Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Tek yanlı adalet
13 Ekim 2011, Yalçın DOĞAN
, Yalçın DOĞAN

4 bin 606 başvuru var, sadece 1518’ini onaylıyor AKP Hükümeti.

O 1518 kişi YAŞ kararlarıyla emekliye ayrılan subay ve astsubaylar, AKP onların hakkını geri veriyor, halen incelenenler hariç, diğerlerine kapıyı kapatıyor.
AKP iktidarının ilk döneminde üzerinde en çok durulan, merakla izlenen konuların başında AKP-Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları geliyor. YAŞ her yıl çeşitli nedenlerle bazı subay ve astsubayların ordu ile ilişkisini kesiyor. İlişki kesme, genellikle dinin askeri işlere karıştırılması iddiasına dayanıyor.
Gerek Gül Başbakan iken, gerekse şimdi Başbakan Erdoğan YAŞ’ın bu kararlarına katılmadığını bildiriyor, karşı oy yazısı yazıyor. Bu YAŞ kararları AKP medyasında uzun süre orduya dönük eleştirilerin başında yer alıyor.
BAŞVURU DÖKÜMÜ
YAŞ kararıyla ordudan atılanların haklarını geri vermek üzere yedi ay önce, Mart 2011’de bir yasa kabul ediliyor. Bu yasa ordu ile ilişkisi kesilenlerin zararının (mağduriyet) giderilmesini öngörüyor.
Yasanın gerekçesinde ilk cümle önemli. “12 Mart 1971’den yasanın çıktığı güne kadar zarara uğramış olanların yararlanması” öngörülüyor. Demek ki, 12 Mart ve 12 Eylül’de, yani askeri dönemlerde ve sonrasında, yargı kararı olmadan, idari kararla ordudan atılanların da haklarının iadesi söz konusu. Yasa çıkıyor, YAŞ ya da idari kararla ordudan atılan subay, astsubay, askeri öğrenci ve uzman erbaşlar Milli Savunma Bakanlığı’na başvuruyor. Başvuru ve sonrasıyla ilgili döküm şöyle:
4 bin 606 başvuru var. Yasa kapsamında bunların 1.518’i kabul ediliyor. 1.991’i reddediliyor. Ayrıca 847 askeri öğrenci ile uzman erbaşların başvurusu da geri çevriliyor. Kabul edilen 562 kişi çeşitli görevlerle devlete dönüyor. 67 kişiye de Devlet Personel Dairesi devlette yer arıyor.
Kabul edilenler subay ise, kıdemli albay rütbesiyle, astsubay ise, kıdemli başçavuş rütbesiyle emeklilik hakkını kazanıyor. Ona göre, emekli ikramiyesi, ona göre emekli maaşı bağlanıyor, diğer özlük hakları iade ediliyor.
EŞİTLİĞİ SAĞLAMAK
Sorun, başvurusu geri çevrilen askeri öğrenci, subay ve astsubaylarla ilgili.
Yasa açıkça, “12 Mart 1971’den itibaren” diyorsa da, AKP önceliği YAŞ kararıyla ordudan atılanlara tanıyor, diğerlerini ayırıyor. Bir anlamda “benim mağdurum, senin mağdurun” ayrımı.
İdari kararla ordudan atılanlar için Milli Savunma Bakanlığı “sen hakkını mahkemede arayabilirdin, ama aramadın” gerekçesini öne sürerek, onların hakkını iade etmiyor. Askeri darbe olmuş, darbe kendi adamlarını tasfiye etmiş, kim hakkını, hangi askeri mahkemede arayacak? Oysa, onlar da emeklilik hakkı ve diğer özlük haklarının iadesini bekliyor.
Bu haksızlığa karşı, CHP Gurup Başkan Vekili Akif Hamzaçebi yeni bir yasa önerisi veriyor. Haksızlığa uğrayanlar arasında eşitliğin sağlanması için.
Bir yasayı bile, “bana ve sana göre uygulamak” Adalet ve Kalkınma Partisi’nde nasıl bir adalet?
Atalay’ın istifası mı, o eskidendi
CUMHURİYET’in ilk yıllarından itibaren herhangi bir bakan hakkında öne sürülen iddia karşısında, soruşturmanın tarafsız yürütülebilmesi açısından o bakan görevinden ayrılıyor. Normal işleyen, demokratik sistemin olağan sonucu.
CHP tek parti döneminde bile öyle, DP iktidarında da, daha sonraki yıllarda da. Zaman zaman olayın kahramanı bakan istifada direniyorsa, buna Anayasa çare arıyor. Muhalefet gensoru vererek, o bakanı düşürmeye çalışıyor.
Şimdi ortada ciddi bir iddia var. Kemal Kılıçdaroğlu Deniz Feneri davasında o zaman İçişleri Bakanı, şimdi Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın suçlu olduğu iddia edilen kişilere önceden bilgi verdiğini öne sürüyor, Atalay’ı köstebek olmakla suçluyor. Atalay ”külliyen yalan” diyor. Normal işleyen demokratik bir parlamentoda:
1- İddia derhal soruşturulmaya başlanır. Hani, nerede o soruşturma?
2- İddiada adı geçen bakan soruşturmanın sonucu alınıncaya kadar görevinden ayrılır.
İddia doğru çıkarsa, Bakan zaten istifa etmiş, hayır doğru çıkmazsa, bakan geri döner ve karşı taraf hakkında tazminat davası açar.
Ama, bütün bunlar normal işleyen demokratik bir sistemde yaşanır.
İlerleyelim beyler kadınlar geride kalsın
TÜRKİYE’de 4 milyon 700 bin kişi okur yazar değil. Bunların 3 milyon 800 bini kadın.
Türkiye’de çalışan kadın nüfus toplam nüfusun yüzde 24’ü gibi çok düşük oranda. AB ülkelerinde bu oran yüzde 56.
Daha genel bakışla, Türkiye dünyadaki 134 ülke arasında cinsiyet eşitsizliği açısından 126’ncı durumda. Tek tek bakıldığında, cinsiyet açısından sağlıkta 61’inci siyasette 99’uncu eğitimde 109’uncu durumda. Katar, Mali, Benin, Çad, Yemen, İran, Suudi Arabistan ile birlikte.
Bu rakamların kaynağı Dünya Ekonomik Forumu. Oradan aktaran da AB. Yani AB bu rakamlara güveniyor ve Türkiye raporlarında bu verilere yer veriyor.
Kadının bu kadar horlandığı, bu kadar değersiz kılınmak istendiği bir ortamda, kadına şiddet olmayacak da, ne olacak?
Şiddeti önlemek için, önce bu oranların değişmesi gerekmiyor mu? O da, toplumsal kalkınmaya bağlı değil mi?
Büyüyoruz, kalkınıyoruz, büyümede dünya rekoru kırıyoruz sözleri kadınla ilgili bu rakamlar karşısında ne kadar gerçekçi?

 

(Hürriyet)

[Bu yazı 1529 kez okundu]
Yalçın DOĞAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [32]
[21 Şubat 2013] Amiralden enerji konferansı ... [8 Şubat 2013] Tuncay dimdik, Ergenekon'u ezberlemiş ... [2 Şubat 2013] 'Abdest; sizin Mustafa Kemaliniz; faşistler' ... [30 Ocak 2013] Genel başkanın yumruğu ... [20 Kasım 2012] Esad: 'Bu laiklik savaşıdır' ... [13 Kasım 2012] 'Güneşi göster' ... [10 Kasım 2012] Şu çılgın Mustafa Kemal ... [1 Kasım 2012] Türkiye işkencede sözünü tutmadı ... [26 Eylül 2012] Bu mu Adil Yargılama ... [25 Eylül 2012] Balyoz'da koramiralin mektubu ... [21 Eylül 2012] BDP seçmeninden büyük sürpriz ... [6 Eylül 2012] Anlaşılan devlet yolsuz kaldı ... [19 Haziran 2012] Bir kaç milyon kişi hapse girebilir ... [30 Mayıs 2012] Yakında Meclis'te kıyamet kopacak ... [17 Mayıs 2012] AA'yı izle, 'eşsiz avantaj' yakala ... [16 Mayıs 2012] Bu kameralar neden var ... [29 Mart 2012] Türkçesi titretiyor, kendisi yürü ya kulum ... [24 Mart 2012] Arap Baharı'ndan Arap cehennemine ... [21 Şubat 2012] Ama seçilmişler hâlâ hapiste ... [20 Ocak 2012] Nerede örgüt var nerede yok ... [6 Ocak 2012] Cemaat ve AKP -şimdilik- aynı tastan su içmiyor ... [10 Aralık 2011] Aaaaa, savcının görevi müftüye ... [11 Kasım 2011] Van'da hasar tespiti soruları ... [4 Kasım 2011] Yargıtay'a armağan: Önceki hükümet programı ... [8 Ekim 2011] Anayasa sihirli değnek olmayacak ... [20 Eylül 2011] Ganz Unten (En Alttakiler) ... [3 Eylül 2011] İki bin beş yüz yıl önce mahkemeler bir günde bitiyor ... [23 Ağustos 2011] Hukuk bir kez susmaya görsün ... [20 Ağustos 2011] Acılarımız bize yol göstersin ... [22 Haziran 2011] Güneydoğu'da asker sandıklarından AKP çıktı ... [5 Mayıs 2011] Benzin pompaları, vergi memuru gibi ... [11 Aralık 2010] Arkadaşlar, Kürtler gidiyor sanki ...
Yalçın DOĞAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™