Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
BAROLARIN İŞLEVİ
4 Kasım 2010, Av. Başar YALTI
, Av. Başar YALTI

Türkiye’ de, 78 Baroya bağlı, yaklaşık 70.000 avukat bulunuyor. Bu sayının 26.500 kadarını İstanbul Barosuna kayıtlı avukatlar oluşturuyor. Sayı bakımından Dünyanın en büyük baroları arasında bulunan İstanbul Barosunun, biraz gecikerek, bu hafta sonu (6-7 Kasım) yapılacak genel kongresi nedeniyle baroların işlevine değinmek istiyoruz.

Avukatlık Yasasında, barolar, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olarak tanımlanmışlardır. Avukatlık Yasasının 76. Maddesine göre baroların ana olarak iki tür görevi bulunmaktadır:

A)     Meslek mensuplarının (avukatların) her türlü ihtiyaçlarını karşılamak (mesleki çalışmalar)

B) Hukukun üstünlüğünü savunmak ve korumak (toplumsal çalışmalar)

AVUKATLIĞIN DÖNÜŞÜMÜ

Barolar bir meslek örgütüdür. Barolar, öncelikle avukatlığa ilişkin sorunlar konusunda çözümler üretmek, bu çözümlerin hayata geçmesi için çalışmalar yapmak zorundadır.  Avukatlığın onlarca başlıkta toplanacak sorunları arasından belki de en önemlisi, meslekte yaşanan değişim ve dönüşümün yarattığı sorunlardır. Avukatlık, son yıllarda yaşanan toplumsal değişim ve dönüşümlerden büyük ölçüde etkilenmiş ve nitelik değiştirmiştir. Klasik anlamıyla bir savunma mesleği olarak bilinen avukatlık, küreselleşmenin yarattığı etkileşimler sonucu gelişen ulusal üstü hukuk ve sözleşmeler hukuku çerçevesinde, klasik hukukçu niteliğinden uzaklaşarak, hukuk teknisyenliğine dönüştü. Özellikle, uluslararası sermayenin ihtiyaç duyduğu sözleşmeler ve idari düzenlemeler alanında çalışan hukuk bürolarındaki avukatlar, önlerine konulan işle sınırlı olarak düşünen, kendilerine verilen işi yapıp parasını alan bir eleman haline gelerek, klasik avukatlığın “kamusal” niteliğinden, halkın ve kamunun sözcüleri olma özelliğinden ve adalet değerinden uzaklaşarak birer hukuk teknisyeni oldular. Benzer bir sorun, icra hukuku alanında çalışan çok sayıda genç avukatın hukukçu kimliğinden uzak, “tahsilata” yönelik işlerle ilgilenmek zorunda kalması sonucu da ortaya çıkmıştır. Avukatı bağımlı hale getiren ve işçileştiren, avukatlığı kamusal hizmet niteliğinden uzaklaştıran bu gelişmeler karşısında Baroların, meslekteki kaçınılmaz nitelik değişim ve dönüşümünü doğru değerlendirerek, soruna çözüm üretme zorunluluğu bulunmaktadır.

HUKUKUN ARAÇSALLAŞMASI

Modern hukuk, insanı, hukukun kaynağı ve ölçüsü haline getirmiştir.

Hukukun özü, insan hak ve özgürlüklerinin, insanlık onurunun korunmasıdır. Hukuk, insanların özgürlük, eşitlik ve güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermek zorundadır. Bu, adaletin yerine getirilmesi olarak da tanımlanabilir. İnsan hak ve özgürlükleri sadece bireysel hakları değil, çıkar gruplarının haklarını, toplumsal yararı da kapsar. Gerek bireysel haklar alanına, gerekse çıkar gruplarının hak alanına müdahale ise ancak, daha üst, daha büyük bir yarar adına yapılabilir. Bunun adı kamusal yarardır. Günümüzde, kamusal yararın ne olduğuna, bireysel haklarla kamu yararının çatışması halinde, kamusal yararının çiğnenip çiğnenmediğine kimin karar vereceği sorun haline gelmiştir. Siyasal iktidar veya onun içinden çıktığı yasama organının, böyle bir kararı verirken nesnel ve evrensel davranması mümkün görülmediğinden, bir hukuk devletinde, bu kararı yargı organının verebileceği öngörülmüştür. Böyle bir kabul, hukukun özerkleşmesini, özerk (tarafsız ve bağımsız) bir kurum olarak örgütlenmesini gerektirmiştir. Hukuk düzeninin özerkliği, adalet ölçütünü kendisine ilke edinmesinden ve insanlığın ürettiği değerlerle bağ kurmak zorunluluğundan da kaynaklanır. Hukuk düzeni toplumsal düzenle özdeş bir görüntü verse de, hukuka toplumsal bir değer olma özelliğini ve hukuka olan güven duygusunu, edinilen yapısal özerkliği sağlar.

Hukuk, toplumsal düzenle iç içe geçmiş bir sistem demektir. Kuşkusuz bu sistemi, devleti yöneten iradeden ayrı düşünmek pratikte mümkün olmamaktadır. Küreselleşmenin, Dünyayı tek kutuplu bir hale dönüştürüp, ulus devletin değerleri olarak ortaya çıkan tüm değerleri, bu arada demokratik devlet ve hukuk devleti kavramlarını uluslararası sermayenin hedef ve çıkarlarına göre şekillendirmeye çalıştığı biliniyor. Bunun sonucu olarak gelinen yeni aşamada, demokrasi ve hukuk toplumsal bir değer olmaktan uzaklaşarak özerkliğini büyük ölçüde yitirdi ve araçsallaştı. Modernite, ulus devletin doğuşunu ve sistematiğini (hukukunu) nasıl yarattıysa, küreselleşme de, aynı şekilde yeni bir hukuk anlayışını yaratarak ulusal devletlere bunu dayattı. Bu nedenle, günümüzde yargı alanında olup bitenlere baktığımızda, hukukun adalet ilkelerine, insan haklarına değil, iktidarın amaçlarına hizmet eder hale geldiğini görmemiz şaşırtıcı olmuyor.

Böyle bir ortamda, hukuku koruyacak olan onun yapısallığıdır. Hukuksal yapısallık, sadece mahkemeler örgütü olarak algılanırsa, toplumdan kopuk ve her türlü dış müdahaleye açık bir görüntü ister istemez ortaya çıkıyor. Türkiye’de, son zamanlarda hukuka yapılan saldırılar karşısında, hukukun ne derecede korumasız olduğunun görülmesi bundandır. Oysa hukuk düzenin asıl sahibi, toplumun kendisi olmalıdır. İşte bu noktada, özerk hukuk yapısıyla toplum arasındaki ilişkiyi sağlayacak tek kurumsal yapının barolar olduğu, olması gerektiği gerçeği karşımıza çıkıyor. Barolar, hukuk düzeni ile toplum arasındaki ilişkide aracı olma sorumluluğundan kaçınamazlar. Hukuku toplum adına koruma ve kollama görevi, baroların varlık nedenidir. Aksi tutum, baroların kendilerini inkâr anlamındadır.

Ancak barolarımızın Ülkede olup bitenler karşısındaki suskun tavırları, hatta hukuk ağır darbeler alırken kimi baroların ellerini ovuşturmaları karşısında, Baroların, avukatlara ve topluma karşı görevlerini yerine getirebilmesi için yeni bir yapılanmaya gereksinim duydukları ortaya çıkmaktadır.

Yeni yapılanmanın üzerine oturtulacağı temel ilke, ‘hukukçu’ kitlenin, hukukun üstünlüğünün temel değerlerinde anlaşıyor olmasının sağlanmasıdır. Bu nedenle, kurum olarak baroların entelektüel kapasitesinin artırılması, toplumun ve avukatların hukuksal bilinç eksikliğinin giderilmesi, barolara görev olarak düşüyor. Bir başka gereksinim, barolarda yaşanan kurumsal uyuşukluğun yenilmesi sorunudur. Bunun için barolarda, katılımcılığın sistematik olarak sağlanacağı bir yapının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Baronun hukuka, avukatın baroya olan yabancılaşmasını ortadan kaldıracak yol ve yöntemlerin bulunması da çözülmesi gereken sorunlar arasındadır.

Ancak bu yolla hukuksal sorunları çözme yeteneği olan bir baro yapısı oluşturulabilir ve böyle bir baro, günümüzde ihtiyaç duyulan hukuk güvenliğini sağlamada, adil yargılamanın önündeki engelleri aşmada ve tarafsız ve bağımsız bir yargı sisteminin kurulup işlemesinde, topluma yardımcı olabilir.

 

Av. Başar YALTI

İstanbul Barosu

[Bu yazı 2200 kez okundu]
Av. Başar YALTI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[10 Nisan 2017] HALKOYLAMASI VE OYLAMANIN GÜVENLİĞİ ... [4 Mart 2017] PARADİGMA DEĞİŞİYOR! ... [19 Ocak 2017] CEHALETİN TAHAKKÜMÜ ... [24 Ekim 2016] BAROLAR VE AVUKATLAR NEDEN İLGİSİZLER? ... [11 Eylül 2016] 'HUKUK DEVLETİNİN SONU' ... [9 Mayıs 2016] TÜRBANLI YARGIÇ OLUR MU? ... [8 Şubat 2016] YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TOPLUMSAL BARIŞ ... [20 Ocak 2016] YUMURTAYI BALYOZLA KIRMAK! ... [23 Kasım 2015] CUMHURİYET ... [19 Ekim 2015] İKTİDAR VE HUKUK ... [19 Ağustos 2015] Bir Yöntem Önerisi: Beyin Fırtınası Ve Kürt Sorunu ... [9 Temmuz 2015] ANAYASA MAHKEMESİ NEREYE? ... [1 Haziran 2015] SEÇİMLER VE GÜVENLİK ... [1 Mayıs 2015] YARGIÇLARIN TUTUKLANMASI ÜZERİNE ... [29 Nisan 2015] AVUKATLAR SINANAMAZ! ... [16 Mart 2015] BİLGİNİN DEMOKRATİKLEŞMESİ YA DA BİLGİYİ SİYASALLAŞTIRMAK ... [9 Şubat 2015] "AYDINLANMA" NEYE YARAR? ... [1 Ocak 2015] 2015 YILI BAŞLARKEN. ... [15 Aralık 2014] AVUKATLAR SEÇİMİNİ YAPTI ... [10 Kasım 2014] NASIL BİR CUMHURİYET ... [28 Ağustos 2014] DEVLET BENİM ... [6 Nisan 2014] AVUKAT ... [2 Mart 2014] POLİSLEŞEN YARGIÇ ANLAYIŞI ... [12 Ocak 2014] NE DEĞİŞECEK? ... [25 Aralık 2013] DURUŞMA SALONLARI BÜYÜDÜKÇE... ... [11 Kasım 2013] ATATÜRK YAŞIYOR! ... [13 Eylül 2013] Yeni adli yıl başlarken ... [16 Mayıs 2013] Desteklediğimiz adayın kazanması halinde biz ancak mutlu oluruz ... [12 Nisan 2013] BÜYÜK GREV YA DA BÜYÜK BARO! ... [2 Kasım 2012] BAROLAR SEÇİMİNİ YAPTI! ... [24 Eylül 2012] BALYOZLA DEMOKRASİ KURULMAZ! ... [31 Ağustos 2012] Bir Yöntem Önerisi: Beyin Fırtınası Ve Kürt Sorunu ... [11 Temmuz 2012] BAROLARI ELE GEÇİRMEK YA DA "AHLAKSIZ TEKLİF" ... [11 Haziran 2012] KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YOL AÇACAĞI SORUNLAR ... [3 Haziran 2012] İSTANBUL BAROSU NE YAPMALI? ... [13 Mayıs 2012] YARGIYI, YARGIÇTAN KORUMAK! ... [4 Nisan 2012] 12 EYLÜL YARGILAMASI BİR ALDATMACADIR ... [14 Şubat 2012] YARGI VE MİT KAVGASININ NERESİNDEYİZ? ... [1 Şubat 2012] YENİ YAKLAŞIMLAR NASIL DOĞDU, NEREYE GİDİYOR? ... [13 Ocak 2012] YARGIÇ VE VİCDAN ... [30 Aralık 2011] 2012 YE GİRERKEN YARGI VE ADALET ... [29 Ağustos 2011] AVUKATIN ADI YOK ... [5 Ağustos 2011] TSK YANLIŞLARININ BEDELİNİ ÖDÜYOR! ... [4 Temmuz 2011] SON SAHNE ... [20 Haziran 2011] YİNE BANA HÜSRAN, BANA YİNE HASRET VAR. ... [30 Mayıs 2011] YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI ... [20 Nisan 2011] AVUKAT * ... [21 Mart 2011] TANI BUNLARI TANI DA BÜYÜ! ... [5 Mart 2011] Yargının Özelleştirilmesi Ve Çok Hukukluluk ... [17 Şubat 2011] NEREYE KADAR? ... [2 Şubat 2011] SAYGINLIK ... [27 Mart 2010] DEMOKRATİK KURNAZLIK!.. ... [25 Şubat 2010] AVUKATIN DOSYA İNCELEME YETKİSİ ... [9 Şubat 2010] BAROLAR VE DEMOKRATİK YÖNETİM ANLAYIŞI ... [4 Aralık 2009] KÖRLÜK ... [18 Kasım 2009] İRTİCAYA GÜL BAHÇESİ ... [17 Kasım 2009] AÇILIMIN HUKUKA ETKİSİ ...
Av. Başar YALTI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™