Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Arap baharı, Türk yazı!
14 Eylül 2011, Umur TALU
, Umur TALU
1. Başbakan’ın (ve Türkiye’nin) Ortadoğu, Arap halkları nezdinde itibarı, kurulu bölgesel düzene bir “isyan” manası taşıyor: “One minute”ten beri, İsrail’e karşı tavır Arap baharının damarlarında da dolaşıyor.
 
2. Fakat bu isyanın terkibinde “anti-emperyalizm” (artık) pek yok.
 
3. Bu isyan, Ortadoğu’nun makus talihini sadece İsrail’in (bu şekilde) varlığıyla izah eden, buna (neden sonra) bir de kimi ülkenin “yerel” despotunu ekleyen, kısmen kısır, kısmen araziye uygun bir başkaldırı.
 
4. Elbet bu da kötü değil; ama eksik ve kafa karıştırıcı.
 
5. Çünkü, küresel sisteme itiraz yok; tam tersine, bölgeyi azıcık demokrasi taklidi ve çokça piyasa ile küresel sisteme entegre edecek bir kanal açılıyor.
 
6. Bu operasyon, İsrail (devletinin) pozisyonunu hem bölgede, hem Batı’da, hem de İsrail içinde ve dünya Yahudileri arasında bile geriletebilir.
 
7. Halklara vaat ettiği, bir nevi modern, muhafazakâr bir Türkiye modeli (ve ağabeyliği) olmakla birlikte, Ortadoğu ve Afrika’nın kaderini, iliğini emmiş sömürgeci ruh ile her devrin emperyalizmine dair tavrı, epey risksiz bir yol.
 
8. Çünkü, tüm bağımsız inisiyatif görünümüne rağmen, muhtemelen “tam bağımsız bir model” dedeğil.
 
9. Muhtemelen, ABD’de “yeni mahcup emperyalist” dönemin teorisi olarak giderek değer kazanan “Off-shore Balancing” denen, yarı müdahaleci, yarı kabuğuna çekilmeci stratejiye oturuyor Türkiye de.
 
10. Yani, ABD’nin kara kuvvetleriyle değil; deniz ve hava kuvvetlerini kullanarak, ama esas bölgelerdeki “dost ve müttefik devletler”i kullanarak, sorunların (kendi arzusu yönünde) çözümü.
 
11. Kara kuvvetleri asker sayısı açısından basbayağı yetersiz olan, işgal ve istila yürütmekte bir Roma İmparatorluğu veya Osmanlı yanında yaya kalan ABD açısından yeni “rasyonel” strateji galiba bu.
 
12. Artık fiilen kriz ekonomisi olan ABD’nin yükünü de azaltmayı hedefliyor. Bir yandan da, silahınızı kendiniz tüketmek yerine, başkasına satarak hem kazanmak, hem ona kullandırarak işini görmek gibi.
 
13. O teorinin genç babası (Obama’nın ilk danışmanlarından) Robert Pape, bunu özellikle “canlı bomba eylemleri”ndeki uzmanlığından çıkararak geliştirdiği için; fiilen ABD kara kuvvetleri işgalinin sona erdirilmesini öngörüyor.
 
14. İsrail’le köprüleri atsa dahi; birdenbire eski dostu Suriye ve Libya’daki rejimleri hemen yerin dibine batıracak kadar pragmatik, kıvrak bir Türkiye var bölgede.
 
15. Kimin kimi hedeflediği sansür edilmiş olsa dahi; “İran’a karşı” füze kalkanına artık bağrını açmış bir Türkiye de var. :Belki, gerekirse Irak’a da kara kuvvetleri sokacak bir Türkiye.
 
16. Bölgedeki diğer iki güçten biri İran, öteki İsrail iken; her ikisinden daha büyük itibarı, esnekliği, manevra kabiliyeti ve gücü mevcut, bölge halklarıyla aynı dini ve dili konuşan bir Türkiye. Hem Arap halklarına hitap eden; hem de, gerektiğinde en kabus rejimlerle, gerektiğinde o tür rejimleri devirenlerle hemen işbirliğine girebilen “pratik” bir devlet.
 
***
 
17. Alın, bu maddeye, ilgisiz “iç işlerimiz”i de ekleyin:
Başbakan Yardımcısı Arınç: Bugün ya da yarın, bedelli askerlik yok!
İçişleri Bakanı Naim Şahin: Her an kara harekatı olabilir!
 
***
 
Şurası doğru; Türkiye bölgedeki rakiplerine nazaran, büyüyen ekonomisi, kocaman ordusu, büyük ihtirasları ve halklar nezdinde itibarı ile büyükçe bir güç olmakta.
Ama bir güç söz konusu oldu mu, soru da basittir:
Ne için?
Kimin için?
Kiminle birlikte?
Kime karşı?
Ne pahasına?
 
***
 
Bir de daha saf bir soru asılı kalır çengelde:
Kendimiz bu kadar kanarken; kendimizi bu kadar kanatırken…
Bölgedeki kan, acı, şiddet, nefret üstüne laflarımız, edalarımız, iddialarımız sırasında boğazımız hiç mi düğüm düğüm olmayacak?
 
 
Beşiktaş Çarşı, Filistin, goller
 
Spor politikaya karıştırılmamalı da; politika sporun içindeyse zaten, futbol bazen tahakküm bazen direniş anlamına da geliyorsa…
Dünyada, BM’de gönderlere Filistin bayrağı çekelim” dedikten sonra, Beşiktaş-Maccabi maçında o bayrağı yasaklamak şöyle bir şey:
Türkler var; Türk bayrağı açabilir. İsrailliler var; İsrail bayrağı açabilir.
Ama Filistin ve Filistinliler yok!
 
***
 
Söz Beşiktaş’tan açılmışken, bu hafta “bizim için” acayip gollü geçti.
Sanırım ligin şu anda en fazla gol atan ve en çok asisti olan takımı Beşiktaş.
Almeida’nın attığını avans verelim;
Bakın bu yıl yollananlardan Nobre 2, önceki yolculardan Serdar Özkan, Burak Yılmaz, Uğur İnceman, bir de kendi kalemize Batuhan!
İlk haftanın asist kralı da Samsun’da attıran Fink!
18 takımın attığı toplam golün dörtte birinden fazlası Beşiktaşlılardan.
Ama onlar Beşiktaş’ta değil!
O yüzden aramızda konuşuyoruz: Bu yıl bir cacık olur mu, diye!
Hele şu bayrakları bir katlayalım; zeki, çevik, ahlaklı ve uysal olaraktan.

(Habertürk)

[Bu yazı 1550 kez okundu]
Umur TALU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[8 Haziran 2013] Demokrasi diye bir baş belası! ... [2 Haziran 2013] Topçu Kışlası Vesayeti ... [3 Mayıs 2013] Kelimelerin azabı! ... [27 Nisan 2013] Barış, hukuksuz olmaz! ... [9 Nisan 2013] Tarih, sınıf, gaz! ... [4 Mart 2013] Künyemizde 50 bin ölümüz. Bünyemiz Barış sayıklar! ... [8 Şubat 2013] Hattını, haddini bilmek... İncirlik, Kürecik, Patriotçuk! ... [3 Şubat 2013] Canlı bomba, patlama, can! ... [30 Ocak 2013] Bin yıl süren andıç ruhu! ... [27 Ocak 2013] Haddini, kıymetini, kıyametini bileceksin! ... [23 Kasım 2012] Devlet sırrı dediğin, kanlı tarihin kara kutusu! ... [9 Kasım 2012] Cinnet vatan! ... [30 Ekim 2012] Ne bu şiddet be Celâl! ... [23 Ekim 2012] Raporlu demokrasi! ... [29 Eylül 2012] Anlamadığım şudur: ... [6 Eylül 2012] Bi gidin yahu! ... [17 Ağustos 2012] Dağın altında 30 yıl! ... [1 Ağustos 2012] Sen utanmıyorsan. Ben utanıyorum! ... [29 Temmuz 2012] Artık size kalmış! ... [14 Temmuz 2012] Limana gelmesin de cana gelsin! ... [30 Haziran 2012] Uf olmuş ama zaten puf olmuş! ... [26 Haziran 2012] Dün gemi olur, bugün uçak! ... [16 Haziran 2012] Bu vatanın ekmeğini yemek... Bu vatanın emeğini yemek! ... [1 Haziran 2012] Hem dert çok, hem mert (pek) yok! ... [6 Mayıs 2012] Astlar, kastlar. Dostlar, postlar! ... [29 Nisan 2012] Yol aynı, yolculuk aynıdır! ... [13 Mart 2012] Bir yumruk çok mu! ... [3 Mart 2012] Gölgen peşini bırakmaz! ... [12 Şubat 2012] 10'uncu Yıl Marşı! ... [15 Ocak 2012] Bin yıllık çoğunluk! ... [30 Aralık 2011] Cinnet cehennemin ölü canları ... [25 Aralık 2011] Kimine kıyak kimine dayak! ... [9 Aralık 2011] Hayat bilgisi! ... [27 Kasım 2011] Bir adım demokrasi, bir adım geri! ... [1 Eylül 2011] Demokrasinin sonu! ... [20 Ağustos 2011] 30'uncu yıl ağıtı! ... [11 Ağustos 2011] Şiddetleri ortak, kaderiniz ortaktır! ... [5 Ağustos 2011] Ölü çocuktan al haberi! ... [21 Temmuz 2011] İşte budur! ... [17 Temmuz 2011] Çokça, bir derviş gibi ... [19 Haziran 2011] İç hizmet, dış hezimet! ...
Umur TALU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™