlamayan pisikologtan, ‘yol’dan anlamayan klavuzdan, ‘kol’dan anlamayan kırıkçıdan, ‘nar’dan anlamayan manavdan, ‘yâr’dan anlamayan sevdalıdan, ‘kir’den anlamayan tellaktan ne farkı var?
 
‘Kel alâka, her insanın şiir uzmanı olması mı gerekli?’ demeyin. Şiirden anlamanın ölçüsü şiir uzmanı olmak mı? Aklının, duygusunun, düşünün, düşüncesinin farkında insan olmak yetmiyor mu? Hele ki o insan aydınsa.
 
Bir şey anlamsızsa, tamam, onu anlama. Bu doğal. Ona bile, ‘bu konunun uzmanı değilim’ vurgusuyla ‘anlamıyorum’ demek yanlıştır. Anlamsızı ‘seni anlamıyorum’ diye beslemekdeğil, ‘anlamın yok’ diye terslemek gerekir. Hayata ait bir yorumu olmayan, ruhsuz, yeteneksiz nice sanatçı bozuntusu var, ‘anlamsızlık’ hallerini ‘anlaşılmazlık’ örtüsü altında gizleyen. ‘Şiirden anlamam’ sözü olsa olsa bu gibilerin ‘yan sanayi kibiri’ni okşar!
 
Anlamayışın ‘masumane’ biçimine bir şey demem. Ama o ‘anlamayış’ değil ‘anlayamayış’tır. Bir çok başka şey gibi şiir, öykü, resim ya da müzik türünden bir sanat eserinianlamakta da insan kimi zamanzorlanabilir. Daha dikkatli ve derinden bir daha okur, bir daha bakar, dinler, sindirmeye çalışır. Doğrusunu, yanlışını, etkisini, tepkisini süzer. Anlamak başka nedir?
 
Ama bunların ‘Şiirden anlamam!’ sözünde, anlayamadığı şeyi anlamaya çabalamak isteğinden çok ‘anlamasa da olur’luğun isteksizliği ve uyku hali var!
 
Konu, ‘yense de olur yenmese de türü çerez’ ya da ‘toplansa da olur toplanmasa da türü gazoz kapağı kolleksiyonculuğu’ değil ki ‘anlamayışın’ mazereti kolayca bulunsun! ‘Gerçi şiirden anlamam!’ diyenler, bu anlayış kıtlıklarına hangi mazereti bulurlar, esasında bunu da anlayabilmiş değilim. Sormadım sanılmasın, bana bu sözü eden herkese merakımı sordum. Bir kısmı gülümsedi, bir kısmı yudumsadı; bir kısmı aksırdı, bir kısmı tıksırdı, gerisi öksürdü!
 
Şiir, anlaşılması güç olan hayat gerçekliğinianlaşılır kılmak için çırpınışın ürünüdür. Ona ‘anlamam’ yaklaşımı hüzün ve acı vericidir, inciticidir. En az, devrimci politik çabalar ve devrimci önderlik işinin halk tarafından ‘anlaşılmaz’lığının verdiği kadar!
 
Anlayamamayı da kabullenemem, anlaşılmaz olmayı da! Çünkü öyle bir ‘kabul’ün özünde teslimiyet var. Politik önderlik anlaşılmak için halkın peşini bırakıyor mu ki ben onun peşini bırakayım?Kurtuluşu için halkın kendi gerçek önderini anlıyor olma zorunluğu yok mu? Ya da diğer yüzüyle söylersek: kurtuluş için mücade eden önderliğin halkı anlıyor olma zorunluğu yok mu? Sanatla insan ilişkisi de böyle bir şeydir. Gerisi dünyaya meleyerek gelir, uluyarak gider. Hadi, daha kibarıyla söyleyelim: uçarak gelir, göçerek gider!
 
(“Şiirden anlamam!” diyensanatçılar da var. Adam ressam, romancı, sinemacı falan, fakat “Şiirden anlamam!” marka sakız çiğniyor. Şiirden anlamadığını söyleyenler içinde hallerini anladığım tek kesim bunlardır. Çünkü bilirim ki, bu söz ‘örtü’leridir; o örtüyü aralayıp biraz deşeleyin, hayatlarının bir döneminde her birinin ‘sonuçsuz kalmış şairlik çabası’ olduğu görülür! Ve zaten bir başka dalda ünlü olmaya görsünler, ‘şairlikleri’ yine depreşir. Ondan ki ‘Şiirden anlamam!’cı bu kesimi parantez içine alarak bu yazının dışında tutuyorum!)
 
Kısacası, ‘Gerçi şiirden anlamam!’ sözünü, bir aydın, bir devrimci, hele ki bir önder hali olarak kabullenemem! Aydınını, devrimcisini, hele ki önderini anlayamayan halkın halini de kabullenemiyorum, ama, hiç olmazsa anlaşılır bir açıklaması var.
İnanın ki bu böyledir: siyaset biliminden ekonomiye, teknolojiden psikolojiye akla gelen her konu, ‘anlaşılırlık yarışı’na girsin, sahtesi değil ama gerçek şiir önde gider! Okuması yazması olmayan bir köylünün bile Yunus’tan, Dadal’dan, Pir Sultan’dan, Karaca’dan şiir söylemesi anlaşılmaz bir şey mi? Bundan daha anlaşılır ne var? Keşke bir de okur yazarın, hele ki özel eğitimli aydının, hele hele ki dünyayı değiştirme mücadelesi veren devrimci aydının “Şiirden anlamam!” sözünün ne anlama geldiğini anlayabilsem!
 
(SolHaber)
[Bu yazı 2481 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™