Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
ÖNLEYİCİ/KORUYUCU AVUKATLIK HİZMETİNİN ÖNEMİNİ BİR TÜRLÜ ANLATAMADIK.
30 Ocak 2018, Av. İ. Güneş GÜRSELER
, Av. İ. Güneş GÜRSELER

Av. Güneş Gürseler

Gürseler&Tufan

Avukatlık Bürosu

 

            Avukatlık Yasamızın 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında 2008 yılında 5728 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle belirli büyüklükteki anonim şirketler için getirilen  “sözleşmeli bir avukat bulundurma zorunluluğu” üzerindeki tartışmalar yaklaşık on yıldır dönüp dönüp   gündeme getiriliyor. Bazen en üst düzeyden bir siyasi eleştiriyor, (1) bazen de bir köşe yazısına konu oluyor.(2) 

Maddedeki para cezasından yola çıkılarak; düzenlemenin “bir meslek erbabının bastırmasıyla Mecliste kabul edilmiş bir düzenleme” olduğu  ve şirketlere yük getirdiği söylenebiliyor. “Şirketler zaten iş bazında avukatlarla çalıştıkları için ve bütün davalarını zaten avukatlarla takip ettikleri için ayrıca sözleşmeli bir avukatla çalışma zorunluluğunun çok mantıklı bulunmadığı” belirtilerek, “Kaldı ki, bu konuda idari para cezası uygulanan bir şirketi, ne yazık ki yine bir avukat savunacaktır.” tespiti yapılabiliyor.

            Öncelikle bir özeleştiri yapmamız ve avukatlar olarak bu hizmetin gerekliliği konusunda muhataplarımızı neden ikna edemediğimizi düşünmemiz gerekir. (İkna edememe nedenlerimiz  ayrı bir yazı konusudur.)

Hangi büyüklükte olursa olsun ticaretle uğraşanların  bu faaliyetlerini bir avukatın hukuki bilgi birikimi ve deneyimi ışığında yapması şirketlere mali yük oluşturmaz, tam aksine şirketleri büyük mali yükümlülüklerden kurtaran bir önlemdir. Tüm ticari faaliyetler için geçerli olan bu kuralın, ticari büyüklükleri göz önüne alındığında anonim şirketler için kaçınılmaz olması gerekir.

Kaldı ki; Anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurmaları zorunluluğu Anayasa Mahkemesi’ne de taşınmış ve düzenlemenin Anayasa ve hukuka uygun olduğuna  oybirliği ile karar verilmiştir. Yüksek Mahkeme kararında:

Anayasa’nın çeşitli maddelerinde yer alan, “...kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak...” (madde 5), “...Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır (madde 48); ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı... planlamak....” (madde 166); Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır...” (madde 167); şeklindeki hükümler, Devletin ekonomik hayatın işleyişini düzenlemek ve gerektiğinde bu alana müdahalede bulunmakla görevli kılındığını ortaya koymaktadır.

“İtiraz konusu fıkranın ikinci cümlesi ile Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorunda oldukları belirtilerek, esas sermayesi belli büyüklüğe ulaşmış anonim şirketlerin, kurumsal varlıklarını bünyelerinde barındırdıkları farklı çıkarlar arasında adil bir denge kurarak devam ettirebilmeleri için başlangıçtan itibaren yaptıkları her türlü işlemin daha sonra hukuki uyuşmazlığa yol açmayacak şekilde, sağlam bir hukuk temelinde yapılması ve bu şekilde kârlılık ve çağdaş işletmecilik esaslarına uygun olarak verimli biçimde çalıştırılabilmeleri amaçlanmıştır. Başvuru kararında itiraz konusu kural ile getirilen avukat bulundurma zorunluluğunun kapsamının açık ve net olarak belirlenmediği ileri sürülmekte ise de, itiraz konusu kuralın gerekçesinde yargı önüne giden uyuşmazlıkların büyük bir kısmının hukukî ilişki kurulurken gerekli özenin gösterilmemesinden kaynaklandığı belirtildiğinden, yapılan düzenleme ile anonim şirketlerin sadece taraf oldukları davalarda değil, hukuki uyuşmazlık doğmadan önce de avukat bulundurarak, avukatın hukuki yardımından yararlanmalarının amaçlandığı anlaşılmaktadır. “(3) gerekçesine dayanmıştır.

Belirli büyüklükteki anonim şirketler için getirilen  “sözleşmeli bir avukat bulundurma zorunluluğu”nun sürekli olarak gündemde olması  ülkemizde önleyici/koruyucu avukatlık hizmeti konusundaki bilgisizliğin giderilemediğini göstermektedir. Bu tartışmayı gündemimizden çıkarabilmeliyiz. Bunun yolu da  mesleki kalite sorunumuzu çözerek, uzmanlaşmayı, birlikte çalışma anlayışını geliştirmek ve  belki de The Law Society’nin yaptığı gibi bir “My hero, my solicitor”  kampanyası düzenlemektir.(4) 29.1.2018

(1)    http://image2.interpress.com/GetImageMail.ashx?buyuk=true&haberid=60923058&haberenc=KUoc8reqnP3G6tY2bCZKFA%3D%3D&haberindex=0&mid=2641

(2)    http://www.hurriyet.com.tr/as-lerde-avukat-zorunlulugu-yanlis-uygulama-23566910

(3)    http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120218.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120218-14.htm

(4)    https://www.lawgazette.co.uk/news/my-hero-my-solicitor/42672.article

 

 

[Bu yazı 426 kez okundu]
Yorumlar -2-
güneş gürseler31 Ocak 2018 Çarşamba 09:39:34

 

Mesleğimizin sorunlarını önemseyip düşünen ve çözümler geliştiren değerli meslektaşım Av. Ender Dedeağaç'ın bana e-posta ile gönderdiği yazım hakkındaki yorumunu izni ile ekliyor ve kendisine katkısı için teşekkür ediyorum.

 "Değerli meslektaşım

Şirketlerde hukuki konuların yorumu muhasebe servislerince görüldüğü için, hatta şirketin avukat sözleşmesi muhasebe servislerince yapıldığından ötürü, avukatla şirket yönetimi arasında genelde muhasebe servisinin paravan olduğunu görmekteyiz.

 

Üstelik, dava bazında çalışan meslektaşlarımız genelde ya teknik servisle yada muhasebe ile muhatap olduğundan üstelik onların yarattığı problemleri çözmek zorunda kaldığından ötürü, davanın kaybında, yönetimin yakın çevresinde bulunan bu kişiler derhal avukatı suçladıklarından, günah keçisi olma yükü bize aittir.

 

Zorunluluk getirilen meslek sadece avukatlık değildir. İş yeri hekimliği, mali müşavirlik, yeminli mali müşavirlik, iş güvenliği uzmanlığı, inşaatların proje sorumluluğu, madenlerin kontrol mühendisliği ve akla gelebilecek pek çok konuda bazı meslek mensuplarının görev alması zorunluluğu bulunmaktadır.

 

Bunlar neden göze batmıyor da avukatlar göze batıyor. Bana göre;

- Hukuk herkes tarafından bilinir. Rahmetli annem hayatında bir defa bir boşanma davası için adliyeye gitti nerede ise kendini boşanma davalarının uzmanı sayıyordu.

- Berber olmak isterseniz, çırak ve kalfa eğitimi almanız gerekir. Tacir olmak için paranızın olması yeterlidir. Üstelik sermayedar ile tacir ve yönetici kavramları arasında ki ayrımın farkında değiliz.

- Patron her şeyi bu arada hukuku da bilir.

 

bunları daha da saymak mümkün ancak bir iki yıl önce MÜSÜAD ve TÜSİAD ın  Adalet Bakanlığı koordinasyonunda İstanbul'da ortak düzenlediği, bir toplantıda, konuşmacı olarak katıldığımda, büyük şirketlerin hukuk yönünden bilgiye açık olduğunu hatta yurt dışı işlemler nedeniyle örneğin bazı ülkeler için bazı sözleşmelerde avukat imzasının aranmasından ötürü bunu bir zorunluluk olarak gördüklerini öğrendim.

 

Aslında, söz konusu maddenin uygulanmamasından ve şikayetlere konu olmasından bizler sorumluyuz. Bilindiği gibi, bu yasa gereğince verilecek cezalar savcılar tarafından verilmekte idi,meslektaş olduğumuzu beyan eden savcılar bu işi yeterince takip etmemişlerdir. Takip etmek isteyen barolara yardımcı olmamışlardır.

 

İş yerinde zorunlu olarak bulunan iş yeri hekimi arada sırada uğrasa bile, çalışanlara ve ailelerine ilaç yazmaktadır. Mali müşavir her ay bir kaç beyanname vermektedir. Bizler şirket yönetimine katılmamaktayız yada katılmamız engellenmektedir. Kayınbiraderinin kayın babası öldüğünde, miras işleri ile bedava ilgilenmesini talep eden şirket yöneticisi şirket bilançosunun hazırlanmasında, şirket bütçesinin yapılmasında, yönetim kurulu toplantıları için yapılan hazırlıkta alınan kararlarda, girilen ihalelerin hukuki şartlarının incelenmesinde katılmamızı talep etmediği gibi uzak durmamızı istemektedir.

 

Şimdi aramızda bulunmayan rahmetli Prof. Dr. Şükrü Kızılot, bu yasanın ilk çıktığı tarihte, bakanlar kurulu kararı ile şirketlerin zorunlu sermayesini arttırmış ve uygulamanın alanını daraltmış idi ve de bundan gurur duymuş Hürriyet Gazetesindeki köşesinde herkese duyurmuş idi, TBB ve barolar ise, bu uygulamaya sessiz kalmış idi. Sanayi Bakanlığı ise, zorunlu olarak yapılması gereken sermaye arttırımını önce bakanlar kurulu sonra bakanlık daha sonra genel müdürlük kararları ile ertelemiş idi. Buna da TBB ve barolar sessiz kalmış idi. Maliye kökenli olan bu bilim insanı daha sonra, emeklilerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi kararına dayalı olarak doğan bir uygulama için gazetede ki köşesinden duyuruda bulunmuş ve internet ortamında örnek dilekçeler yayınlamıştır.  Buna da TBB ve barolar sessiz kalmıştır.

 

Şu ara bazı meslektaşlarımın cep telefonlarına, " banka kredilerinde dosya masraflarından kaynaklı, alacakların takibi ile ilgilenecek avukatlar arandığını" bildiren mesajlar gelmektedir. Aynı mesajların benzeri de vatandaşlara gitmektedir. Yani Avukatlık Kanunu 48 maddesine aykırı davrandıklarını kamuya açıklayan kişiler bulunmakta ve bu kişilerin getirdiği işleri alan ve böylece işi organize eden kişilere maddi yarar sağlayarak aynı yasayı ihlal eden meslektaşlarımız bulunmaktadır. Arzuhalcilere ceza verdiren barolar bu ve benzer işlerde ne yapmaktadır. Kanımca, zorunlu avukatlık uygulanamayacak buna karşılık bazı hukuk bilir şirketler, iş yapan şirketlerin hukuk danışmanlığını alacak ve bunu kendi bünyesindeki avukatlara yada piyasa avukatlarına komisyon karşılığı yaptıracaklardır. Bunu hayal gibi görmeyin, marka ve patent vekilliğinde benzer durum yaşandı.

 

Kanımca, hukuk devleti olmak medeniyete giden yolun ilk taşlarındandır. Kanımca, biz hukuk devleti olamadığımız gibi kanun devleti bile olamadık.

 

Zamanında bloğda yazdıklarımı barolara yaptığım suç başvurularını hatırladığım için bu kadar uzun oldu. Kusura bakma

 

sevgi ve saygı ile"

 

AV. Mehmet Gün31 Ocak 2018 Çarşamba 10:45:09
Teşekkür ederim Güneş Bey, Üstadım, Avukatın hizmetinin resmi mercilerde bir değeri olmayınca bu tür düzenlemeler ancak zorlama gibi algılanıyor. Benim şahsi kanaatimce bütün şirketler bağımsız bir avukatla sözleşme imzalamak, ayrıca tüm yargısal işlerinde ve yargı mercilerinde avukatlarla temsil edilmek zorunda olmalılar. Hazine avukatlığı da dahil olmak üzere şirketlerde ve kamuda çalışan avukatlar mahkemelerde avukatlık yapamamalı, hukuk danışmanı gibi bir kategoride hizmet vermeliler.
Av. İ. Güneş GÜRSELER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [65]
[22 Ocak 2018] YETKİ BELGESİNİ DOĞRU KULLANIYOR MUYUZ? ... [5 Aralık 2017] BAZI BAROLARIMIZIN "GENÇ OFİS"UYGULAMALARI MESLEĞİMİZE NE KADAR UYGUN? ... [21 Kasım 2017] HUKUK FAKÜLTELERİNİN AKREDİTASYONU UYGULAMASINDA İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİLMELİDİR. ... [27 Ekim 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER ... [25 Eylül 2017] AVUKATA SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ ... [21 Ağustos 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER (II) ... [18 Temmuz 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER ... [3 Mart 2016] GENÇ AVUKATLARA GÜNCEL ÖNERİLER ... [4 Mayıs 2015] SİYASETİN YARGISALLAŞMASI ... [18 Ağustos 2014] 223 GÜNDE 308 YASA DEĞİŞTİ, "HAYIRLI BAŞARILAR". ... [28 Nisan 2013] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ GÜNDEMİNİ DEĞİŞTİREMEDİ... ... [5 Şubat 2013] AVUKAT CÜBBESİNİN ANLAMI KALDI MI? ... [31 Ocak 2013] Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu'ndan Beklentiler ... [17 Ocak 2013] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ'NİN "KANUN TEKLİFİ ÖNERİSİ" ... [18 Aralık 2012] AVUKAT İNTİHARLARI... ... [12 Kasım 2012] BU YAZILAR ESKİDİ Mİ DERSİNİZ? ... [9 Eylül 2012] UTANDIM... ... [31 Temmuz 2012] ÖZÜR DİLERİM, GÖREMEMİŞİM! ... [23 Temmuz 2012] Barolarımız Bir Kongre Dönemini Daha Tamamlıyor ... [8 Temmuz 2012] Müjde, Avukatlık Yasası'nın İki Maddesi Daha Değişiyor!!! ... [30 Haziran 2012] BİR "İRONİ" ... [18 Haziran 2012] BARO SEÇİMLERİNDE NİSPİ TEMSİL Mİ ÇARŞAF LİSTE Mİ? ... [25 Mayıs 2012] HAYALİ İHBARCININ GÜCÜ ... [8 Mayıs 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi VI ... [4 Mayıs 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi V ... [21 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi IV ... [13 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi III ... [7 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi II ... [25 Mart 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi ... [11 Mart 2012] "NİTELİKLİ YARGILANMA HAKKI"(*) ... [1 Mart 2012] Tecrit ve işkence ... [8 Şubat 2012] TBB 'yi Yüksek Yargı Organlarından Saymama Anlayışı Sürüyor ... [17 Ocak 2012] YENİ AVUKATLIK YASASI KORKUSU... ... [8 Ocak 2012] AFYONKARAHİSAR BAROSU'NUN EYLEMİ ... [29 Aralık 2011] İzmir Barosu Anketinin Düşündürdükleri ... [16 Aralık 2011] Türkiye Barolar Birliği'nin 2011/79 Numaralı Duyurusu ... [9 Aralık 2011] "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı" ... [29 Kasım 2011] YENİ AVUKATLIK YASASI'NA GEREK VAR MI? ... [20 Kasım 2011] Marmara Denizi Çevre Sorunlarına Küresel ve Hukuksal Bakış ... [11 Kasım 2011] VESAYETÇİ ANAYASA İSTİYORUM... ... [16 Ekim 2011] "PABUÇÇU MUŞTASI" ... [9 Ekim 2011] Gençler Bu Yıl Da Hukuk Fakültelerini Tercih Etti. ... [28 Eylül 2011] Baro Yönetimlerimiz Birinci Yıllarını Doldururken... ... [3 Eylül 2011] AVUKATLIK MESLEĞİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ ... [18 Ağustos 2011] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun Uyarısı ... [7 Ağustos 2011] Kim Kiminle Anılmalıdır, Avukat Mı Müvekkille, Müvekkil Mi Avukatla? ... [31 Temmuz 2011] Bahçeşehir Hukuk Mezunları New York'ta Avukatlık Yapabilecek ... [19 Temmuz 2011] Avukatların Ekonomik Sorunlarının Çözümüne Promosyon Katkısı Ya Da ... [25 Haziran 2011] Adalet Bakanlığı'na Avukat Bakan Yardımcısı Atanmalıdır ... [1 Haziran 2011] İstanbul, Ankara, İzmir Baro Başkanlarına Açık Mektup ... [13 Mayıs 2011] TBB 31. Olağan Genel Kurulu; İşlevsizliğe Bir Örnek Daha! ... [1 Nisan 2011] Türkiye Bankalar Birliğinden "Hassasiyet" Beklemek. ... [21 Mart 2011] TBB'DE YENİDEN SEÇİLEMEYENLERİN HUKUKİ DURUMU ... [13 Şubat 2011] YENİDEN BAŞLAYAN "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı" TARTIŞMALARINA KATKI ... [17 Ocak 2011] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ'NİN HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNLARINA SOSYAL GÜVENLİK DESTEĞİ! ... [6 Ocak 2011] CMK DEĞİŞİKLİĞİ KAMUOYUNDAN NASIL KAÇIRILDI? ... [26 Aralık 2010] BAROLARIMIZ GENEL KURULLARINI TAMAMLADI, ŞİMDİ NE YAPACAKLAR? ... [17 Kasım 2010] ADIM ADIM "KARŞI DEVRİM"! ... [8 Kasım 2010] BARO GENEL KURULLARINDA ÇOĞUNLUK NEDEN SAĞLANAMIYOR? ... [16 Ekim 2010] "DÜNYANIN EN BÜYÜK BAROSU" OLMAK. ... [9 Ekim 2010] BARO BAŞKANLARI SINAVI GEÇEMEDİ ... [30 Haziran 2010] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ "STK" DEĞİLDİR! ... [15 Mart 2010] BİR ÖZELEŞTİRİ; BİZ AVUKATLAR, SORUNLARIMIZI NEDEN ÇÖZEMİYORUZ? ... [5 Mart 2010] ?SAVUNMA?NIN ÖRGÜTÜNÜ İÇERMEYEN ?YÜKSEK YARGI? TANIMI EKSİKTİR. ... [11 Ocak 2010] ANAYASA MAHKEMESİ?NİN AVUKATLIK MESLEĞİNE BAKIŞI ...
Av. İ. Güneş GÜRSELER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™