Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Tamamı davar çobanı oldu!
20 Temmuz 2011, Necati DOĞRU
, Necati DOĞRU
Yanlış anlaşılmasın.
Çoban da bir.
Profesör de.
Ayrım yapmam.
İnancım, dünya görüşüm, aldığım aile terbiyesi, vicdanım “bir insan olarak profesörü çobandan üstün görmeye” katiyen izin vermez. Bu kıyaslamayı konuyu iyi anlatmak için yapıyorum: Bir cahil köylü, okumamış, “adalet nedir-hak etmek nedir- adam kayırmak nasıl bir mikroptur- iktidara gelenin adam kayırmasının topluma yaptığı kötülükler nedir- hukukun üstünlüğü ne demektir- tarafsız kalmak nedir- vicdani bağımsızlık neyi emreder” sorularıyla hiç karşılaşmamış, bunlar üzerinde hiç düşünmemiştir.
 
Davar çobanının ezberi şunlardır:
Bal tutan parmak yalar.
Bize güçlü adam lazım.
Ben oyumu güçlüye vereyim.
Güçlü  biri başa geçsin.
Duble yollar yapsın.
Adliye sarayı diksin.
Ülkede inşaat çoğalsın.
Varsın kendi adamını kayırsın.
Devlete yandaşlarını doldursun.
Üniversiteye kendini destekleyen akademisyeni profesör yapsın. Yeter ki, beni de düşünsün.
Davar çobanı böyle diyebilir.
 
Xxx
 
Fakat bir hukuk profesörü, dağdaki bu cahil çoban gibi düşünebilir mi? İktidar olmuşların kendi adamı saydıkları bir profesörü, devlet üniversitesine atama yapmanın aleti olabilir mi?
Davar çobanı bu:
“Bal tutan parmak yalar” diyebilir.
Fakat hem de Anayasa hukuk profesörü olmuş bir bilim adamı, davar çobanı gibi düşünüp, “iktidar balı yutmaya” yatar mı?
Aynen böyle oldu.
TV’lerde söyleşilerden tanıdığımız, görüşlerini dinleyip doğruları bulmaya çalıştığımız 2 tane Anayasa Hukuku Profesörümüz Prof. Dr. Serap Yazıcı ile Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, “bal tutan parmak yalar-bize güçlü bir adam lazım” düşüncesindeki davar çobanı düzeyine düştüler.
İsim vererek yazıyorum
Çünkü gazetelere haber oldu.
Haberin içeriği şöyle: Düşünceleriyle, görüşleriyle, yazılarıyla, konuşmalarıyla ve mücadelesiyle iktidara yakın duran eski Anayasa Mahkemesi Raportörü  Doç. Dr. Osman Can, devlet üniversitesi olan  Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anabilim Dalı’nda doçent olmak istiyordu.
Fakat doçentlik kadrosu yok.
Yani yeni doçente ihtiyaç yok.
Nitekim Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “Bizim bir yeni doçente ihtiyacımız yoktur… Bizim bir araştırma görevlisine ihtiyacımız vardır…” diye rektörlüğe yazı yazdı.
Xxx
 
Fakat ilan verilmişti.
Bir doçent alınacaktı.
Alınacak doçentin kim olacağını da 3 Anayasa Hukuku Profesöründen oluşan bir bilim jurisi seçecekti. Bu kürsüde sadece 1 tane Anayasa Hukuku profesörü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu idi ve o da “bizim fakültenin doçente ihtiyacı yok” diye ilgilileri sözle ve yazıyla defalarca bilgilendirmişti.
Ne oldu tahmin edin.
Postadan bir zarf geldi.
“Fakültemizin doçente ihtiyacı yok” diyen Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’na; “Kimin doçent olarak alınacağını belirlemek için şart olan 3 kişilik jurinin  üyesi olarak seçildiği ve doçent olmak isteyen adayın da hukukçu Osman Can olduğu” bildirildi.
Juriye 2 profesör daha lazım.
Onlar da düşünülmüş.
İktidar Partisi AKP’nin “Anayasa Taslağı Hazırlama Heyeti”nde yer alan Prof.Dr. Serap Yazıcı ile Prof. Dr. Mustafa Erdoğan dışardan atanan juiri üyesi yapıldılar.
 
Xxx
 
Oylandı.
Prof Kaboğlu hayır verdi.
Prof Yazıcı evet verdi.
Prof Erdoğan evet verdi.
Doç Osman Can devlet üniversitesinin Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’na atandı. Böylece; “bal tutan parmak yalar-bize güçlü iktidar lazım” düşüncesindeki davar çobanı kalitesi üniversiteye taşındı. Biz bu kayırmacılıkla-torpille-iktidara alet olmakla bu ülkede “hukukun üstünlüğünü” nasıl kuracağız?
Bizim toplum!
Çobanıyla profesörüyle!
Politikacısıyla!
“Hukukun üstünlüğünü” gerçekten istiyor mu? İstese Kemal Kılıçdaroğlu gibi  bir lider, “hukukun üstünlüğünü bir yana bırakıp madem ki halk seçti bizim milletvekillerini meclise alın, yoksa biz yemin etmeyiz ama milletvekili maaşını almaya devam ederiz” diyen anlamsız bir eyleme girebilir mi?
Tamamı davar çobanı oldu!
[Bu yazı 2333 kez okundu]
Necati DOĞRU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [95]
[25 Ağustos 2014] Vicdana sığmaz! ... [20 Ağustos 2014] Söz! ... [6 Ağustos 2014] Ona oy verene!.. ... [17 Temmuz 2014] Talih Kuşu'nu ağaca bağlayıp vurdurttu! ... [10 Temmuz 2014] Korunan belli! Koruyan açık! ... [29 Haziran 2014] Cılk çıktı! ... [5 Haziran 2014] Demledi! ... [19 Mayıs 2014] Tokatçı! Tekmeci! Fıtratçı! ... [12 Mayıs 2014] Diktatörün psikolojisi! ... [28 Nisan 2014] Kılıç'ı hacamat edecekler! ... [11 Nisan 2014] En korkunç sağır! ... [4 Nisan 2014] 'Putin'imiz oluyor! ... [10 Mart 2014] Sabah'ın yeni sahibine Elazığ içme suyu bağlandı! ... [17 Şubat 2014] Şişkin egolu CHP'li! ... [12 Nisan 2013] Tayyip'in "T"sini de silmeli! ... [4 Nisan 2013] Çıkın-mıkın! ... [18 Mart 2013] Kesme narkozu uyanmasın! ... [13 Mart 2013] Doğayı yok ediyor! ... [28 Şubat 2013] Fedarasyon Başkanı hesapsız çıktı! ... [10 Şubat 2013] Neşter yemiş Paşa'yı ziyaret çocuk aldatma! ... [9 Şubat 2013] Helal Lokanta'ya geldik! ... [18 Ocak 2013] Badem Bıyık Düzeni ve Adana! ... [9 Ocak 2013] Koktu bu ayaklar! ... [24 Aralık 2012] Panter Ceyda ile Koç Murat'ın davası ışık oldu! ... [10 Aralık 2012] Milletvekilimiz sen bize dürüstlük ver! ... [25 Kasım 2012] Kitaplı strateji gitti! Derinlik yerde kaldı! ... [16 Kasım 2012] Onların babası Bakan! ... [6 Kasım 2012] Nimet Hanım, nimetinizi göremedik! ... [18 Ekim 2012] Zengin hacı, fakir hacı uçurumu da açıldı! ... [22 Eylül 2012] Pusu davası bitti! ... [17 Eylül 2012] Yine şehit var çünkü orada petrol var! ... [7 Eylül 2012] Asıl soru: Böyle zavallı ordu olur mu? ... [26 Ağustos 2012] Çarpıtma cevap geldi! ... [14 Temmuz 2012] Koltuk kapmak için değil... ... [8 Temmuz 2012] Sel öldürmedi! Bakan öldürdü! ... [2 Temmuz 2012] En zevklisi çalışan insanı seyretmek! ... [11 Haziran 2012] Rahminde ticari taş keşfedilince Antalya toprağına kürtaj yapıldı! ... [21 Mayıs 2012] Korkmayan bir işadamı çıktı, Başbakan'a mektup yazdı! ... [18 Mayıs 2012] Memur emeğinin egzoz gazı kadar değeri yok! ... [12 Mayıs 2012] Bugün futbol günü! ... [6 Mayıs 2012] 5 yıldır deniz kıyıyı yedi, projeci iktidar seyretti! ... [18 Nisan 2012] 28 Şubat'dan önce! 28 Şubat'dan sonra! ... [14 Nisan 2012] Askerler ringten atılınca eldiveni halk giyebilse! ... [8 Nisan 2012] Çak çiviyi Doğu'da! Ye pastayı Batı'da! ... [2 Nisan 2012] Eğilmeyen 2 yazarı da attılar! ... [24 Mart 2012] Dinci eğitim reformu "çürümenin" üzerine oturdu! ... [18 Mart 2012] GS ile FB derbi oynuyor, Spor Bakanı kazanıyor! ... [10 Mart 2012] Gazeteciler, eski haberin yeni yanını atladılar! ... [7 Mart 2012] İlkokula dini sokanı hayat da çarpar, Allah da! ... [1 Mart 2012] Seydişehir'in üstüne oturan barajı da patlattı! ... [21 Şubat 2012] Tayyip zengini 4 işadamı neden gizlenir! ... [17 Şubat 2012] Hortumlama zirve yaptı! ... [15 Şubat 2012] Perdeyi aralayan o savcı bir konuşsa! ... [9 Şubat 2012] Biri yoksul tinerci! Diğeri dindar torpilli! ... [3 Şubat 2012] Spor ahlakı acı bir badem midir? ... [27 Ocak 2012] Bakan Bey, Davos'dan koftiyi ambalaja alma tarifi verdi! ... [22 Ocak 2012] Demir gibi geldi kıkırdak oldu! ... [18 Ocak 2012] Devenin hörgücü! ... [10 Ocak 2012] Cambaz! ... [7 Ocak 2012] Gericilik bayramı! ... [2 Ocak 2012] Bombayla ölenleri kurtaracak model vardı! ... [25 Aralık 2011] Millet Meclisi'ni, Parmak Yalama Meclisi yaptılar! ... [21 Aralık 2011] Bizim Cumuhurbaşkanı bugün Paris'de olmalıydı! ... [17 Aralık 2011] Geldi. Yıktı. Böldü. Gitti. ... [13 Aralık 2011] İlahiyatçı vekil pis yalancı çıktı! ... [6 Aralık 2011] Milletvekilleri kukla durumuna düşürüldü! ... [2 Aralık 2011] Deprem yarası geçer! Yürek yarası kalır! ... [23 Kasım 2011] Yeni yıl için "çıta yükselten" öneri! ... [11 Kasım 2011] "Diktatörlük" konusunda Atatürk de fikrini söylemişti! ... [3 Kasım 2011] Cumhurbaşkanı Gül 700 gazeteci gezdirdi! ... [27 Ekim 2011] Başbakan sözünün eri ise önce medya patronun alışveriş merkezini yıkar! ... [18 Ekim 2011] Alman parasıyla yemlenenleri niçin gizledi? ... [6 Ekim 2011] Cımbızlı sözler yağdanlık gazetecinizi bekler! ... [24 Eylül 2011] Herkesle kavgalı! Ordusu da yaralı! ... [4 Eylül 2011] 7 milyonluk İsrail'den mi korkacağız! ... [28 Ağustos 2011] Kendi sesini koruyamayan Ordu, Kandil'i bitirebilir mi? ... [20 Ağustos 2011] Fıkıh Hocası, İsa'dan bile geride! ... [12 Ağustos 2011] Baş imamlar olmuş israfçı! ... [31 Temmuz 2011] Yandaş bir Genel Kurmay Başkanımız mı oldu? ... [26 Temmuz 2011] Aziz Yıldırım "derine inilsin" çağrısı yaptı! ... [30 Haziran 2011] Can alıcı soru! ... [27 Haziran 2011] Manzara! ... [20 Haziran 2011] Memleketin tapusu türbanlı hanıma geçti! ... [11 Haziran 2011] Candide! ... [6 Haziran 2011] Defter Dürme! ... [1 Haziran 2011] Koktu bu hikaye! ... [28 Mayıs 2011] Savcı Öz'den açıklama geldi! ... [23 Mayıs 2011] Ezber bozucuydu! Atlamayalım ... [16 Mayıs 2011] Bu yazının başlığını siz koyun! ... [13 Mayıs 2011] Küçük Bey Michigan yatağında gerdeğe giriyor! ... [11 Mayıs 2011] Eti Gümüş özele geçti önce balıklar öldürüldü! ... [20 Mart 2010] NECATİ DOĞRU?NUN VATAN GAZETESİ TARAFINDAN YAYINLANMAYAN YAZISI ... [18 Mart 2010] Deniz Feneri oldu medüz! ... [21 Şubat 2010] Fener Dosyası: Kaplumbağa! Başsavcı Dosyası: Süpersonik uçak! ... [2 Şubat 2010] Dedi ki! ...
Necati DOĞRU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™