Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
NE SAĞCIYIM NE SOLCU.
29 Temmuz 2011, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
Tüm Dünya’da olduğu gibi, ülkemizde de, kitleleri gerçek toplumsal sorunlardan uzak tutmaya çalışan egemenlerin; din, vatan ve millet olgularını kullanmak konusunda oldukça başarılı oldukları yadsınamaz.
Magazin, seks ve futbol da aynı amaçla kullanılan, görece daha “hafif” araçlar olmakla birlikte, özellikle günümüzde daha etkin oldukları bile söylenebilir.
“Ne sağcıyım, ne solcu. Futbolcuyum futbolcu.” önermesinin de kitlelerin gerçeklerden uzaklaştırılmasına ilişkin olduğu bilinen bir gerçektir.
Temmuz ayının başından beri Türkiye’de yaşanmakta olan futbol depreminin, bir yönüyle, futbolseverleri çokça üzen sonuçlar meydana getirdiği gözlemlenmektedir. Ancak sürecin, toplumsal sorunlara ilgisiz olan geniş kitleleri rüyadan uyandırmak ve bazı toplumsal gerçeklerle yüzleşmelerine yol açan, olumlu bazı etkileri olduğunu da memnuniyetle izliyoruz.
Kabul etmek gerekir ki, iktidar sahiplerinin her alanda koşulsuz bir egemenliklerinin olduğu gerçeği, yaşananlar sayesinde, apolitik kitlelerce de kavranmıştır artık.
Özel Görevli Mahkemeler’in, başta savunma hakkı olmak üzere, tüm adil yargılanma kriterlerine aykırı birer “yargı” makamı olduklarını, futbolcular da anladı sanırım. Sağır Sultan duydu mu bilmem…
Tutuklama denen “tedbir”in, tutuklanan siz olmadıkça fark etmeyeceğiniz türden, basit bir tedbir olmadığı da, oldukça travmatik bir yolla kitlelere hissettirildi yaşanan süreçle birlikte. Çağrı üzerine yurt dışından gelerek ifade veren insanların, hangi mantıkla, kaçamasınlar diye tutuklandıklarını anlamak, ömrünce bu tarz olaylara kulak tıkamış futbol ve magazin izleyicisi için pek kolay olmasa gerek.
Televizyon kameralarının önünde polislerce, tepelerinden bastırılarak arabalara tıkılanlar; Ümraniye Canavarı, sokak serserisi, hırsız, eski bir özel harekatçı, emekli bir asker, terörist, gazeteci ya da zararlı fikirler taşıyan bir yazar ise, kanal değiştirip Fenerbahçe’nin maçını izlemeyi yeğlemek bir seçenekti geniş kitleler için. Ancak, Fenerbahçe Başkanı’nın arabaya tepildiğini görmek, dahası başkanlarının oradan oraya sürüklendiğini televizyondan canlı yayınla izlemek, milyonlarca futbolsever için oldukça sarsıcı olmuştur diye düşünüyorum.
Başkanın emniyet albümüne giren numaralı fotoğrafının, gazetelerin ilk sayfasında teşhir edilmesi ne kadar da onur kırıcı değil mi?
Oysa, yalnızca emniyet albümünde fotoğrafı olduğu için “olağan şüpheli” olan yurttaş sayısı pek te azımsanacak gibi değil yaşadığımız bu güzel ülkede. 
Neyle suçlandığını bilmeden, yıllarını hapishanelerde geçiren yüzlerce “gizli soruşturma” mağdurunun kimler olduğunu bile bilmeden, televizyon ve gazetelerde telefon konuşmalarını duyan ve okuyan insanların; gizli soruşturma dosyalarındaki telefon kayıtlarının işporta tezgahlarında pazarlanıyor olmasının, özel hayatın gizliliği ve adil yargılanma ilkesi ile bağlantısını anlamalarını beklemek saflık olur herhalde. Ancak, yargılanmanın da, futbol oyun kuralları gibi bazı kurallarının olması gerektiğine dair bir hissiyatın, futbolseverlerde de gelişmekte olduğunu gözlemlemek, bu sürecin diğer bir olumlu yanı gibi görünüyor.  
***
Ve masumiyet karinesi ya da “aklan da gel kara” önerisi…
Yargıya güvenmek veya güvenmemek gibi, ilgisiz kavramlarla birlikte tartışılan “masumiyet karinesi” kavramının, son sürecin en gözde konusu olduğu açıktır. Ancak, bilinçaltı bir yargıyla yine suçsuzluğunu ispatlanmasını şüphelilerden bekleyerek…
“Suçsuz olduklarından emin olduğumuz arkadaşlarımızın, yargılama sonunda aklanacaklarına inanıyoruz.” cümlesinin içindeki sakat masumiyet anlayışından söz ediyorum. Buradaki sakatlık ise, genellikle yargıya güven kavramıyla tamir edilmeye çalışılmaktadır. Oysa yargılamayla elde edilen (umulan) sonuç, şüphenin ortadan kalkması ya da ispatlanmasıdır. Yargılama, akla karanın ortaya çıkmasıdır. 
Sürecin bu bağlamda en olumlu yanı, yukarıda değindiğim eksiklik ve aksaklılarına karşın, geniş kitleler tarafından ilk kez kolluk, savcı, mahkeme, basın ve sanıklar yönünden konunun tartışılıyor olmasıdır.
Yıllarca, basit olaylar olarak üzerinde durulmayan;
Polisin fütursuzluğu,
Tutuklamanın istisna ve tedbir olmaktan çıkarılıp olağan bir uygulamaya ve giderek cezaya dönüştürülmesi,
Gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında gerçekleştirilen saygısız ve yargısız infazlar,
En hafif deyimiyle bir hukuk garabeti olan Özel Görevli Mahkemelerde (Eski DGM) sürdürülen, Ergenekon, KCK ve pek çok örgüt yargılamasında yaşanan hukuk ihlalleri, ilk kez futbol sayesinde geniş halk kitlelerinin ilgi alanına girebildi çok şükür.
Kitleleri futbolla uyutmak isteyen egemenler, son operasyonla adeta kendi kalelerine gol atmışlardır. Futbolun artık sadece futbol olmadığı gibi, futbolcu olmak ta gerçeklerden kaçmak için yeterli değildir artık.
Artık, ya sağcı olacaksınız, ya da solcu. Yaşamanın, en ciddi politik etkinlik olduğu artık görülmüştür. Herkesin bir politik seçeneği olmak zorunda…
***
Konuş…
Sıra sende…
[Bu yazı 2178 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™