Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Fransa'yı Kınarken.
26 Aralık 2011, Erdal ATABEK
, Erdal ATABEK

Fransanın kabul ettiği yasa yanlıştır.

Hem de açık bir yanlış.

İnsanlar düşüncelerini açıkça söyleyebilmeli.

Voltaire de bunu söylüyordu. Fransız aydınlanmasının büyük adı olan Voltaire.

Bu tamam.

Ama düşüncelerini topluca söylüyorlardıdiye öğrencilerin aylarca hapis yatmasına ne diyoruz?

Buna yanlıştırdiyen bizim aydınlarımızı dinleyen var mı?

Fransa Meclisi’nde tasarı oylanırken 5 bin Türk binanın arkasında toplanmış gösteri yapıyordu.

Bizde 50 kişi Mecliste görüşülen bir tasarı aleyhinde gösteri yapabilir mi?

Yapar elbettediyen tek bir kişi var mı?

Prof. Mehmet Haberal, 91 yaşındaki annesiyle helalleşme izniistiyor. CHPnin eski başkanı da Başbakana ziyaretinde bu dileği iletiyor, Başbakan Bir çare bulalımdiyor.

Prof. Mehmet Haberal CHP milletvekili.

Orada yatmasının ayıbını nasıl görmezden geliyoruz?

Mustafa Balbay CHP milletvekili. Bin günü aştı tutuklu.

Bu ayıpları nasıl taşıyoruz da başka bir ülkeyi kınıyoruz?

Engin Alan MHP milletvekili. Hapisten çıkamıyor.

Fransayı kınıyoruz. Tamam.

Ama Fransızca eğitim yapan kurumların müdürlerini neden Ankaraya çağırıp gözdağı veriyoruz?

Galatasaray Üniversitesi Rektörü de Ankaraya çağırılıyor.

Neden mi? Fransadaki tasarıya karşı çıkmaları isteniyormuş.

Bu tutum savunulur bir yaklaşım mı?

Fransız yazarlarının okunması da yasaklanacak mı?

Parise gitmek vatana ihanet mi sayılacak?

Zamanında yapılacak olanları yapmamak. Yerinde yapılacak olanları atlamak. Sonra da bağrış çağrış haklı olduğunu kanıtlamak.Kendi vatandaşlarını ürkütmek, tedirgin etmek.

Asıl yanlış bu.

***

Bakın, biz kendi vatandaşlarımızı korkutuyoruz.

Ermeni olaylarının gerginliği bizim Ermeni vatandaşlarımıza yansıyor.

Yıllardır dostlarımız olan Agoplar, Kirkorlar, Vartkesler.

Korkuyorlar.

İsraille ilişkilerimiz bozuluyor.

Yahudi vatandaşlarımız korkuyor.

1492’de biz İspanyadan çağırmışız. İlk matbaayı onlar kurmuş. Dostluklar kurmuşuz.

Rumlar, yüzyıllardır içimizde yaşamış.

6-7 Eylül olaylarından sonra kaçırmışız. Her Yunan gerginliğinde korkuyla birbirlerine bakarlar.

Hepsi bizim vatandaşımız.

Gelmişi geçmişi bir yana bırakalım. Günümüze bakalım.

Korkmayan bir Türk vatandaşı var mı?

***

Günümüze bakıyorum.

Türke en büyük zulmü gene Türk yapıyor.

Günümüzde korkmayan bir Türk vatandaşı var mı?

Hani, Özgürüm. Anayasanın koruması altındayım. Suç işlemediğim sürece kimse bana dokunamazdiyen tek bir Türk vatandaşı var mı? Varsa da ben bilmiyorum.

Neden mi?

Suçu artık yasalar tanımlamıyor. Suçu artık sadece siyasal iktidar tanımlıyor da ondan.

Seni alırlar, hapsederler, sesini kısarlar. Yatarsın.

Suçun mu? Onlar bilirler. Sen bilemezsin. Hiç öğrenemeden yıllarca yatarsın.

Kafkanın davası böyledir.

Sen bilemezsin, onlar bilir.

***

Çizgiyi aştındemişlerdi.

Ama gerçekte çizgi yoktu.

Budur.

***

Fransayı kınayalım.

Arada bir aynaya da bakalım

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1354 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™