Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Televizyon bayramda baydı!
4 Eylül 2011, Yazgülü ALDOĞAN
, Yazgülü ALDOĞAN

Uzun bayram tatili sırasında "bir yere gitmem abi, en iyisi İstanbul" diyenler tercihlerinden memnundu, trafik akıyordu, masa bulmak sorun değildi, hayat sakindi. Ne var ki hep sokakta dolaşacak değilsin ya, o televizyon programları! "Filanca yaşlı başlı, hoş sohbet adamdır, koy karşısına iki konuk, sorsun" vaziyeti. İyi de bir susmuyor ki karşısındaki konuşsun! Mesut Yar'ı ayrı bir yere koyuyorum, ama onun da konukları dikkat çeksin diye mi ne, taklitçiler, marjinaller. Neyse benim derdim tanıtıcı reklamlarla. Bayram öncesinden gıcık kaptıklarım var: Sağlık Bakanlığı'nın yaptırdığı anti sigara reklamları örneğin. O ölmek üzere olan adamla kadın var ya, gerçi bütün kanallarda ama, rastladım mı anında değiştiriyorum, bir saniye bile tahammül edemeden! Demek ki yanlış. Ayrıca bu tür reklamların hiç bir caydırıcılığı yok! İzletemezsiniz, inandıramazsınız. Bir başka açıdan yanlışı da hastalara yapılanı. O hastalığa yakalanmış insanları öleceksin diye umutsuzluğa sevketmeye ne hakkınız var? Onlar tedavi oluyor ve iyileşmeye çalışıyor ama siz televizyondan koa hastalığına yakalandıysan ölümü bekle diyorsunuz! Buna da hakkınız yok ki? Bir çok kişinin sinir olduğunu duyduğum bir diğer tanıtıcı reklam ise lösemili çocuklara yardım vakfının. Bir küçük kızın yazdığı mektubu seslendiren sanatçıyı tanıdınız mı? Bir İstanbul Masalı'ndaki konağın hanımefendisi! Onun sesini her duyduğumda benim gözümün önüne Mehmet Aslantuğ'un annesi rolü geliyor ama güya lösemi olmuş da iyileşen küçük kız konuşuyor. Bir de metin yanlış, dinlerken kız öldü sanıyorsunuz ama hayır iyileşmiş! Peki niye o kadar dramatik bir ses tonu? Yetmedi, bitmedi. Bayramı biz yaptık. Ama hayat durmadı. Dünyada kıyamet kopuyor. Hatta iç siyasette de. Başbakan tatil yapıyor olabilir ama Dışişleri Bakanı çalışıyor. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı da, üyeleri de. Ama haberciler tatilde. Televizyonlarda ne dişe dokunur haber var, ne dişe dokunur yorum. Neyse ki yazılı basın henüz ölmedi, bayramda bile gazeteler daha dişe dokunur yayın yapıyor da ne olup bittiğinden haberdar olduk.

[Bu yazı 1638 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™