Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak?
3 Aralık 2011, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

CUMHURİYET yazarı Mustafa Balbay’ın Silivri Cezaevi’nde 1000’inci gününü geride bırakmasının sembolize ettiği uzun tutukluluk sorununun ülkenin en önemli konularından biri olduğu hususunda Türkiye’de emsali görülmemiş bir mutabakat şekillenmiş durumda.

Cumhurbaşkanı’ndan TBMM Başkanı’na, oradan ana muhalefete ve basına kadar herkes çözüme kavuşturulması gereken ciddi bir sorunun varlığı konusunda görüş birliği içinde.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son olarak önceki gün “Uzun süren tutukluluk sürelerinin cezalandırmaya dönüşmesinden gerçekten rahatsız oluyorum. Basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili cezalar da beni rahatsız ediyor. Türkiye’nin reformist sürecini gölgeleyen bir hal alıyor. Meclis’e gerekli çalışmaları yapması için çağrımı tekrarlıyorum” dedi.

AİHM’DEKİ TÜRK YARGICIN UYARISI

İşin sıkıntılı bir tarafı, bu sorunların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) birbiri ardına mahkumiyet kararlarına yol açarak, Avrupa hukuk sistemi ile Türkiye arasında ciddi derecede baş ağrıtan bir mesele haline gelmiş olmasıdır. Son olarak geride bıraktığımız hafta Türkiye tutuklulukla ilgili uygulamalardan dolayı AİHM’de yine mahkum olmuştur.
Geçen hafta önemli bir uyarı da “Türkiye’de bazı şeyler yolunda gitmiyor” diyen AİHM’deki Türk yargıcı Prof. Işıl Karakaş’tan gelmiştir.
Türkiye’den mahkemeye gelen başvurularda büyük bir artış olduğunu belirten Prof. Karakaş’a göre, ilk sırada tutukluluk ve yargılama sürelerinin uzunluğu meselesi yatıyor. Prof. Karakaş, “tutukluluğun son derece istisna bir önlem olduğunu” belirterek, “Yani kişinin dışarıda olup da davasının devam etmesi normal bir kural iken, Türkiye’de bunun tam tersi yapılıyor. Herkes tutuklu, davalar tutuklu olarak devam ediyor. İlk baştan prensibe taban tabana zıt bir uygulama var” diye konuşuyor.
Karakaş, “Maalesef (sorunun) Türkiye’deki hakimlerimizin, yargı organlarının uygulamalarından da kaynaklandığını düşünüyorum, sadece yasal sorun meselesi değil” diye ekliyor.
AİHM yargıcının, verilen mahkumiyetler açısından Türkiye’yi ifade özgürlüğü alanında “en kötü durumda olan” ülke olarak nitelendirerek, “Türkiye ile Avrupa Konseyi’nin diğer ülkeleri arasında büyük uçurumlar olduğunu” belirtmesi de düşündürücüdür.

ERGİN YİNE SÖZ VERDİ

İlginçtir ki, Adalet Bakanı Sadullah Ergin de geride bıraktığımız haftanın bir bölümünü Strasbourg’da Avrupa Konseyi ve AİHM’nin üst düzey yöneticileriyle görüşüp, Türkiye’nin AİHM kararlarına uyum sağlanması konusunda gerekli önlemlerin alınacağı konusunda güvenceler vermekle geçirmiştir.
Bakan, yaptığı açıklamada, AİHM’e başvuruların sayısını azaltmak için gerekli bütün adımların atılacağını, yapılacak yasal değişikliklerin “uzun tutukluluk ve ifade özgürlüğünü de kapsayacağını” belirtmiştir.
Ergin’in yaptığı bu taahhüdün ilk ciddi işareti geçen ay Ankara’da Adalet Bakanlığı’nın Avrupa Konseyi ile birlikte düzenlediği “AİHM kararları ve sorunlar” başlıklı çalıştayda verilmişti. Bu toplantıya katılan Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland’ın Türk hükümetinin kendisine yaptığı taahhütlere dayanarak şu önemli açıklamada bulunmuştu:
1. Ocak ayından itibaren Adalet Bakanlığı ve Avrupa Konseyi ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğü alanında durumu iyileştirmek için birlikte çalışacaklardır.
2. Özellikle AİHM’den çıkan kararlar ve İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg’in verdiği raporlar çerçevesinde Türkiye’deki mevzuatın, özellikle de Terörle Mücadele Yasası ve Ceza Yasası’nın değiştirilmesine dönük olarak bir dizi faaliyet gerçekleştirilecektir.

BATI’DA İNANDIRICILIK SORUNU ÇIKABİLİR

Yılbaşından itibaren Türkiye ile Avrupa Konseyi arasında bütün bu konularda yakın bir çalışma başlatılacak ve Ergin’in açıklamasına göre hazırlanacak bir rapor uygulamaya geçirilmek üzere bir eylem planına dökülecektir.
Bütün bu çalışmalar -ne kadar iyi niyetli olursa olsun- karşımızda asılı duran ve insanların özgürlüklerinden mahrum kalmalarına yol açan sorunun aciliyetine karşılık vermiyor. Bu hazırlıklar 2012’nin ortalarına sarkar ve araya Meclis tatili girerse, 2012 sonbaharında kendimizi yine aynı yerde sayarken bulabiliriz.
Artık oyalanarak kaybedilecek zaman kalmadı. Bu çalışmaların ne yapıp yapıp hız kazanması zorunludur. Aksi takdirde hükümetin yaptığı taahhütler, Avrupa’dan gelen baskıları püskürtmeye dönük zaman kazanma amaçlı taktik çabalar olarak algılanabilir. Böyle bir algı, hükümet açısından Batı dünyasında çok ciddi bir inandırıcılık sorunu yaratabilir.
Bu kaygılarımda yanılacağımı ümit etmek istiyorum.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1862 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™