Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ortadoğu'da yeni dönem
18 Aralık 2011, Nuray MERT
, Nuray MERT

ABD, sekiz yılın ardından, Irak’tan askerlerini çekti. Bu sekiz yıl içinde, bir ülkenin diktatöründen kurtarılması adına girişilen işgal de, ardından bıraktığı enkaz da kanıksandı. Ama asıl önemlisi, ABD’nin, ‘Irak merkezli’ bölgesel dengeleri değiştirme politikası çöktü, bölgede İran nüfuzu gerilemedi, arttı. Bugün sınırına gelinen savaş rüzgârının asıl nedeni, ABD’nin Irak merkezli bölge siyasetinin çökmesidir.
Oysa o günlerde, ABD’nin bölge politikasının başarılı olacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Doğrusu, bu denli karmaşık bir bölgede gelişmelerin ne yönde olacağını tahmin etmek gerçekten de imkânsızdı. Hal böyle iken, birçokları sadece, ‘savaşa karşı ve ilkesel’ tepkilere bile tahammül gösteremiyor, dalga geçiyor, karalıyor, yaftalıyordu. Bu süreç içinde, ilkesellik bir yana, reel politika analizleri tamamen çöktü ama bu ‘parlak’ analizlerin muhasebesi yapılmadı, unutuldu gitti. Dahası şimdi aynı kafa yine devreye giriyor, Suriye-İran merkezli kriz ve muhtemel savaşı bize ‘reel politika’ analizi diye pazarlamaya girişiyor.

İzleyen yok
Türkiye’de, maalesef Ortadoğu’daki gelişmeleri yakından izleyen bir kamuoyu ve medya yok. O nedenle, bırakın geldiğimiz noktayı tarihsel arka planı ile değerlendirmek, geçtiğimiz sekiz yıl içinde neler olup bittiğini doğru dürüst izleyen yok. Oysa, bu esnada çok önemli dalgalanmalar yaşandı. En önemlisi, 2005’te Lübnan’da Hariri suikastı ve 2006’da İsrail-Lübnan savaşı yaşandı. Tüm bunlar bölgesel güç dengelerinin seyrini anlamak açısından çok önemliydi. Hariri suikastı ardından, Suriye suçlu ilan edildi, hedef oldu. Ancak 2006 savaşı istenen sonucu vermeyince, hava değişti, Suriye’yi İran ekseninden koparma siyaseti gündeme geldiği için Suriye birdenbire temize çıktı. Suriye’yi baştan suçlu ilan eden Lübnan Özel Mahkemesi’nin başkanı değişti, suçlama bu kez doğrudan Hizbullah’a yöneltildi. Hariri’nin oğlu Saad Hariri bile, Suriye’yi suçlamasının hata olduğunu açıkladı. Ortadoğu siyaset sahnesinin en ünlü dansöz siyasetçilerinden Dürzi lider Velid Canbolat, Bush dönemi ABD siyasetinin en önde gelen savunucusu ve Lübnan’da Suriye karşıtı siyasetin önderlerinden iken, değişen havaya göre yön değiştirdi, hatta Mart 2010’da Beşar Esad’ı ziyaret edip, resmen özür diledi. Bu gelişme, Canbolat’ın sıradan ve hızlı yön değiştirme tavrı bir yana oğlu Timur’un siyasi geleceğini kurma çabası olarak değerlendirildi. Doğrusu, bu tarihlerde ben de kendisi ile bir röportaj esnasında bu soruyu yönelttim ama cevap alamadım. Ardından geçen ocak ayında Hizbullah’ı desteklemeye başladı.
Elbette reel siyaset sahnesinde geçerli olan, ilkeler veya tutarlılık değil, güç dengeleri ve çıkar hesapları, ama bari siyaset analizi yaparken, güç dengeleri içinde yer alan aktörleri ve onların dalgalanmalarını, ‘kaynak’ ve ‘kanıt’ olarak sunmayalım. Zira, Velid Canbolat’ı ‘pragmatik’ siyasetçi olarak bile referans almak oldukça sorunlu, zira Canbolat aslında küçük hesaplar dışında, siyaset ufku son derece sınırlı bir politikacı. Bu denli keskin pozisyon alıp, sonra hızla pozisyon değiştirmek zorunda kalmasının nedeni de bu. Doğrusu, bu türden siyasetçilere pragmatik ve gerçekçi değil, ucuz politikacı diyoruz. Tıpkı referansları aynı zemine oturtan analizlerin ucuz analizler olması gibi.

Mungan’ın sözü
Ama burası öyle bir ülke ki, bırakın ucuz analizi, Ortadoğu siyasetini ünlü stil dergisi Monocle’dan izleyen ve dünyadan bihaber olduğu halde büyük laflar etme cesareti gösterenlerin bile köşe tuttuğu bir ülke. İnsan, sevgili Murathan Mungan’ın ‘Türkiye’de her şey olabilirsiniz, bir tek rezil olamazsınız’ sözünü sürekli hatırlamaktan kurtulamıyor.

(Milliyet)

[Bu yazı 1533 kez okundu]
Nuray MERT

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[9 Haziran 2017] Katar'ın başına gelenler ... [15 Ocak 2016] Linç kampanyasına nefer yazılanlar asıl siz kendinizden utanın! ... [31 Ağustos 2015] Merak etmeyin, istedikleri düzeni kuramayacaklar ... [27 Temmuz 2015] Lanetli çözüm, ahmakların seferi ... [13 Nisan 2015] Ülkede Karanlık Bir Sabaha Uyanmak ... [15 Mayıs 2014] Soma Katliamı. Ayrı dünyaların insanlarıyız ... [17 Nisan 2014] Kulak asmayın düşünce tacirlerine! ... [9 Kasım 2013] 'Otoriter muhafazakarlık' ve demokrasi ... [25 Ekim 2013] Muhafazakarların 'Bağımsız Türkiye'si ... [18 Ekim 2013] Bayramda Barış Süreci ... [16 Temmuz 2013] Bu çirkin tablonun ardındakiler ... [17 Mayıs 2013] Suriye politikasının ağır bedeli ... [3 Mayıs 2013] Burası işte böyle bir ülke! ... [10 Nisan 2013] Kuş katliamı ... [9 Şubat 2013] Karanlık Bir Tünelden Çıkış ... [1 Şubat 2013] Masum değilsiniz hiçbiriniz ... [15 Ocak 2012] Sadece cesur insanlar özgür olabilir ... [12 Ocak 2012] Muammalı bir hesaplaşma devri ... [5 Ocak 2012] Muhafazakâr cumhuriyet ... [25 Aralık 2011] Fransa, Türkiye, Suriye ve Ortadoğu ... [20 Kasım 2011] Herkes fikrini bozmuş! ... [13 Kasım 2011] Bir büyük kompozisyon yarışması ... [25 Ekim 2011] Demokratik 'zihniyet' meselesi ... [13 Ekim 2011] 'Görevimiz tehlike' ... [6 Ekim 2011] 'Bu hal', 'OHAL' mi? ... [4 Ekim 2011] Zizek'in 'yeni oryantalizmi' ... [25 Eylül 2011] Kürt meselesi ve yurtta savaş cihanda savaş ... [22 Eylül 2011] Yeni laiklik tartışmaları ... [20 Eylül 2011] Erdoğan ve Nasır ... [11 Eylül 2011] 'Libya özel sayısı' ... [8 Eylül 2011] İsrail ve Kürt meselesi ... [1 Eylül 2011] İslam Emperyalizmi, Neo-Osmanlıcılık ... [23 Ağustos 2011] 'İslam ve Sosyalizm' ... [16 Ağustos 2011] 'Londra isyanı' ve insanlığın çözülüşü ... [9 Ağustos 2011] Suriye'ye giden 'mesaj' ... [24 Temmuz 2011] Türkiye'nin 'Değerler'i ... [5 Temmuz 2011] Maslahatçı demokrasi ... [30 Haziran 2011] 'İkna Odaları'ndan 'İkna Meclisi'ne ... [26 Haziran 2011] Şeytana uymayalım ... [19 Haziran 2011] 'Kimliğe oy' ve 'yeni statüko' ... [26 Mayıs 2011] Kürt meselesi CHP, BDP ve AKP ... [13 Mayıs 2011] Dere geçilirken değişmeyen at ... [10 Mayıs 2011] Bu hale nasıl geldik? ... [26 Nisan 2011] 'Sol' garezi ... [15 Nisan 2011] Yeni engizisyonlar, yeni cadı avları ... [14 Nisan 2011] İktidar ... [7 Nisan 2011] Devlet için 'demokrasi', devlet için anayasa! ... [22 Şubat 2011] 'Organizma' ve tecavüz! ... [18 Şubat 2011] Tasasız 'demokrat'lar! ... [16 Şubat 2011] Mısır'da 'Post-Devrim', 'Post-demokrasi' ... [10 Şubat 2011] Yeni statüko, Kıbrıs ve demokrasi ... [25 Ocak 2011] 'Tefrika'yı savunmak! ... [11 Aralık 2010] 'Öğrenci eylemleri' krizi ... [23 Ekim 2010] Laikliğin teminatı ...
Nuray MERT
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™