Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Tutuklama enflasyonu
24 Ağustos 2011, Altan ÖYMEN
, Altan ÖYMEN

Medyanın aramalar-taramalar-tutuklamalara giderek daha az yer vermesinde, herhalde o 'enflasyon'un da etkisi var.

Konuya, pazar günü Milliyet’te Can Dündar değindi. Özetlemek yerine alıntı yapayım. Dedi ki:
“İşçi Partisi, etkili muhalefetiyle tanınan bir siyasi parti...
Aydınlık Gazetesi ve Ulusal TV de öyle...
Bir siyasi parti ve iki medya organı, üstelik Başbakan’ı ilgilendiren siyasi bir konuyla ilgili olarak İstanbul’un ortasında, güpegündüz polis tarafından basılıyorsa, yöneticileri gözaltına alınıyorsa, bu –dünyanın her yerinde- haber midir, değil midir?
Önceki akşam 4 büyük televizyon kanalının ana haber bültenlerini tek tek izledim.
Sonuç endişe vericiydi:
Hiçbirinde baskından tek cümleyle olsun bahsedilmedi.”
Dündar haklıydı. Ben de o haberi doğru dürüst izleme olanağını, ne televizyonlarda bulabilmiştim, ne gazetelerde...
Gerçi şu sırada, malûm, hem ülkemizde, hem dış dünyada önemli olaylar birbirini izliyor.
Ama Dündar’ın da belirttiği gibi, öteki olaylar ne kadar önemli olursa olsun, bunun önemi de büyüktü.
Dahası var. Bürolardaki aramadan sonra dokuz kişi gözaltına alındı ve dördü tutuklandı. Üçü, İşçi Partisi yöneticisiydi. Biri yazar Mehmet Perinçek’ti. Ötekiler, Mehmet Bedri Gültekin ile Erkan Önsel ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Turhan Özlü’ydü.
Niçin tutuklanmışlardı.?
Açıklanmamıştı. Ama İP Genel Sekreteri’ne göre, bürolardaki arama sırasında, aranan şeylerin Başbakan Erdoğan’a Burhan Kuzu’ya ait bazı özel telefon konuşmalarının kayıtları olduğu anlaşılmıştı. Bunlar, iki yıl önce Aydınlık da dahil, bazı basın organlarında yayınlanmıştı.
Başka birçok özel konuşma kaydının sızdırılmasına ve yayınlanmasına göz yumulan bir ülkede, iki yıl önceki o yayınlar, arama ve soruşturma nedeni yapılıyorsa ve hele dört kişinin tutuklanmasının nedeni de buysa, olay daha da önemli, daha da ilginç, haberinin yayınlanması daha da gerekli hale gelmişti.

Tabii, medyanın bu değindiğimiz olayı gereği gibi yansıtamamasının nedenleri arasında, şu da akla geliyor: Aynı tipten olayların ‘enflasyona uğrama’sı diye bir hal var.
Tarihimizin belirli dönemlerinde örneklerine rastlanır; ‘Tutuklama enflasyonu’ bunlardan biridir. 1971-1972 yıllarında ve 1980 sonbaharını izleyen aylarda yaşanmıştır. Yani biri 12 Mart’taki ve 12 Eylül’deki askeri müdahale dönemlerinde.
O kadar çok ev ve büro aranmış, o kadar çok insan gözaltına alınmış, tutuklanmış ve tutuklu kalmaları o kadar uzun sürmüştü ki, bu gibi olayların ‘haber değeri’ giderek azalmıştı.
Gazete yöneticileri gündemde başka önemli haberler bulunmadığı zamanlarda bile, birbirine çok benzeyen o olayların hepsini ayrı ayrı yayınlamanın okurlar için de sıkıcı olabileceği gerekçesini gözönünde tutuyorlardı.
Tabii, dönem askeri müdahale dönemiydi. Bunlardan bazılarının yayınlanmasını, askerler de istemiyorlardı. Hatta bazen bunu yasaklıyorlardı. Ama yasaklamadıkları zamanlarda da, gazetelerin haber değerlendirmesinde belirttiğimiz gerekçeler rol oynayabiliyordu.
Bugünkü, -bu defa ‘sivil’ bir idare altında yaşadığımız- durum da, galiba medya üzerinde öyle bir etki yapacak hale gelmiştir.
Şu ana kadar, özel yetkili mahkemelerin savcılıklarınca sürdürülen kaç soruşturma var? Kaçında kaç kişi dinlenildi? Kaçı telefon kayıtlarıyla, kaçı ortam dinlemesiyle?..
Evleri, büroları arananların, yazılarına, bilgisayarlarına el konulanların sayıları kaç?.. Şüphelilerin kaçı tutuklandı? Kaçı hâlâ tutuklu?..
‘Ergenekon’ adı altında üç yıldan beri açılan 10’a yakın davanın şimdiki sayısı kaç? Hangisinde sorgular tamamlanabildi de, savunma aşamasına geçme zamanına yaklaşılabildi?..
Diyarbakır’daki KCK davasının 30’a yakın duruşması sonunda, hangi aşamaya gelindi?.. Sanıkların tutukluluk süreleri ne kadarı buldu? Ve Mardin, Şırnak, Urfa, Van davaları sanıklarının tutukluluk süreleri?..
Ve, ‘örgüt’ adı altında toplanıp, sanıkları aylarca tutuklu kaldıktan sonra, ne zaman bitecekleri hâlâ tahmin edilemeyen diğer davaların durumları ne?..
Ve bütün o davalarda genellikle ‘dalga dalga’ sürdürülen gözaltına alma dalgalarının, kaçıncısı oluyor şu son 9 kişinin gözaltına alındığı dalga?..
Gazetecilikte kural olarak bunların hepsini devamlılık içinde takip edip, haberlerini sık sık yazmak da gerekir ama, bu gibi ‘tutuklama enflasyonu’ dönemlerinde, bu gerek, çeşitli nedenlerle yerine getirilemiyor işte...

(Radikal 24.08.2011)

[Bu yazı 1246 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™