Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
DÜŞÜNCE EYLEMİ!
8 Ağustos 2011, Mustafa ÇEBİ
, Mustafa ÇEBİ
Düşünce denilen şey; “eylemin tasarlanmasıdır”. Sayısız deneyimlerin kısaltılmış biçimde beyine aktarılması. Düşünmek için; daha önceki deneyleri “anı” olmaktan çıkarıp “yaşantıya” dökmek gerekir.
 
İnsanın, doğa alışverişindeki çabası bir karşı doğa yaratmıştır. Doğa, insan ve kültürü etkileşimli şekillenme sürecinde düşünce de, bilimsel, teknik açıklayıcı sistemler ve uzmanlarının anlayabileceği oldukça karmaşık disiplinli soyut alanlara ulaşmıştır. Büyü, efsane ve tanrılar arasından, tekniğin merceğine geçerek; kosmosun en uzak noktaları ve varoluş olasılıklı düşlere dokunmaktadır…
 
Gelişme ve tutsaklık!..
 
Gelişme dediğimiz; teknolojik umut ve korku paketinin insana sunulmasıdır... Pazar ve rekabet koşulları da var pek tabii peşinde! Bireyin “ayrık” savruluşunun, gelişmedeki motor güce katkısı ve yabancılaşması, makro sistemdeki kriz sesleri ile birlikte düşünüldüğünde; geleneksel ihtiyaçlara tıkalı olan bir sürecin de sonuna geldiğimiz anlaşılabilir… Buradaki soru; değişmekte olan süreci, hangi güçler nasıl tasarlamakta, biçimlendirmek ve yönetmek istemekte!..
 
İnsan dünyaya geldiğinde anlamlandıramadığı bir çevre, duygular ve algılarladır. Rol modeller ve dil aracılığıyla çevresine eklemlenir. Kişisel varlık farkındalığının eğitilerek kabuğuna çekileceği ve öznesiyle bir daha buluşamayacağı “şeyi” kabullenmesi; ve üretim ağı üzerinde tanımlanan yapay hayatına tutunması zorunludur… Yol göstericiler, çevre yığıntıları ve paranoyalarla yüzleşir... Ölü topraklara yerleşir. Yapay “umut”larını bir tedavi gibi sırtlanabilir artık...
 
Düşlemek aldatıcı da olsa hiç yoktan iyidir. Kısa hayatlara pozitif enerji gerek. Umut ve hedef; fonksiyonların örgütlenmesi, işlev kazanma için zorunlu. Sömürge tipi ortam; insanın işlevini kontrol eder ve önüne marka havuç hedefler bırakır. Bilinçaltı çöplüklerinde “sevindirik” voltalar atılmaktadır!.. Kitlelerin kaderlerini umut hayaller çizer. Herkesin ve hiç kimsenin hayatlarıdır bunlar...
 
 “Umut” ve “şans”la kuşanılır! Rekabetçi ve ötekileştirici bir çatışmanın hoşgörüsüzleri; iyi ve doğru benlerdir…   Sosyal su bitti, çimento hormonlu. Bir kumarhane ortamı ve helası burası! Para gerek… Hayallere, kabuslara ve gerçeklere dokunmaya… Duyduklarımızı test etmeye; pis kokulu hikayelerin bokunu çıkarmak için… Tv lerden, Esprilerden… Sindirdiklerimizin, dışkılarını bırakmak ve ölmek için...
 
İyi haber
 
Hiç hak etmedikleri küresel felaketle yüzleşmekteler Afrika halkları.

Para tanrısı, sömürücüler eliyle dünyayı ve insanı ticari bir metaya çevirmiş, yönetiyor. Yığınlar çarpıştırılıyor, kafeste tutuluyor, sistemler üzerinden tarif ve kontrol ediliyor… 
 
Ekolojik sistem, katılım, paylaşımda hak ve eşitlik arayışlarımız önemli oysa!… Yardımlaşma ve karşılıksız paylaşmalı evrensel duygularımıza yabancılaşmamak!.  
 
Hayata dairtemel ve ortak sorular sormak ve cevaplarını sorgulamaktan vazgeçemeyiz. Ve özgürlükleri desteklemekten!   Ötekileştirmeyen kültür esprisini olgunluğundan ve bunu üretmekten de vazgeçemeyiz! Ticarileştirilmemiş düşünce, duygu ve değer dengelerini evrensele açık tutmaktan ve bunu paylaşmaktan vazgeçemeyiz… Doğanın metalaştırılması; Nükleer enerji, Hidroelektrik santral, Tarım emperyalizmi üzerinden sömürgeci oyunlara karşı koymaktan da vaz geçemeyiz.
 
Kitleler üzerine salınan; korku, baskı ve itaat kodlarıyla insan ve kültürünü yöneten çetelerin; ortamdaki kurum ve duyguları kan akıtarak biçimlendirmek istemelerine; BM kararlarına, Nato bombalarına sivil gücümüzle karşı koymaktan da vazgeçemeyiz…
 
Reklamsız yaşam
 
Evrensel insan bütünlüğünden, tüketim psikolojisiyle bilinçaltlarımıza sokuşturulan; bu “masum, bencil“ duygulara mahkum olmak acı!... Bilinçaltımız bu histeri bataklığında çırpınıyor… Reklamlar yasaklansın! Onlarsız yaşamak önemli bir insan hakkı!.. Faşist liberal zehrin bilinçaltlarına propaganda akıtmasına son vermeliyiz. Tüketim etkili afyonlarla hayatlarımız baskılanmamalı. Auschwitz kampları örneğinin süreğeni; ve ince hesaplanmış bir tutsaklık kültürü bu!…
 
Tüm halklar, evrensel akışın; barış ve kardeşlik meşruiyetini hiç bırakmamalıyız.   Doğanın gizi içinde var olabilme düşünü yaygınlaştırmalıyız. Evrensel insan, barış oluşumunu her alanda güçlendirendir…
 
Rasyonel akla yükümlülük; dünya halklarının ve insanın özgürleşme sorunlarını çözmez… Ancak tüm algılarınızı evrenselden denetleyebilirsiniz… Bunu anlarsınız. Bilinçaltlarımızda olanlardan arınmada rasyonel akıl değil; evrensel soluklar eylemci ve yol göstericidir.
[Bu yazı 2354 kez okundu]
Mustafa ÇEBİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[15 Eylül 2014] Batakta Eleştiri ... [20 Ağustos 2014] 'Eşitin Dili'... ... [18 Haziran 2013] Hadi bakalım ... [12 Mayıs 2013] Mantıklı Şaşkınlık... ... [5 Mayıs 2013] Hayat ve Sanat... ... [25 Nisan 2013] Romantizm ... [17 Nisan 2013] Sömürü Cenneti ... [8 Nisan 2013] Can suyu ... [25 Mart 2013] Yardımlaşma Batağı... ... [15 Mart 2013] Aşşa.lık İktidar! ... [24 Ekim 2012] Yaşama Övgü ... [10 Eylül 2012] Eti ile Kemiği ... [3 Eylül 2012] Güç ve Nedensellik... ... [21 Haziran 2012] Çocukça Şeyler... ... [11 Haziran 2012] İnsan ve Hakları ... [5 Haziran 2012] Kürtaj Fikirler ... [16 Mayıs 2012] Tiyatrodan Sövgüler... ... [7 Mayıs 2012] Sanat ve devlet ... [26 Nisan 2012] İlişki-ler... ... [19 Nisan 2012] Düşler ve Hayat! ... [8 Nisan 2012] Özgürlük... ... [28 Mart 2012] Ucube Ustam! ... [22 Mart 2012] Sosyal Piyasa! ... [5 Mart 2012] Son ötekim ... ... [27 Şubat 2012] Öteki ... [20 Şubat 2012] Belirsizler... ... [6 Şubat 2012] Hayata dönüş ... [31 Ocak 2012] Küçük gruplar... ... [6 Ocak 2012] Devlet ve İnsan! ... [23 Aralık 2011] Hayata ve geleceğe. ... [22 Kasım 2011] Sokaktan... ... [11 Kasım 2011] İsyana davet! ... [11 Ekim 2011] Korkudan Korunmak. ... [22 Eylül 2011] Kavramsal elegeçirilmişlik. ... [6 Eylül 2011] Başbakan olsam ... [22 Ağustos 2011] Küçük insan. ... [29 Temmuz 2011] HALKLARI KIRDIRAN!.. ... [13 Temmuz 2011] Yeni yaşam ve Anayasa ... [5 Temmuz 2011] Küresele Karşı Evrensel.(2) ... [22 Haziran 2011] Küresele Karşı Evrensel.(1) ... [11 Haziran 2011] Korkma ey halkım! ... [1 Haziran 2011] İtaat, isyan ve arayışlar! ... [22 Mayıs 2011] Oyun ve diyalektik ... [6 Mayıs 2011] Promosyon "CENNET" ... [22 Nisan 2011] "İtaat" ve Seçimler... ... [15 Nisan 2011] Sümeyye ötelenince, kültür höt'ledi!... ... [13 Nisan 2011] Seçim "Hiç sorun değil!" ... [6 Nisan 2011] Demokrasi ve Vicdan ... [28 Mart 2011] Kim öldürüyor bebekleri ... [21 Mart 2011] Sevgilim Fukuşima ... [28 Şubat 2011] "ABD Büyükelçi eleştirisine" çözümlemeler! ... [12 Ocak 2011] Ucube değil; "insandır sanat". ... [5 Ocak 2011] Sonuç baskılı süreçler. ... [27 Aralık 2010] iki dil, küresel bir ayar. ... [14 Aralık 2010] "Yumurta öğrenciliği üzerine!.." ... [2 Aralık 2010] Dünyanın Ergenekonu, Wikileaks ... [25 Kasım 2010] Füze kalkanlı demokrasiler. ...
Mustafa ÇEBİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™