Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Özel mahkemeler yetkisizdir!
6 Ocak 2012, Taha AKYOL
, Taha AKYOL

GENELKURMAY eski Başkanı İlker Başbuğ’un sorgulanması “İnternet Andıcı”nı tekrar gündeme getirdi. Ordunun siyasete karışması konusunda “örnek olay”lardan biridir bu.

Genelkurmay, iddianamedeki tanımla “psikolojik harekât amaçlı internet siteleri” kurmuş ve yine iddianameye göre, “askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla” yayınlar yapmıştır. Halen tutuklu bulunan Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korg. İsmail Hakkı Pekün, savcılık ifadesinde “bu sitelerin 28 Şubat kararlarına göre kurulduğunu”, ama sonradan “mevcut mevzuata uygun olup olmadığını görüp kapattıklarını” söylemiştir.
Taraf gazetesinin yayını üzerine Org. Başbuğ bu siteleri kapattırıyor, dört site kurulmasına karar veriyor. Başbuğ’dan evvelki genelkurmay başkanları zamanında bu faaliyetler daha yoğundur!
Benim üzerinde durmak istediğim husus, kişiler değildir, bunu doğru da bulmam.

Neden yetkisiz?

Evvela yetki meselesini tartışmaya açmak istiyorum: Eski genelkurmay başkanı ile kuvvet komutanlarını yargılama yetkisi, özel mahkemelere değil, Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’ne aittir! Çünkü son anayasa değişikliğiyle, genelkurmay başkanını ve kuvvet komutanlarını “görevleriyle ilgili” suçlardan dolayı yargılama yetkisi Yüce Divan’a verilmiştir. (Anayasa, 148. md.)
Bazı hukukçular, “Darbe hazırlığı görev değildir, onun için ağır cezada yargılanır” diyorlar. Peki, yolsuzluk yapmak bir bakanın veya yargı başkanının “görev”i midir ki, Yüce Divan’da yargılanıyor!
Hukuki ölçü, suçun “görevin verdiği yetkiyle işlenmesi”dir. Bu yetki olmasa o suç işlenemez zaten; o yetki kullanılarak işlenebilen suçlardır bunlar.
Soruşturmayı adli savcılar yapabilir ama davaya bakma ve gerektiğinde tutuklama yetkisi Yüce Divan’a aittir.
Bu, halen tutuklu bulunan eski kuvvet komutanları için de geçerlidir, dosyaları ayrılarak Yargıtay Başsavcılığı’na ve oradan Yüce Divan’a gönderilmelidir. Çünkü usul hükümleri yayınlandığı anda yürürlüğe girer, eskiden işlenmiş suçlar da yeni hükümlere tabi olur!

Ordudaki faaliyetler

Üzerinde duracağım ikinci konu, orduda yapıldığı belli olan siyasi faaliyetlerin, Ceza Kanunu’muzun 312. maddesindeki “hükümeti ortadan kaldırmaya veya kısmen de olsa görev yapamaz hale getirmeye teşebbüs” suçunu oluşturup oluşturmadığı meselesidir. Evet, bu suçu oluşturur!
“İnternet Andıcı” davasındaki siteler 28 Şubat’ta, 1997’den sonra kurulmuştur! Sayıları 42’dir, en önemlileri “irtica.org” ve “turkatak.gen.tr” adlı olanlardır. İddianamenin belkemiğini de bu iki sitenin yayınları oluşturuyor.
“Islak imza” tartışmalarıyla tanınan “İrtica Eylem Planı” ile bu yayınlar paraleldir.
Bu sitelerde doğrudan AKP hükümetini, cumhurbaşkanı seçimlerini hedef alan, AKP’nin kapatılmasını destekleyen ve “kampanya” dozunda sürdürülen yayınlar yer almıştır...
“Ayışığı” ve “Sarıkız” gibi faaliyetlerle birlikte, besbellidir ki, 2004 yılından itibaren 2009 sonuna kadar orduda hükümete karşı yoğun siyasi çalışmalar yapılmıştır.
Süreklilik gösteren, organize faaliyetlerdir bunlar.

Neden suçtur?

Muvazzaf bir general kendi başına hükümet aleyhine konuşsa, hatta halkı sokağa dökülmeye çağırsa, bu, “darbeye teşebbüs” suçu olmaz, Askeri Ceza Kanunu’na göre siyasetle uğraşmak suçu olabilir... Halkı suç işlemeye tahrik suçu olabilir...
Ama 2004 yılından başlayarak orduda hükümet aleyhine yapılan çalışmalar böyle “bireysel” değildir: Hiyerarşik ilişkiler vardır! “Komutana arz”lar vardır. Ayrıca bu faaliyetlerde “devamlılık” ve “yoğunluk” da vardır. TCK’nın 312. maddesindeki suç tanımının unsurlarıdır bunlar. Silah çekmek, tank yürütmek şart değildir.
Elbette içlerinde masumlar, beraat edecek olanlar vardır. Hatta iddianameleri okuduğumda ben bazı sanıkların “rutin görev” refleksiyle, yani darbe kastı olmaksızın işlem yaptıklarını, beraat edeceklerini düşündüm.
Açılmış olan davalarda teorik olarak 312. maddenin suç unsurları mevcuttur; bu davaları açmamak hukuka aykırı olurdu. Tabii somut kararları mahkemeler verecektir.
Yargıçlar ve hepimiz, hukuku siyasi görüşlerimizden üstün tutabilmeliyiz.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1370 kez okundu]
Taha AKYOL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[28 Nisan 2014] Siyaset hukuku ezerse ... [17 Mart 2014] Bundan sonra ... [12 Mart 2014] Gidiş nereye? ... [25 Eylül 2013] Dinde reform ... [9 Nisan 2013] Kimlik çatışmaları ... [30 Mart 2013] Eyalet sistemi ... [20 Mart 2013] Savcı ne diyor? ... [14 Şubat 2013] 4. Paket ... [8 Şubat 2013] Yargı sorunu ... [4 Ocak 2013] Hukukla ilgili iki konu ... [31 Aralık 2012] 'Devrim' gibi! ... [13 Kasım 2012] İdam mümkün mü? ... [18 Ekim 2012] 'Büyük Başbakan zavallı Obama' ... [5 Eylül 2012] Türbülans zamanı ... [20 Ağustos 2012] Demir ağlar ... [16 Ağustos 2012] Propaganda ... [11 Ağustos 2012] Çözmek ama nasıl ... [8 Ağustos 2012] Hazreti Ali ve mezhepler ... [28 Temmuz 2012] Aleviler, Sünniler ... [9 Temmuz 2012] Tanrı parçacığı ve Tanrı ... [7 Temmuz 2012] Yargıya güvenmek ... [4 Temmuz 2012] Cezada ne değişti? ... [29 Haziran 2012] 'Özel yetkili' kalkacak mı? ... [23 Haziran 2012] 3. Yargı Paketi? ... [4 Haziran 2012] Batman'dan bakarak Kürt meselesi ... [28 Mayıs 2012] Osmanlı'da bilim ... [16 Mayıs 2012] İki başlı Türkiye! ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi? ... [4 Mayıs 2012] Mahkeme iptal eder mi? ... [17 Nisan 2012] Atatürk döneminde iktisat ve hukuk ... [28 Mart 2012] Başbuğ davası ... [15 Mart 2012] Yeni tahliyeler gelecek mi? ... [3 Mart 2012] İşte pilot dava ... [22 Şubat 2012] 'Zararlı çocuk!' ... [18 Şubat 2012] CMK'ya liberal ayar ... [9 Şubat 2012] Adalet Bakanı'na açık çağrı ... [18 Ocak 2012] Horoz dövüşü ... [13 Ocak 2012] Hukuk sorunu ... [10 Ocak 2012] Yetki tartışması ... [22 Aralık 2011] 1915'te ne oldu? ... [8 Aralık 2011] İktidar yalpaladı ... [1 Aralık 2011] Dersim konusunda İnönü ve Bayar ... [26 Kasım 2011] Dersim ve devrim ... [25 Kasım 2011] Dersim dersleri ... [7 Kasım 2011] KCK ve hukuk ... [17 Ekim 2011] Kapitalizmin sonu mu geldi? ... [14 Ekim 2011] İslam nereye? ... [13 Temmuz 2011] Osmanlı'da bilim niye gelişmedi? ... [22 Haziran 2011] HSYK atamaları ... [22 Ocak 2011] Bir öneri. ...
Taha AKYOL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™