Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yobazlık jandarması Ramazan magandaları
24 Ağustos 2011, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM
Karıma, “Tatil dönüşü biriki gün İstanbul’da konaklasak da kardeşlerimiz ve arkadaşlarımızla hasret gidersek!” dediğimde, öyle bir baktı ki, sanarsın “Kirpinin üstüne oturur musun?” diye sormuşum!
Eh, kendi açısından haklı. Geçtiğimiz yıl, tatil yine Ramazan’a denk gelmiş, dönüş yolunda konakladığımız İstanbul’da, kirpinin üstüne oturmasa da, yobazlığın envai çeşidi ve Ramazan magandalarıyla tanışmıştı!
İstanbul’ a varınca aradığım Edip, güneş parıltılı ipek sesiyle “Şairim, hiçbir yere söz verme, akşam birlikteyiz!” demişti. O gün Ayten ve Edip Akbayram’la kucaklaşmaya gittik. Buluştuğumuz lokanta, İstanbul’un ‘mutena’ semtlerinden Moda’nın ‘mutena’ mekânlarından biriydi. Ama, dinci siyasetin kıskacında ve yobazlığın itinayla kurumsallaştırıldığı bir ülkede, mekânınız ‘mutena’ olsa ne yazar, olmasa ne?
Karım bir bardak beyaz şarap istemişti. Edip, şarabın gelmeyişini ‘garson unutkanlığına’ yordu ki, incelikle, “Bir de beyaz şarabımız vardı!” diye anımsattı. Garson, “Niyetli müşterilere saygı nedeniyle iftar saatlerinde alkol vermiyoruz!” diye zırvalamaya başlayınca, Edip’in sabırla öfke arasında gerildiğini hissettim. Kendimi tutamayıp, “Niyetliye saygının yolu niyetsize saygısızlıktan mı geçiyor? Ayrıca, alkole günah biçen birinin içki içilen lokantada ne işi var?” diye söylendim. Edip yine de inceliğini bırakmadan, “Hanımefendinin şarabını lütfen hemen getirin!” diye uyardı. Az sonra şarap gelmesine geldi de, bu kez de ‘illegal’ kılıfında, su bardağında getirildi. Akılllarınca karım şarabı baktırmadan, ‘niyetliye’ çaktırmadan içecekti! Garsonbaşı Edip’e eğilip “İftar geçene kadar bununla idare etseniz!” diye vızıldadı. Yani: dinci yobazlık, Edip’in incelik yuvası aydın kişiliğine karasinek gibi konmaya yeltendi. Edip de tükürüp attı: “Başkasına duyulan saygı, konuklarıma saygısızlık içeriyorsa, bunu terbiyesizlik sayarım!” dedi. Benim korktuğumsa, böyle ilkelliklere, böyle hödüklük ve yavşaklıklara asla tahammülü olmayan Ayten’in patlamasıydı ki, o da patladı. Ayten’in öfkesi karşısında garsonun benzi şeftali kırmızısına, şefininki seccade yeşiline döndü! Karımsa, sanki her şey onun başının altından çıkmışcasına sarardı! “Vay ki vay halimize, dedi Ayten, Moda’da bu oluyorsa, gerisini sen düşün!”
Ertesi gün yaşadığımız ise akşamkinin üstüne tüy dikti! Taksim’den bindiğimiz taksiyle, dur kalk Beşiktaş’ta giderken, ‘nefislerini terbiye etmek için’ tuttukları oruçları başlarına vurmuş terbiyesizler sürüsünün kavgası arasında kaldık. Kaplumbağa hızıyla yürüyen trafikte, iftara çakal hızıyla yetişme yarışı yapan magandalar sopalarla birbirlerine girdiler. Küfür ve korna sesleri eşliğinde, iftara yetişme yarışındaki açların saldırısını izlemeye koyulduk. İçinde tutuklu kaldığımız aracın camına dek kan sıçradı. Karım korkudan kupkuru olmuş bir sesle “Acaba eve dönebilecek miyiz?” diye inleyince, aracımızın şöförü “Bayan ne istiyor?” diye sordu. “Birşey istemiyor, korktu!” dedim. “Biraz kalsın, alışır; iftar saatinde bunlar normal!” dedi. “Barbarlığa ve ilkelliğe alışmak gibi bir niyetimiz yok!” dedim. Şöförün yüzü biraz asıldı! Karım, kavga havası sezip, sakin olmam için beni uyardı. Şöför yine kulak kesilince, karımın sözünü, “Bunların kitabını okuyunca imrenmiştim, gelip görünce iğrendim!” diye anlayacağı dile çevirip konuşmamızla ilgili merakını gidermeye çalıştım! Dönüp uzun uzun baktı karıma. ‘İftarı bizimle mi açmaya niyetleniyor?’ diye pirelenip ‘yenmeye’ hazırlık duruşuna (yani karşı vuruş hazırlığına) geçtim. Neyseki döndü önüne...
Ramazan ayı geldi mi ahlaksızlıkta, magandalıkta, haddini bilmezlikte ‘ucuzluk sezonu’ başlıyor! Küfür zaten bedava! Kurban ayında hayvana dönük vahşetin bini bir para da, Ramazan ayında insana dönük dehşet sanki ondan pahalı mı? Oysa ki, Müslüman aleminde Ramazan ‘nefsin terbiye edilme ayı’ diye tanımlanır. Ama şu hale bak! ‘Gel yarış!’ desen, ayı bile gelip Ramazan ayı magandalarının ilkelliği ve terbiyesizliğiyle yarışmaya utanır!
Demek ki ‘nefsin terbiye edilme’ yolu, bunların kitabında terbiyesizlikten geçiyor. Geri geri gelen kamyon sürücüsüne ‘Gel, gel!’ diye yardımcı olan park değnekcisi gibi, ‘toplumsal geriye gidiş’ yobazlığının da değnekçileri var. Yazdıkları gazetelerde “Gerçek müminler, kamuya açık yerlerde dine aykırı davranışlara müdahale etmekle yükümlüdür!” diye fetva veren ulema takımının, dinci yobaz sürüsünün, şeriatçı hacı hoca bozuntusunun, Ramazan geldimi tüyü kabarıyor! Her biri bir medya köşesinde, geri vitese geçmiş topluma ‘Gel gel!’ diye delleniyor da delleniyor!
Kiminin yumruğu şortlu kızın gözünde, kiminin sopası sigara içenin yüzünde; kiminin laneti oruçsuzun izinde; kimi cennet kapısının bekcisi, kimi şeriat tetikçisi; kimisi devrimci sanatçının mezarına bile saldıracak denli şerefsiz, kuduz sürüsü; kimisi şalvarından sarığına dek yozluğun, yobazlığın irisi...Tamamı dinci faşist sistemden besleniyor. Bizden de, ‘Ayların sultanı Ramazan geldi, hoş geldi!’ dememiz bekleniyor!
Oldu olacak, ‘Nefsin terbiye edilme zamanı’ olan bu ‘kutsal’ ayın ‘kutsiyetini’ zedeleyenlere karşı ‘yetkililer’ daha ciddi önlemler alsınlar! Sözgelimi, oruçsuzun ağzı dikilebilir, elleri kırılabilir. Tıpkı, kölelik döneminde okuma yazma öğrenmeye hevesli kölelerin ağızlarını diktikleri, parmaklarını kırdıkları gibi. Hazır, tarihte böyle örnekleri de var. Ne bekliyorlar? Açlıkla nefsini terbiye eden gerçek mümini kışkırtan her şeye, caydırıcı gücü olan cezalar getirilebilir. Sucudan sucukçuya sokak satıcılığı ‘terör eylemi’ kapsamına alınabilir. Ramazanda alkol izni külliyen iptal edilebilir. Bütün lokantaların açık olma süresi, iftar saati ile sahur davulcusu ve imamın sabahın köründe minareden nefesinin son kertesiyle bağırması arasında sınırlanabilir. Maliye ve belediyenin ‘yemeyi’ çağrıştıran ‘ye’sinde, ‘nefsin terbiyesi’ gibi bir ölçü olmadığı için, bu kurumlar hariç, tüm kurum, kuruluş ve sözler, ‘özel yetkili imamlar’ca denetlenebilir. Sözgelimi, bu kutsal ayda şort giyen Kadriye’nin katli neden vacip olmasın? Adının ‘ye’ takısı yetmezmiş gibi bir de şort takıntısıyla dolaşacak! Yetkili imam ona ‘katli vacip’ demesin de kime desin?
Merak etmeyin: Yobazlık jandarmaları ve açlıkları başlarına vurmuş magandaların barbarlığı karşısında böyle eli kolu bağlı beklenirse, sonunda o günler de gelecek! Evet, eli kolu bağlı pasif savunma hali, ilkelliğe teslim olmayı beklemektir. Pasif savunma halinin uygarlığı savunmaya gücü yetmez. Şahsen ben, pasif savunma halinin de yenilgi hali olduğunu; savunmayı olanca güçle karşı atağa yükseltmeden kazanmanın mümkün olmadığını düşünmekteyim. Aktif karşı dövüş vermeksizin, pislikten yakınmakla yetinmek, giderek o pisliğe alışmayı getirir. Başka çare yok: insan yakındığı şeye karşı dövüşmeyi bilecek!
Ramazan’la birlikte, sanki ‘açlıkla nefsin terbiye ayı’ değil de, ‘açlığı başına vuran’ magandaların terbiyesizlik yarışı başlıyor; ya da yobazlık jandarmalığına başvuru dönemi! İşin iç yüzünü bilen için bunda anlaşılmaz bir şey yok! Anlaşılmaz olan: gerçek açların başına açlığın bir türlü vurmaması; oldum olası açlığın kıskacında yaşamaya çalışan yoksul emekçi halkın rüzgârsız, dalgasız, çağlamasız şu sabır kuyusu hali....

(SolHaber 24.08.2011)

[Bu yazı 2546 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™