Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Dersim dersleri
25 Kasım 2011, Taha AKYOL
, Taha AKYOL

1920’lerin sonlarında Dersim konusunda Ankara’da iki fikir çarpışıyor: Biri ılımlı, öbürü radikal...

Tercübeli, başarılı bir vali olan Ali Cemal Bey, Ankara’nın isteğiyle, bütün Dersim vilayetini gezerek hazırladığı raporda, aşiretlerin silahlı olduğunu anlatıyor. Sebebi, aşiretler arası rekabet ve çapul çatışmalarının olması ve aynı zamanda hükümetten korkulmasıdır. Osmanlı’dan beri böyle.
Cemal Bey’e göre, “Bir iki tümenle Dersim’i silahtan arındırmak mümkündür” fakat çok kan akar, maliyeti de ağır olur.
Peki ne yapmalı? Cevabı şöyle:
“Dersimliler öldürülmekten ve göç ettirilmekten korkuyor ve silahlarını bu nedenle bırakmıyorlar... Dersim’i silahtan arındırmak için hükümete karşı olan itimatsızlık ve emniyetsizliği gidermek, hükümetin iyi niyetine halkı inandırmak gerekiyor...
Mezhep ayrılığı Dersimliyi kötüleme ve bastırma vasıtası olmamalıdır.
Baskı sona erer ve şuurlu hareket edilirse Dersimliler Cumhuriyet’in sadık ve vefakâr dostları olacaktır...”
Ilımlı ya da reformist görüş böyle...
Radikal, keskin metotlar
Öbür görüş radikaldir, devrimcidir. Yine 1926’da Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey’in verdiği rapor böyledir:
“Dersim cumhuriyet için bir çıbandır. Bu çıban üzerinde kesin bir ameliyat yaparak acı sonuç ihtimali önlenmelidir...
(Bu yapılmadan) mektep açmak, yol yapmak, refahı temin edecek fabrikalar açmak, kendilerini meşgul edecek üretim faaliyeti temin eylemek, hülasa medenileştirme suretiyle ıslaha çalışmak boş bir hayalden ibarettir...”
‘Umumi Müfettiş’ İbrahim Tali Bey, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Mareşal Çakmak da bu görüştedir. Raporlar için Hüseyin Yayman’ın Doğan Kitap’tan çıkan Türkiye’nin Kürt Hafızası adlı kitabına bakabilirsiniz.
Ankara’da radikalizm rüzgârları esmektedir: Şeyh Sait İsyanı yaşanmıştır, sıkıyönetimden beter olan Takrir-i Sükûn Kanunu ülke genelinde uygulanmakta, laik gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın deyimiyle, Ankara İstiklal Mahkemesi bütün ülkeye “dehşet devri” yaşatmaktadır.
Bütün devrimler gibi Kemalist devrimde de ılımlı yaklaşımlar etkisiz kalmış, radikal metotlar ağır basmıştır. Yön 1920 sonlarında belli olmuştur, ‘sırası geldiğinde’ 1935 Dersim/Tunceli Kanunu çıkarılacak, 1937-38’de o “ameliyat” yapılacaktır.

Devrimlerin iki yolu

Şeyh Sait İsyanı çıktığında da Atatürk’ün liberal başkanı Fethi Bey isyan bölgesiyle sınırlı olarak sıkıyönetim ilan etmiş fakat ülke genelinde o dehşet verici Takrir-i Sükûn Kanunu’nu kabul etmeyerek görevinden ayrılmıştı. O yola gidilse ne olurdu, yine bilemeyiz.
Bilmekte olduğumuz, tarihte uygulanmış olan radikal metotlardır.
O uygulamayı yapanlar öngörmemişlerdi ama biz yaşayarak biliyoruz ki, radikal, keskin, kestirmeci metotlar ve aşırı güç kullanımı toplumsal hafızada travmalar yaratmış, gelecek nesillere ciddi gerilimler bırakmıştır.
Dahası, radikalizm ideolojik olarak yüceltildiği için, askeri müdahaleler ve ara rejimler aynı usullere başvurmaktan, yeni travmalar yaratmaktan sakınmamışlardır.
Şimdi karşımızda bir ‘zihniyet’ problemi var: Cumhuriyet tarihini tümüyle böyle görerek mahkûm etmek... Veya her uygulamasıyla savunarak hiç ders almamak, sonuçlarına bakmamak... Hatta “ordu göreve” diye beklentilere kapılanlar olmamış mıdır; nasıl sonuçlar doğurabileceğini düşünmeden...
Görüyor musunuz, tarihe bakış aslında gönümüze bakıştır!
Peki nasıl bakmalıyız? Yarın buluşalım...

(Hürriyet)

[Bu yazı 1422 kez okundu]
Taha AKYOL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[28 Nisan 2014] Siyaset hukuku ezerse ... [17 Mart 2014] Bundan sonra ... [12 Mart 2014] Gidiş nereye? ... [25 Eylül 2013] Dinde reform ... [9 Nisan 2013] Kimlik çatışmaları ... [30 Mart 2013] Eyalet sistemi ... [20 Mart 2013] Savcı ne diyor? ... [14 Şubat 2013] 4. Paket ... [8 Şubat 2013] Yargı sorunu ... [4 Ocak 2013] Hukukla ilgili iki konu ... [31 Aralık 2012] 'Devrim' gibi! ... [13 Kasım 2012] İdam mümkün mü? ... [18 Ekim 2012] 'Büyük Başbakan zavallı Obama' ... [5 Eylül 2012] Türbülans zamanı ... [20 Ağustos 2012] Demir ağlar ... [16 Ağustos 2012] Propaganda ... [11 Ağustos 2012] Çözmek ama nasıl ... [8 Ağustos 2012] Hazreti Ali ve mezhepler ... [28 Temmuz 2012] Aleviler, Sünniler ... [9 Temmuz 2012] Tanrı parçacığı ve Tanrı ... [7 Temmuz 2012] Yargıya güvenmek ... [4 Temmuz 2012] Cezada ne değişti? ... [29 Haziran 2012] 'Özel yetkili' kalkacak mı? ... [23 Haziran 2012] 3. Yargı Paketi? ... [4 Haziran 2012] Batman'dan bakarak Kürt meselesi ... [28 Mayıs 2012] Osmanlı'da bilim ... [16 Mayıs 2012] İki başlı Türkiye! ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi? ... [4 Mayıs 2012] Mahkeme iptal eder mi? ... [17 Nisan 2012] Atatürk döneminde iktisat ve hukuk ... [28 Mart 2012] Başbuğ davası ... [15 Mart 2012] Yeni tahliyeler gelecek mi? ... [3 Mart 2012] İşte pilot dava ... [22 Şubat 2012] 'Zararlı çocuk!' ... [18 Şubat 2012] CMK'ya liberal ayar ... [9 Şubat 2012] Adalet Bakanı'na açık çağrı ... [18 Ocak 2012] Horoz dövüşü ... [13 Ocak 2012] Hukuk sorunu ... [10 Ocak 2012] Yetki tartışması ... [6 Ocak 2012] Özel mahkemeler yetkisizdir! ... [22 Aralık 2011] 1915'te ne oldu? ... [8 Aralık 2011] İktidar yalpaladı ... [1 Aralık 2011] Dersim konusunda İnönü ve Bayar ... [26 Kasım 2011] Dersim ve devrim ... [7 Kasım 2011] KCK ve hukuk ... [17 Ekim 2011] Kapitalizmin sonu mu geldi? ... [14 Ekim 2011] İslam nereye? ... [13 Temmuz 2011] Osmanlı'da bilim niye gelişmedi? ... [22 Haziran 2011] HSYK atamaları ... [22 Ocak 2011] Bir öneri. ...
Taha AKYOL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™