Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Kelebek gibi süzülen, arı gibi sokanlar nerede?
3 Eylül 2011, Metin MÜNİR
, Metin MÜNİR
Bazı köşe yazarları, bir zamanlar, Erdoğan ve AKP söz konusu olduğunda boksör Muhammed Ali gibi “kelebek gibi süzülür, arı gibi sokar,” idiler.
Sonra, Cahit Külebi’nin sözleri ile, “alem değişiverdi/ ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.”
Erdoğan sopayı gösterdi.
Anladılar ki ya gidecekler, ya munisleşecekler. Nitekim bazıları daha az satan ama istediğini söyleyebilen gazetelere gittiler veya yollandılar. Bazıları ayrıldı.
Bazıları ne gitmek ne de yollanmak istiyorlardı. Bunlar munisleşip sevimlileşme yoluna saptı. Aralarından, belki kucağına alır ve okşar diye, kedi gibi Erdoğan’ın çevresinde dolaşıp postunu bacaklarına sürtmeye başlayanlar
bile çıktı.
Bu arkadaşlara bol şans dilerim. Ama, manzara hoş olmadığı, hatta zaman zaman mide bulandırdığı için, her ne kadar üstüme vazife değilse de, bir şeyler söylemek istiyorum.

Boşuna uğraşıyorlar
Boşuna uğraşıyorlar. AKP’li olmak  Mülkiye’li veya Galatasaraylı olmaya benzer. Nasıl sonradan Mülkiyeli veya Galatasaray’lı olunamazsa,  AKP’li de olunamaz. Onlar kim kendilerindendir, kim değildir bilirler. Sen o listede yoksun ve, ne yaparsan yap, giremezsin.
Bu bir.
İki, Erdoğan unutmaz ve affetmez. Gülünç olduğunla kalırsın.
Bazı insanlar için bırakıp gitmek zordur çünkü statüleri ellerinden gittiğinde geriye kacak olan şeyin ufaklığı ve boşluğu onları ürkütür.
Kabul edelim ki AKP Türkiye’sinde gazetecilik zor bir devir geçiriyor. Ama ne zaman kolay bir devir geçirdi?

Zapturapt altına almak
Gazetecilik, Türkiye’de, meslekler arasında, her zaman en az mükemmel icra edileni oldu. Basın, sivil/asker iktidarların veya iktidar odaklarının fazla zapturapt altına almak
istedikleri sektör.
Hep aynı. Dün basının susturan askerdi. Bugün sivil.
Profesör Nur Vergin’in eşsiz deyimi ile köşe yazıları düşünce hayatımızın bit pazarıdır. Ben kapalı çarşısıdır demiştim ama onunki daha iyi. Daha spesifik ve doğru.
Kapalı çarşıda satılan malların çoğu yenidir. Bit pazarında ise eski, kullanılmış, boyanıp yeni gibi gösterilmeye çalışılmış mallar satılır. Bu mallar bazen ödünçtür, bazen ikinci el, bazen sahte. Aynen birçok köşe yazısında sergilenen
düşünceler gibi.
Ama, ne olursa olsun, eski, veya yeni, taze veya bayat, orijinal veya küflenmiş, dürüstlük esastır.
Veya olmalı. 
NOT:
“Bir çocuğa akıl hastası etiketi vermek, teşhis değil damgalamadır. Bir çocuğa psikiyatrik ilaç verdiğinde onu tedavi etmezsin, zehirlersin.”
Türkiye’de dikkat bozukluğu, hiperaktivite, depresyon teşhisi konan, ağır yan tesirleri olan ilaçlar verilen ve hayatı karartılan binlerce çocuk ve aile var. Bunlar hakkında bir dizi yazı hazırlamak üzere gelecek hafta birkaç gün yazılarıma ara vereceğim.

(Milliyet)

[Bu yazı 1729 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™