Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Türkleşme Korkusu
19 Ekim 2011, Mümtaz SOYSAL
, Mümtaz SOYSAL
YENİ bir parti kurma çalışması var: Çekirdeğini BDP’nin oluşturduğu ve DTK ile başka küçük grupların oluşturduğu “Emek, Demokrasi, Özgürlük” adlı blokun birleşenleri yeni çatı partisi aramaktalarmış. Geçen günkü Milliyet’in haberine göre, program konuşulurken “Türk” ve “soykırım” sözcükleri yüzünden tartışma çıkmış. “Programda ‘Türk’ kelimesi yok” diyen başlığı okuyunca ister istemez ürperiyor ve “bu kadar da husumet olmaz” diyorsunuz. Bereket, konunun “asimilasyon” tartışması dolayısıyla gündeme geldiğini ve Demokratik Toplum Kongresi’ndeki delegelerden birinin bu kavramı “Türkleştirme” olarak açıklamasıyla tartışma başladığını öğrenince, biraz ferahlıyorsunuz.
Yine de, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Türkleşmekten bu denli çekinmeleri biraz tuhaf geliyor insana.
Doğrudur, geçmişte böyle bir asimilasyon, yani “kendimize dönüştürme” politikası izlendiği ve Kürtçe konuşma yasağının zorla uygulandığı oldu ama artık öyle sürdürülen bir politika var mı? Tabii, ister istemez bir devletin resmi adı, resmi dili ve bir “ulus”un bireyleri olarak birlikte yaşamanın gerekleriyle sonuçları vatandaşların birbirine benzemesini, hatta “birbiri” olmasını hızlandıracaktır. Ama çok mu kötü ve korkulacak bir sonuç mudur bu? Hele etnik özellikler, bireysel özgürlük hakları olarak devletin güvencesiyle korunmaktaysa.
Kaldı ki hukuk yalnız ulusal değil, uluslararası hukukta da zorunlu kılıyor bazı kuralları. Kürt vatandaşlar bir yabancı ülkeye girerken pasaport polisi uyrukluk sorunca “Türk” demiyorlar mı?
Herkes devletinin kimliğini alır. En çapraşık yapılı devletlerde bile. Örneğin, bizim İngiltere dediğimiz devletin adı, UK (United Kingdom) diye özetlenen “Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı”dır; dolayısıyla vatandaşlarının resmi uyrukluğu “British”dir. İngilizi de İskoçu da pasaporttan geçerken “British” der. Ülkenin toplu adı coğrafyada bile “British Isles”, yani Britanya Adaları’dır.
Yabancı bir devletin kapısından girerken “Türk’üm” demek, yani bir ulusun bireyi olmak çok mu küçük düşürücü geliyor bazı vatandaşlara? “Kürt’üm” deseler geçebilecekler mi o kapıdan?
Bu konu, “Türkiyeli” gibi tuhaf sıfatlar aramadan, kırmadan, kırılmadan, bir ulusun bireyleri olarak akıllıca tartışılabilmeli.
Ulus olmadık mı yoksa? Öyleyse fena, çok fena.

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1365 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™