Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Devlet ve İnsan!
6 Ocak 2012, Mustafa ÇEBİ
, Mustafa ÇEBİ

Toplum ve bilgi düzeniyle biçimleniriz.  Rasyonel bilginin içsel birliğe sahip ortak söylemi;  bilginin iç tutarlığı, ilkesel olarak sınırsız bir cemaat üretir…  

Birey, kendi rasyonel düşünme işleyişinin; tüm düşünce sisteminin bir temsilcisi olduğunu keşfettikçe, diğer insanlarda sadece kendi doğası ve yansımasını görür. Kendi kavrayışının ötesinde bir şey göremez. Ve ölçüp anlamlandırdığı değerler çevresi kendisinin yargıcı olur.

“Nedenler sunarak” kendini inşa ve ifade edebilen rasyonel bilgi ve düşünce; kendini üreten nedenleri açıklayabildiği ölçüde anlaşılırdır.
Bilimsel bilgi, nedenleri formüle ederek sistem ve araçlar geliştirir.

Bilgi üretimi, dağılım ve işleyişi ile düzenlediğimiz özel yaşamlarımızın rasyonel yapısı; sosyal küresel düzenden bağımsız değildir, ayrı çalışmaz.
İnsanın yaşama sunduğu ve savunmakta zorlandığı “eşitlik, kardeşlik, özgürlük” kavram ve arayışları da aynı ilişkilerden beslenir ya da askıya alınır…
Rasyonel düşünce ve bilgi insanı ele geçirmiştir!..
Oysa dışarıdan rasyonalize edilemeyen önceki dönemler de vardır! En derinlerde; çocukluğun kendiliğindenlikli ritüelini dışa vurduğu/sunduğu dönem... Ve küresel rasyonel toplumun, bilgi ve bilinç beşiğinde sallanarak; kendi gelişme süreci dışardan dönüştürülür; darp edilir, masumiyeti ihlal edici (sevici, korkutucu) eğitimin düzenli basıncı artarak sürer. Kurucu yaratıcı oyun ve oyuncunun; yaşama dair çelişki ve heyecanlarının doruklarındaki düzensiz ve sonsuz bütünlüğe akan büyüsel ırmak kurutulur.…

Bir kaosta düzen arayan/kuran ve yıkan varoluşun, toplumsal yaşam öyküsü ve ölümünün duygularını taşır insan…  Topraktan, kandan, gölgeden, havadan ve ışıktan parçalanarak gelen ve yeniden evrendeki toz bütününe karışacak olan, karbon bileşenli bedenlerimizde üretilen enerjide, nasıl algılayabilir ve özgürleştirebiliriz; sonsuza akan varoluşumuzu…
Bilgi ve bilincimizi ele geçiren toplumsal kodlar; duyularımız ve duygularımız; istemlerimizi, önceliklerimizi, algı yönetimimiz, inancımız ve kararlarımızı şekillendirmiş; ele geçirmiştir.  Gelenekselin ve değişimin  üzerimizdeki yargıları, sonuç, süreç ve şimdiki zamana odaklı hız yönetimi ve  heyecanı içinde; göz kırpma süre ve otomatiğinde; olup bitmektedir ama her şey!  

Var olmanın dorukları çocuklukta yaşanandır. Erken çocukluk ve öncesi evresi duygularıyla buluşmanın saf ve derinliği hali; erişkinlikte hissettirdikleri baş döndürür…  Toplumsal gerçeği ve gereği ile; “çocuk hakları” soykırım görmüş erişkinlerin cinnetleri; çocukluk düşleri elinden alınarak, karşı koyma seçeneksizliğiyle esrikleştirilerek kitleselleştirilir!…
Görece gerçeklerimizin çatışmalarıyla şekillenen yaşamların bedenlerimize dayattığı, bilinçlere aktardığı farklı ihtiyaç kalıpları  çatışmalarını bir olasılık oyunu olarak görmek ne kadar olası ise;  düşlerimiz de o kadar sahici ve bize ait kalabilir...    
Çatışma taleplerine verimli ortamlar ve eşler bulamadan, kitlesel şiddet ve baskı sarmalına sürüklenen birey; kendisinden üretilmek istenenden rasyonalize ettiği ‘nefs’ ve endişeleri ile o artık savaşçıdır!... Rasyonel düşüncenin, bilgimizin, zamanın ve sosyalliğin  getirdiği yer ayaklarımız altındadır!.. Yeni göçler için atılan işaret fişeklerini bavullarımız hazır bekler!..   

Sömürge tipi yaşam kültürüyle yabancılaşmış iradeler; denetim, katılım ve değiştirilmeye izin verir; eğilir, bükülür olmaya makul görünür ve görürler. Yürütülen tüm kampanyalar ve illüzyonlar; hep insanlık için; ve ‘insancıl’dır!  Böyle kavramsallaşmış toplumsal yanılsama ve aldatmacalar dünyası pozitif stresli çekicilikte görünür. Başarı, şans, umut, keşfedilecek yeni tüketim duyguları; mutluluk... Kapı sonuna kadar açıktır. Ödülü almak için sahneye çıkmanız yeter! Ve yeni ödülünüzün peşinde koşarken bulursunuz kendinizi. İşte hayat bu!..
 Varoluşumuzun “kurucu” kaynaklarıyla veda ederiz.  
Yeni liberal küresel efendiler ve işbirlikçileri; ortamları sağar, dönüştürürken ‘maliyet’ ilgileri içinde, on binlerce, milyonca insanı göz kırpmadan katleder! Bu eğlencenin de bir bedeli olmalı değil mi ama!
Bugünlerde yoğunlukla; bireysel hak, özgürlük ve örgütlenmeler  tırpanlanıyor. Parlamentolar halklarına karşı fazla mesaiyle çalışıyorlar. Kısırlaştırılan canlılık, doğal yaşam ve insana karşı yürütülen; hukuki, meşru tüm iletişim alanları terörize ediliyor, baskılanıyor.

Uludere katliamında 35 genç insan.  Işıklar içinde yatın!..

 

[Bu yazı 2159 kez okundu]
Mustafa ÇEBİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[15 Eylül 2014] Batakta Eleştiri ... [20 Ağustos 2014] 'Eşitin Dili'... ... [18 Haziran 2013] Hadi bakalım ... [12 Mayıs 2013] Mantıklı Şaşkınlık... ... [5 Mayıs 2013] Hayat ve Sanat... ... [25 Nisan 2013] Romantizm ... [17 Nisan 2013] Sömürü Cenneti ... [8 Nisan 2013] Can suyu ... [25 Mart 2013] Yardımlaşma Batağı... ... [15 Mart 2013] Aşşa.lık İktidar! ... [24 Ekim 2012] Yaşama Övgü ... [10 Eylül 2012] Eti ile Kemiği ... [3 Eylül 2012] Güç ve Nedensellik... ... [21 Haziran 2012] Çocukça Şeyler... ... [11 Haziran 2012] İnsan ve Hakları ... [5 Haziran 2012] Kürtaj Fikirler ... [16 Mayıs 2012] Tiyatrodan Sövgüler... ... [7 Mayıs 2012] Sanat ve devlet ... [26 Nisan 2012] İlişki-ler... ... [19 Nisan 2012] Düşler ve Hayat! ... [8 Nisan 2012] Özgürlük... ... [28 Mart 2012] Ucube Ustam! ... [22 Mart 2012] Sosyal Piyasa! ... [5 Mart 2012] Son ötekim ... ... [27 Şubat 2012] Öteki ... [20 Şubat 2012] Belirsizler... ... [6 Şubat 2012] Hayata dönüş ... [31 Ocak 2012] Küçük gruplar... ... [23 Aralık 2011] Hayata ve geleceğe. ... [22 Kasım 2011] Sokaktan... ... [11 Kasım 2011] İsyana davet! ... [11 Ekim 2011] Korkudan Korunmak. ... [22 Eylül 2011] Kavramsal elegeçirilmişlik. ... [6 Eylül 2011] Başbakan olsam ... [22 Ağustos 2011] Küçük insan. ... [8 Ağustos 2011] DÜŞÜNCE EYLEMİ! ... [29 Temmuz 2011] HALKLARI KIRDIRAN!.. ... [13 Temmuz 2011] Yeni yaşam ve Anayasa ... [5 Temmuz 2011] Küresele Karşı Evrensel.(2) ... [22 Haziran 2011] Küresele Karşı Evrensel.(1) ... [11 Haziran 2011] Korkma ey halkım! ... [1 Haziran 2011] İtaat, isyan ve arayışlar! ... [22 Mayıs 2011] Oyun ve diyalektik ... [6 Mayıs 2011] Promosyon "CENNET" ... [22 Nisan 2011] "İtaat" ve Seçimler... ... [15 Nisan 2011] Sümeyye ötelenince, kültür höt'ledi!... ... [13 Nisan 2011] Seçim "Hiç sorun değil!" ... [6 Nisan 2011] Demokrasi ve Vicdan ... [28 Mart 2011] Kim öldürüyor bebekleri ... [21 Mart 2011] Sevgilim Fukuşima ... [28 Şubat 2011] "ABD Büyükelçi eleştirisine" çözümlemeler! ... [12 Ocak 2011] Ucube değil; "insandır sanat". ... [5 Ocak 2011] Sonuç baskılı süreçler. ... [27 Aralık 2010] iki dil, küresel bir ayar. ... [14 Aralık 2010] "Yumurta öğrenciliği üzerine!.." ... [2 Aralık 2010] Dünyanın Ergenekonu, Wikileaks ... [25 Kasım 2010] Füze kalkanlı demokrasiler. ...
Mustafa ÇEBİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™