Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Herkes fikrini bozmuş!
20 Kasım 2011, Nuray MERT
, Nuray MERT

16 Mayıs’ta, Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi ihtimaline karşı ‘Kimse Fikrini Bozmasın’ başlıklı bir yazı yazmıştım. Artık belli ki, herkes fikrini bozmuş! Türkiye Suriye ‘bataklığı’na doğru koşar adımlarla ilerliyor. Bu gidişin iç ve dış politikaya ilişkin türlü nedeni var. İşin bu kısmını anlamak zor değil, ama kimse kalkıp bu gidişi ilkesel nedenlere dayandırmaya, bu şekilde meşrulaştırmaya kalkmasın, ayıp oluyor.

Türkiye baştan tereddütlüydü
Her şeyden önce, Türkiye ve Suriye’nin arasının açılması, öncelikle bölgesel politik kriz ve dengelere ilişkin bir durum. Türkiye-Suriye dostluğunun ilerlemesi de aslında bu dengelerin açtığı alanda mümkün olmuştu. Başta ABD, Batı dünyası, Suriye’ye ilişkin yıpratma politikasından diplomatik müzakere politikasına döndüğünde, Türkiye-Suriye yakınlaşması pekişmişti. Gün oldu, kervan döndü, Suriye’ye karşı yeniden ‘rejim değişikliği’ politikasına geçildi. Türkiye bu noktada baştan tereddütlü davrandı ancak, Batı ittifak dünyasının bir parçası olarak nihayetinde bu siyaset çizgisine uygun davranmak durumunda kaldı. Bu kez uygun davranmanın gereği, ‘başı çekmek’ şeklinde tezahür ediyor. Zira, Batı dünyası olaya emperyalist Batı müdahalesi görüntüsü vermemek için, etkin rolü Müslüman bir ülkeye havale etmeyi tercih ediyor. Türkiye’nin de bu davete icabet etmek için birden çok gerekçesi var.

O zaman bahane Lübnan’dı
Suriye rejiminin otoriter ve tarihsel dönüşümün gerisine düşen konumda olduğu doğru. Ama bu durumda herhalde Suriye’ye ders verecek ülkeler Suudi Arabistan ve Ürdün gibi demokrasiden nasibini almamış krallıklar olmamalıydı. Oysa, vitrinde Türkiye gibi demokratik bir Müslüman ülke olmasına karşın, Suriye karşısındaki cephenin başını, Batı ittifakı içinde davranan bu ülkeler çekiyor. Dahası, daha düne kadar Mübarek Mısır’ı da aynı kamptaydı. Mübarek rejimi, özellikle 2005’ten sonra, Suriye’ye karşı yoğunlaşan baskı politikalarının baş aktörlerindendi. 2008’de Şam’da toplanan Arap Ligi Toplantısı’nda, Başta Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır olmak üzere Arap ülkelerinin çoğu düşük profilli katılmak ya da hiç katılmamak suretiyle tepki cephesi oluşturmuştu. O dönem, bahane Lübnan’daki siyasal kriz idi. Kimsenin Suriye’nin otoriter rejimi ile derdi olamazdı, zira bu ülkelerin hiçbiri Suriye’den daha demokratik bir rejime sahip değildi. Mesele her zamanki gibi, bölgede Batı ittifakı ve İran ittifakı arasındaki krizli durumdu. Nitekim hâlâ öyle.
Tam da bu nedenle, bugün Suriye muhalefet cephesinde, ön plana çıkmaktan sakınsa da, 35 yıl boyunca Esad rejiminin baş aktörleri olan amca Rıfat Esad ve Albülhalim Haddam rahatlıkla yer alabiliyor. Tam da bu nedenle, Yeni Şafak gazetesi, Esad ailesinin halka yaptığı zulümleri, ‘aile içi şiddet’ başlığı ile verirken Hama katliamının sorumlusu amca Esad’ın ismini listeye sokmayı unutmuş! Tam da bu nedenle, Suudi Arabistan 2008’de, Suriye muhalefet unsurları olan Müslüman Kardeşler, Haddam ve Rıfat Esad ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Bölgesel güçler arası bir kriz
Bu arada, Suriye’de muhalefet hareketi başladıktan sonra Türkiye henüz tavrını netleştirmeden, tarafların birbirlerine karşı suçlamalarına basında yer veriliyordu. Bunlar arasında, Esad rejiminin, üzerinde 3 milyon dolar ile yakalanan ‘Haddam’ın bir yardımcısı’nı, Suriye’de silahlı başkaldırı örgütlemek için Haddam ve Saad Hariri’nin para ve silah aktardığına iddiasının delili olarak göstermesi haber olmuştu (Yeni Şafak, 12 Nisan 2011). Haddam’ın neden yıllarca kara kutularından biri olduğu Esad rejimine 2005’te muhalefet etmeye başladığı ve Hariri ailesi ile yakınlığı ayrı bir mevzudur ve ilkesel bir mesele değildir.
Kısacası, Suriye’nin başına gelenler otoriter rejiminden ziyade, bölgesel güçler arası bir krizin tezahürüdür. Türkiye’nin içinde bulunduğu ittifak sistemi çizgisinde siyaset gütmesinde şaşacak bir şey yok, ama böyle bir ortamda lütfen kimse kimseye ilkesel nedenlerden söz etmesin. Olan yine hayatı zindan haline gelecek sıradan insanlara olacak!

Çamura batılan bir dönem
Suriye bir yana, Arap Baharı diye başlayan gelişmelerin Libya’da ne noktaya geldiğini gördük. Bırakın, Arabı, bırakın Batılıyı, bırakın diktatörleri, bırakın demokrasiyi, 21. yüzyılın başında Libya’da insanlığın en vahşi yüzü ile burun buruna geldik. ‘Özgürlük savaşçıları’ devrik lideri linç etmekle kalmayıp, bıçakla tecavüz ettiler! Libyalı sıradan insanlar bir cesedin fotoğrafını çekmek için kuyrukta beklediler. Bu dönem, bırakın demokrasiyi, insanlığın çamura battığı karanlık bir dönem olarak hatırlanacak. O nedenle, herkes ilkeler üzerine söylediği ve yazdığı şeyler konusunda tasarruflu olsa iyi olur.
Not: Bu vesile ile, son gelişmeler üzerine Fehim Taştekin’in 18 Kasım tarihli yazısını (Radikal) okumayı herkese tavsiye ederim.

(Milliyet)

[Bu yazı 1775 kez okundu]
Nuray MERT

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[9 Haziran 2017] Katar'ın başına gelenler ... [15 Ocak 2016] Linç kampanyasına nefer yazılanlar asıl siz kendinizden utanın! ... [31 Ağustos 2015] Merak etmeyin, istedikleri düzeni kuramayacaklar ... [27 Temmuz 2015] Lanetli çözüm, ahmakların seferi ... [13 Nisan 2015] Ülkede Karanlık Bir Sabaha Uyanmak ... [15 Mayıs 2014] Soma Katliamı. Ayrı dünyaların insanlarıyız ... [17 Nisan 2014] Kulak asmayın düşünce tacirlerine! ... [9 Kasım 2013] 'Otoriter muhafazakarlık' ve demokrasi ... [25 Ekim 2013] Muhafazakarların 'Bağımsız Türkiye'si ... [18 Ekim 2013] Bayramda Barış Süreci ... [16 Temmuz 2013] Bu çirkin tablonun ardındakiler ... [17 Mayıs 2013] Suriye politikasının ağır bedeli ... [3 Mayıs 2013] Burası işte böyle bir ülke! ... [10 Nisan 2013] Kuş katliamı ... [9 Şubat 2013] Karanlık Bir Tünelden Çıkış ... [1 Şubat 2013] Masum değilsiniz hiçbiriniz ... [15 Ocak 2012] Sadece cesur insanlar özgür olabilir ... [12 Ocak 2012] Muammalı bir hesaplaşma devri ... [5 Ocak 2012] Muhafazakâr cumhuriyet ... [25 Aralık 2011] Fransa, Türkiye, Suriye ve Ortadoğu ... [18 Aralık 2011] Ortadoğu'da yeni dönem ... [13 Kasım 2011] Bir büyük kompozisyon yarışması ... [25 Ekim 2011] Demokratik 'zihniyet' meselesi ... [13 Ekim 2011] 'Görevimiz tehlike' ... [6 Ekim 2011] 'Bu hal', 'OHAL' mi? ... [4 Ekim 2011] Zizek'in 'yeni oryantalizmi' ... [25 Eylül 2011] Kürt meselesi ve yurtta savaş cihanda savaş ... [22 Eylül 2011] Yeni laiklik tartışmaları ... [20 Eylül 2011] Erdoğan ve Nasır ... [11 Eylül 2011] 'Libya özel sayısı' ... [8 Eylül 2011] İsrail ve Kürt meselesi ... [1 Eylül 2011] İslam Emperyalizmi, Neo-Osmanlıcılık ... [23 Ağustos 2011] 'İslam ve Sosyalizm' ... [16 Ağustos 2011] 'Londra isyanı' ve insanlığın çözülüşü ... [9 Ağustos 2011] Suriye'ye giden 'mesaj' ... [24 Temmuz 2011] Türkiye'nin 'Değerler'i ... [5 Temmuz 2011] Maslahatçı demokrasi ... [30 Haziran 2011] 'İkna Odaları'ndan 'İkna Meclisi'ne ... [26 Haziran 2011] Şeytana uymayalım ... [19 Haziran 2011] 'Kimliğe oy' ve 'yeni statüko' ... [26 Mayıs 2011] Kürt meselesi CHP, BDP ve AKP ... [13 Mayıs 2011] Dere geçilirken değişmeyen at ... [10 Mayıs 2011] Bu hale nasıl geldik? ... [26 Nisan 2011] 'Sol' garezi ... [15 Nisan 2011] Yeni engizisyonlar, yeni cadı avları ... [14 Nisan 2011] İktidar ... [7 Nisan 2011] Devlet için 'demokrasi', devlet için anayasa! ... [22 Şubat 2011] 'Organizma' ve tecavüz! ... [18 Şubat 2011] Tasasız 'demokrat'lar! ... [16 Şubat 2011] Mısır'da 'Post-Devrim', 'Post-demokrasi' ... [10 Şubat 2011] Yeni statüko, Kıbrıs ve demokrasi ... [25 Ocak 2011] 'Tefrika'yı savunmak! ... [11 Aralık 2010] 'Öğrenci eylemleri' krizi ... [23 Ekim 2010] Laikliğin teminatı ...
Nuray MERT
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™