Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Demokrasinin sonu!
1 Eylül 2011, Umur TALU
, Umur TALU

Kimi demokrattır…

Sadece “siyasi iktidar”ın başka güçler karşısındaki konumunu dert eder.

Bu da elbet önemlidir.

Çünkü meşru seçimlerin meşru sonucudur mesele, mesela!

Fakat bu demokrat, bir okyanusta gitmekten ziyade, Kadiköy, bilemedin Adalar vapuruna binmiş gibidir.

İskeleye varınca, iş biter.

Elbet, kat edilen mesafe ve merhale, bizim gibi bir ülkenin vesayet tarihi göz önüne alınınca, daha ziyade Rize’den İstanbul’a gelinmiş gibidir ama…

Nihayetinde rota bellidir.

Bir gün (bugün) vuslata varılınca, demokrasi de nihayet gelmiştir!

 

***

 

Kimi de şöyle demokrattır…

Sadece “siyasi iktidar”ın başka güçler karşısındaki konumunu dert etmez…

Tüm güçsüzlerin; çoğunluk veya azınlık; tahakküm, vesayet, esaret, baskı, dayatma altında bulunan ve bunalan kim varsa, hepsini dert eder.

Dolayısıyla, ötekiler gibi “realist, gerçekçi” sayılmayabilir, lakin “gerçekler”e, “hakikat”e daha duyarlıdır.

 

***

 

O yüzden, sadece ilk gemiye binenlerin sefer görevi iskeleye varınca bitmiş gibi olur…

O isyancı mürettebat birden bire kaptanın haso tayfası kesilir.

Muhalif hislerle geçmiş yıllar meyvesini vermiş, armut pişip ağızlara düşmüştür.

Ötekilerin hakikat, muhalefet ihtiyacı ise pek bitmez; çünkü, her güç ve kudret gibi, arkasında “millet desteği” de olsa, nihayetinde parti ve bürokrasi mekanizmalarından, devlet imkanları ve gücünden müteşekkil siyasi iktidar da iktidardır!

Her iktidar, her güç, her kudret, her servet ise…

Altındakilerin hayatını yamultmakla da maluldür.

İster apoletlerle, ister sivillerle; ister lütfettiği bordrolarla ister havuç, ister sopayla.

 

***

 

Demokrasinin bitmek bilmeyen meselesi işte budur.

O yüzden, öyle iskelesi belli bir gemi değil…

Hele hele, çıt pıt bir tramvay hiç değil…

Daha ziyade sonsuzluklara açılmış bir hayaldir…

O hayalin ham olmadığını; çünkü insanların, kitlelerin güçler, güçlüler elinde ham yapıldığını bilecek kadar hakikattir!

O yüzden ne tarihin sonu gelir…

Ne de demokrasinin sonu!

 

***

 

İster durur artık lök gibi oturursun kardeş…

İster hep hop oturup hop kalkarsın.

Baklava börek…

Yolcu yolunda gerek.

 

 

Not: Bu yazıyı yazan; 28 Şubat’ın kazımak istediği, Genelkurmay’ın hiç akredite etmediği, ve hakkında davalar açtığı, şu anda sanık bir kuvvet komutanının gazeteye bile albay yollayarak gıyabında tehdit ettiği…

27 Nisan muhtırasında (normalde pek az gittiği) gazeteye koşarak, genel yayın yönetmenine 8 sütuna “Darbeye hayır” başlığı atarak tarihe ve medya arşivine bir kayıt düşmesi gerektiğini söyleyen (o başlık da atıldı), Balyoz vesaire tüm planlarda “Toplanacak, imha edilecek, susturulacak gazeteciler” listesine kafadan giren, TSK’nın darbeci ve müdahaleci zihniyetine vurmayı ilke edinmiş, TSK içinde alttakilerin ezilmesini damardan gündeme getirmiş, (inancıma göre) harbiden anti-militarist biridir.

Ama demokrasi, sadece askeri vesayetten ibaret bir mesele değildir.

Öyle olsa, Batı demokrasileri hem tarihin hem demokrasinin son aşaması olurdu.

Lakin öyle değil gülüm!

Demokrasi, iktidarlardan ve güçlülerden ziyade; güçsüzlerin meselesi ve hayalidir çünkü!

[Bu yazı 1456 kez okundu]
Umur TALU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[8 Haziran 2013] Demokrasi diye bir baş belası! ... [2 Haziran 2013] Topçu Kışlası Vesayeti ... [3 Mayıs 2013] Kelimelerin azabı! ... [27 Nisan 2013] Barış, hukuksuz olmaz! ... [9 Nisan 2013] Tarih, sınıf, gaz! ... [4 Mart 2013] Künyemizde 50 bin ölümüz. Bünyemiz Barış sayıklar! ... [8 Şubat 2013] Hattını, haddini bilmek... İncirlik, Kürecik, Patriotçuk! ... [3 Şubat 2013] Canlı bomba, patlama, can! ... [30 Ocak 2013] Bin yıl süren andıç ruhu! ... [27 Ocak 2013] Haddini, kıymetini, kıyametini bileceksin! ... [23 Kasım 2012] Devlet sırrı dediğin, kanlı tarihin kara kutusu! ... [9 Kasım 2012] Cinnet vatan! ... [30 Ekim 2012] Ne bu şiddet be Celâl! ... [23 Ekim 2012] Raporlu demokrasi! ... [29 Eylül 2012] Anlamadığım şudur: ... [6 Eylül 2012] Bi gidin yahu! ... [17 Ağustos 2012] Dağın altında 30 yıl! ... [1 Ağustos 2012] Sen utanmıyorsan. Ben utanıyorum! ... [29 Temmuz 2012] Artık size kalmış! ... [14 Temmuz 2012] Limana gelmesin de cana gelsin! ... [30 Haziran 2012] Uf olmuş ama zaten puf olmuş! ... [26 Haziran 2012] Dün gemi olur, bugün uçak! ... [16 Haziran 2012] Bu vatanın ekmeğini yemek... Bu vatanın emeğini yemek! ... [1 Haziran 2012] Hem dert çok, hem mert (pek) yok! ... [6 Mayıs 2012] Astlar, kastlar. Dostlar, postlar! ... [29 Nisan 2012] Yol aynı, yolculuk aynıdır! ... [13 Mart 2012] Bir yumruk çok mu! ... [3 Mart 2012] Gölgen peşini bırakmaz! ... [12 Şubat 2012] 10'uncu Yıl Marşı! ... [15 Ocak 2012] Bin yıllık çoğunluk! ... [30 Aralık 2011] Cinnet cehennemin ölü canları ... [25 Aralık 2011] Kimine kıyak kimine dayak! ... [9 Aralık 2011] Hayat bilgisi! ... [27 Kasım 2011] Bir adım demokrasi, bir adım geri! ... [14 Eylül 2011] Arap baharı, Türk yazı! ... [20 Ağustos 2011] 30'uncu yıl ağıtı! ... [11 Ağustos 2011] Şiddetleri ortak, kaderiniz ortaktır! ... [5 Ağustos 2011] Ölü çocuktan al haberi! ... [21 Temmuz 2011] İşte budur! ... [17 Temmuz 2011] Çokça, bir derviş gibi ... [19 Haziran 2011] İç hizmet, dış hezimet! ...
Umur TALU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™