Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE...
15 Kasım 2011, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

“utancımı çarpıyor yüzüme rüzgar
inatla
oysa ben
kaybolmaya atmıştım kendimi sokaklara”

 
Eli kanlı celladı görmesinler diye gözleri bağlanır… Bıçak seslerini duymasınlar diye, yüksek sesle söylevler, ilahiler ve şarkılar söylenir… Ve olacakların ayrımına varmasınlar diye, sırtları sıvazlanır…
Kimi dinsel, kimi geleneksel olan kuralları, iklimden iklime, ülkeden ülkeye ve yöreden yöreye farklılıklar göstermekle birlikte, insanlığın en eski ritüellerinden biri olan kurbanın, en belirgin niteliği; kurbanı hoş tutup, ölüme mutlu gitmesini sağlayarak, tanrıları memnun edebilmektir.
Kurban ritüeli, dilekler, dualar ve söylevlerle gerçekleştirilir. Dua ve taleplerin tanrı (kral) katında kabul görmesi için de görece en değerli kurbanı sunmaya özen gösterilir. Ama ritüelin en acımasız yönü, kurbanı ölüme mutlu gönderme çabasıdır. Bunu sağlamak için, kurbana iyi davranılır, en güzel şekilde süslenir ve kendini değerli hissetmesi için gereken yapılır.
Kurban sunan, sunduğu kurbanın da buna gönüllü olmasını bekler nedense. Başkalarının mutluluk, esenlik, zenginlik ve egemenliği için yaşamlarından gönüllü olarak vazgeçmeleri istenir kurbanlardan. Akla ziyan bir sürü yalan dolanla, kurbanın boynunu mutlulukla ve memnuniyetle cellada uzatması sağlanmaya çalışılır. Bu eylem, kendisine kurban sunulanın (Tanrı/Kral) bunu istediği şeklinde bir kabulü de içerir aynı zamanda. Yani gönülsüz ve mutsuz kurban, yüksek katlarda kabul görmez…
***
İnsanın bu sosyal bencilliği, yalnızca dinsel ve geleneksel kurban eylemi için geçerli değil elbette. Yaşamın birçok alanında, insan tarafından aynı bencillikle, kurbandan, celladını sevmesi ve gönüllü olması istenir. Dahası, kurban olarak seçildiği için mutlu olması…
“Bir oğlum daha olsa, onu da vatan için feda ederim.”
“Büyüklerimizi Allah başımızdan eksik etmesin.”
“Sizden dört çocuk yapmanızı istiyorum, biri İngiltere için…”
“Enerji uygarlıktır. Daha çok uygarlık için biraz radyasyon…”
“Ortadoğu’ya Demokrasi geliyor. O kadar olsun…”
Daha da çoğaltılabilecek bu söylemlerle günlük yaşamda sıklıkla karşılaştığımız gibi, daha da karşılaşacağız, yaşadıkça...
Bir beklentiye karşılık olarak, var olandan vazgeçmek…
Üstelik gönüllü olarak…
En temel insan hakkı olan, yaşama hakkından vazgeçmek, vazgeçen için bir hak olarak kabul edilebilir belki. Çocuğunu yaşatmak için gönüllü olarak yaşamını feda eden annenin, ya da insanlık için bir aşıyı kendi bedeninde deneyen hekimin, bu yazıda sözünü ettiğim kurbanla bir ilgisinin olmadığını söylemeliyim.
Ancak, Sırrı Süreyya Önder’in şehitlikle ilgili sözlerinin, bu anlamda doğru bir tespit olduğunu kabul etmek gerek. Kendi özgür (her türlü etkiden uzak, mutlak) iradesiyle, kendisini adayana ancak saygı duyulabilir, eyleminin amacına göre…
Ama, öbür oğlunu da vatan için feda edebileceğini söyleyen babalara değil, feda edilen oğullara sormak gerek, ölmeyi isteyip istemedikleri...
Ve sağ kalan deprem mağdurlarının değil, olasıysa, ölenlerin büyükler hakkındaki düşünceleri öğrenilmeli…
Başbakan Churchill’e değil, dördüncü sıradaki İngiliz köylüsüne…
Enerji tekellerine değil, Akkuyu halkına…
Uluslararası sermayenin borazanlarına değil, Ortadoğu halklarına…
Yani, kurbanlara sormalı, olasıysa, neyi istedikleri.
Oysa, ilahlar kurban istiyor ha bire.
Nutuklar atılıyor, vaadler sıralanıyor, coşku pompalanıyor damarlara ve Haşişi fedaileri gibi afyonlanan kurbana da gülümsemek düşüyor celladına…
Kurbanlar gülümsedikçe, yıkılmak üzere olan binalara insanları doluşturup, 5.6’lik artçı depremle onları öldürenler, utanmadan nutuk atmaya devam ediyor.
Kurbanlar gülümsedikçe, feribotla ölmeye gönderilenlerin kanları övünçle alınlara sürülüyor.
Kurbanlar gülümsedikçe, cellatlar böbürleniyor, sıraları gelince kurban olacaklarını bile bile.
Kurbanlar gülümsedikçe, ilahlar iştahla geviş getiriyor.
Ve kurbanlar gülümsedikçe, kurbanlar sırada bekleşiyor.
***
Tarlada, fabrikada, okulda, barikatta, dağda, ovada, havada, karada, denizde, denizaltında, yazda, kışta, ayazda, karaltında…
Kısaca, insanın olduğu her yerde, ilk insandan bu yana, perde hiç kapanmıyor. Bu oyun hep oynanıyor.
Kurbanlar, Cellatlar ve İlahlar…
Ya da;
Cellatlar, Kurbanlar ve İlahlar…
 
 
 
 
Dostlara;
Dün annemi kaybettim. Arayan ve arayamayan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar.
Ozanın dediği gibi “ölmek ne garip şey anne…”
Örneğin, Türkçenin en güzel sözcüklerinden birini kullanma hakkımı da kaybettim, annemle birlikte…
[Bu yazı 1887 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™