Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Dersim konusunda İnönü ve Bayar
1 Aralık 2011, Taha AKYOL
, Taha AKYOL

BAŞBAKAN İsmet İnönü’nün Dersim konusunda 14 Haziran ve 18 Eylül 1937’de Meclis’te yaptığı iki konuşma vardır. 18 Eylül’de Meclis Nyon Anlaşması’nı onaylamak için toplanmıştı. Başbakan İnönü “Bu toplantıdan istifade ederek, Büyük Meclis’e dahili bir mesele (Dersim) hakkında da maruzatta bulunmak için izin” alıp konuşuyor:

“Kanun götüren ordu, jandarma neferlerinin ayak basmadığı yer, inmediği dere ve çıkmadığı tepe yoktur... Cumhuriyetin ıslahat ve imar programına muhalefet eden bütün engeller ortadan kaldırılmıştır ve program ilerletilmektedir.”
İnönü nihai zayiat rakamlarını da veriyor:
“Subay bir şehit, dört yaralı... Er 28 şehit, 46 yaralı... Bekçi bir şehit, bir yaralı... İsyana iştirak edenlerden 265 maktûl (ölü), 20 yaralı vardır. 27’si yakalanmış ve çatışmalarda 849 kişi teslim olmuştur.”
İnönü’ye göre, çok dikkatli ve şefkatli davranıldığı için zayiat böyle sınırlı olmuştu.
İnönü, (bölgedeki 52 aşiretten) sadece 6’sının “cumhuriyet ıslahatına” karşı geldiğini fakat direnişlerinin “bertaraf edildiğini”, refah ve eğitim politikalarını sürdüreceklerini söylüyor. Hatta “Kanunun şiddetli uygulamalarına maruz kalmış olarak hayatlarını kaybedenler hakkında da Büyük Millet Meclisi’nin teessürlerini ve bunun diğer vatandaşlara ibret olması temennilerini” dile getiriyor.
İnönü yerine Bayar
İnönü’nün ölçülü bir operasyondan bahsettiği, ölçülü bir dil kullandığı açıktır. Aynı akşam Atatürk’le beraber trenle İstanbul’a hareket edeceklerdir. Aralarında sorunlar vardır. Nyon konferansı konusunda çelişkiye düşmüşlerdir, İnönü, Atatürk’ün bakanlara doğrudan emir vermesine itiraz etmiştir, ekonomi politikasında görüş farkları ortaya çıkmıştır...
Trende Atatürk, İnönü’nün “sağlık sebebiyle” başbakanlıktan ayrılmasını istiyor. Beraberce uygun buldukları isim Celal Bayar’dır...  20 Eylül tarihli AA bülteninde İnönü’nün sağlık sebepleriyle izinli olduğu, başbakanlığa Celal Bayar’ın vekâlet edeceği açıklanıyor. 1 ay sonra İnönü başbakanlıktan resmen ayrılacak, Bayar başbakan atanacaktır.
İnönü başbakanlıktan Atatürk ve Mareşal’in önerdiği daha sert Dersim siyasetini kabul etmediği için mi uzaklaştırılmıştı? Bayar bunun için mi getirilmişti? Cüneyt Arcayürek’in “Çankaya Muhalefeti” adlı kitabında yazdığına göre, Bayar, Demirel’e böyle anlatmış. Bayar’ın Kurtul Altuğ’a açıklamaları da bu yöndedir.
Fakat, yukarıda kısaca belirttim, Atatürk’le İnönü arasında 1936’dan itibaren başka konularda ciddi görüş ayrılıkları çıkmıştı; sert tartışmalar olmuştu, Bunu unutmamak lazım.
Bayar’ın radikal üslubu
Celal Bayar’ın başbakanlığı döneminde Dersim siyasetinin çok sertleştiği ve bugün konuşulan büyük acıların yaşandığı da bir gerçektir. Başbakan Bayar 26 Haziran 1938’de Meclis’teki konuşmasında Dersim’de “bu sene daha fazla kuvvetlerimizin toplandığını” belirterek şunları söylüyor:
“Dersim için tatbik etmekte olduğumuz programın icabı olarak bu meseleyi kati surette halletmek ve Dersim denilen işi kati surette tasfiye etmek için alacağımız bir tedbir daha vardır. Yakında ordumuz Dersim havalisinde manevralar yapacaktır. Bu münasebetle ordu Dersim için vazife alacak ve umumî bir tarama hareketiyle... Bu meseleyi kökünden söküp atacaktır...”
İşte facialar bu “manevralar”da yaşanacaktır...
Aşırı güç kullanımı
Bayar’ın başbakan olarak böyle radikal bir operasyon için ne partide ne orduda gücü vardı. Yapılan, bir “otoriter devlet” tasarrufudur.
Şunu da asla unutmamak lazım: Devlet’in Dersim’e müdahalesi, alikıran başkesen silahlı aşiretlerin tasallutunu kaldırması elbette haklı idi. Büyük hata, aşırı güç kullanılmasıdır, güç kullanımında çok aşırıya gidilmesidir. Yaralar
hâlâ kanıyor işte.
Ders: Toplumsal karakterli sorunları aşırı güç kullanımıyla çözmek yanlış bir metottur, geleceğe dönük büyük yaralar açmakta, sorunları büyütmektedir. Bu bilimsel gerçeğe bilhassa Sayın Devlet Bahçeli’nin dikkatini çekerim.
12 Eylül’ün aşırı güç kullanımları Kürt hareketini ateşlemedi mi?!

 

(Hürriyet)

[Bu yazı 1836 kez okundu]
Taha AKYOL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[28 Nisan 2014] Siyaset hukuku ezerse ... [17 Mart 2014] Bundan sonra ... [12 Mart 2014] Gidiş nereye? ... [25 Eylül 2013] Dinde reform ... [9 Nisan 2013] Kimlik çatışmaları ... [30 Mart 2013] Eyalet sistemi ... [20 Mart 2013] Savcı ne diyor? ... [14 Şubat 2013] 4. Paket ... [8 Şubat 2013] Yargı sorunu ... [4 Ocak 2013] Hukukla ilgili iki konu ... [31 Aralık 2012] 'Devrim' gibi! ... [13 Kasım 2012] İdam mümkün mü? ... [18 Ekim 2012] 'Büyük Başbakan zavallı Obama' ... [5 Eylül 2012] Türbülans zamanı ... [20 Ağustos 2012] Demir ağlar ... [16 Ağustos 2012] Propaganda ... [11 Ağustos 2012] Çözmek ama nasıl ... [8 Ağustos 2012] Hazreti Ali ve mezhepler ... [28 Temmuz 2012] Aleviler, Sünniler ... [9 Temmuz 2012] Tanrı parçacığı ve Tanrı ... [7 Temmuz 2012] Yargıya güvenmek ... [4 Temmuz 2012] Cezada ne değişti? ... [29 Haziran 2012] 'Özel yetkili' kalkacak mı? ... [23 Haziran 2012] 3. Yargı Paketi? ... [4 Haziran 2012] Batman'dan bakarak Kürt meselesi ... [28 Mayıs 2012] Osmanlı'da bilim ... [16 Mayıs 2012] İki başlı Türkiye! ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi? ... [4 Mayıs 2012] Mahkeme iptal eder mi? ... [17 Nisan 2012] Atatürk döneminde iktisat ve hukuk ... [28 Mart 2012] Başbuğ davası ... [15 Mart 2012] Yeni tahliyeler gelecek mi? ... [3 Mart 2012] İşte pilot dava ... [22 Şubat 2012] 'Zararlı çocuk!' ... [18 Şubat 2012] CMK'ya liberal ayar ... [9 Şubat 2012] Adalet Bakanı'na açık çağrı ... [18 Ocak 2012] Horoz dövüşü ... [13 Ocak 2012] Hukuk sorunu ... [10 Ocak 2012] Yetki tartışması ... [6 Ocak 2012] Özel mahkemeler yetkisizdir! ... [22 Aralık 2011] 1915'te ne oldu? ... [8 Aralık 2011] İktidar yalpaladı ... [26 Kasım 2011] Dersim ve devrim ... [25 Kasım 2011] Dersim dersleri ... [7 Kasım 2011] KCK ve hukuk ... [17 Ekim 2011] Kapitalizmin sonu mu geldi? ... [14 Ekim 2011] İslam nereye? ... [13 Temmuz 2011] Osmanlı'da bilim niye gelişmedi? ... [22 Haziran 2011] HSYK atamaları ... [22 Ocak 2011] Bir öneri. ...
Taha AKYOL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™