Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ
6 Eylül 2016, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

Av. Abdurrahman Bayramoğlu

 

Cumhuriyetin kadim düzeninin son dönemlerde uğradığı gerici saldırılar karşısında, çoğunlukla ulusalcıların kullandığı “son kale” tabiri; görece bu saldırılara karşı direnerek statükosunu koruyabilen kurum ve kuruluşları tanımlamak için kullanılır.

Tabirle, görece çağdaş, devrimci, milli ve özellikle laik yapılar anlatılmak istenir. Kabul etmek gerekir ki bu kurumlar Türkiye’nin 200 yıla yaklaşan modernleşme sürecinde ortaya çıkmış ve cumhuriyet devrimiyle pekiştirdikleri statükolarını korumakla bir bakıma cumhuriyeti de korumuşlardır.

Ancak, Köy Enstitüleri’nin tasfiyesi, ezanın yeniden Arapça okunması, İmam Hatip seferberliği ve nihayet AKP iktidarıyla “zirve”ye ulaşan karşı devrimin, laiklik başta olmak üzere cumhuriyetin çağdaş görünümünü tümden ortadan kaldırmaya dönük saldırıları karşısında, bu kaleler bir bir düşmüştür.

15 Temmuz darbe girişiminin yalnızca küçük bir kısmını deşifre ettiği bu gerici istila karşısında, gerçekten direnebilen kurumlar hala var mı? Sorunun yanıtına geçmeden belirtmeliyim ki, kurumları yöneten kadroların kim olduğundan bağımsız bir olgudan söz ediyorum. Bir kurumu “bizimkiler”in yönetiyor olması o kurumun istila edilmemiş olduğunu göstermez.

15 Temmuz sonrasının başka bir tartışma konusu olduğunu kabul ederek ilerlersek, RTE’nin diktatörlüğünden özellikle “muhalif” kesimde kuşku duyan yoktu. Ülkenin, baskıcı bir tek adam yönetimine doğru yol aldığı görüşü, çoğunlukla kabul gören bir görüştü. Askeri vesayetin yerini sivil vesayetin aldığı apaçıktı…

Oysa şimdi başka tartışmalar Türkiye gündemindedir.

Ülke siyasetine ilişkin bu genel tartışmayı burada bitirerek İstanbul Barosu özelinde “son kale”lerden birine biraz yakından bakmak istiyorum.

Aradaki 2 yıllık Muammer Aydın dönemi dışında, ilk 6 yılında Kazım Kolcuoğlu, son 6 yılında ise Ümit Kocasakal başkanlığında İstanbul Barosunu yöneten Önce İlke Grubu, bilindiği üzere özellikle laiklik hassasiyeti ile seçim kazanmış bir gruptur.

Dönemin Baro Başkanı Yücel Sayman’ın türbanlı bir avukata odasında yemin ettirdiği ve bunun açık bir laiklik ihlali olduğu savıyla yönetimden istifalarla başlayan süreç, grubun kuruluşu ile yeni bir aşamaya evrilmiştir. Bu savlardan hareketle de grubun “ilkeleri önceleyen” tavrını betimlemek üzere de grubun adı Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu olarak belirlenmiştir.

2002 yılında seçim kazanarak kaleyi teslim alan “ilke” grubunun, o günden beri yönetmekte olduğu “son kale”de neler oldu bir bakalım.

Adliyelerde törenlerle Kuran Tilavet edildi,

Avukatlar Adliyelerden yaka paça dışarı atıldı,

Avukatların türbanla yemin etmesi olağanlaştı,

Yargıçlar bile türbanla duruşmalara çıktı,

Çıkartmayız denilen Arabuluculuk Yasası çıktı,

İlkelerinden biri de iki dönem başkanlık olan grup, ömür boyu başkanlık ilkesini savunur hale geldi,

“Ortak akıl” güzellemeleriyle başlatılan demokratik süreç 14 yıllık iktidarın sonucunda, “Bizim yerimize de sen düşün başkan.” düzeyine kadar indi.

Nihayet “Diktatör ama sevimli.” rahatlığıyla “son kale”nin burçlarında soldan sağa dönerek uyumaya devam kararı verildi.

İradesini kullanmaktansa tek kişiye vekalet vererek uyumayı tercih edenlere söyleyecek sözümüz yok. Uyandıklarında kalenin yerine yapılan AVM’ye şaşırmazlar umarım.

Ama İstanbul Barosu 40.000 aşan Avukat sayısıyla böyle bir anlayışla yönetilmeye mahkum edilemez. Avukatlar yalnızca müvekkilleri adına konuşmazlar. Hatta çokça kendi adlarına konuşurlar, konuşmalıdırlar.

Baroyu yönetenler, Avukatların sessiz çoğunluğuna ve yönetimde olmanın avantajına güvenerek, İstanbul Barosunu giderek suskun ve etkisiz hale getirmişlerdir. Baroyu yönetenler o makamlardan emeklilik bekliyor olabilirler. Ama sessiz çoğunluk Baro yöneticilerinin emekli olmasını beklemeyecektir.

Servisler, lokaller ve lüks binalar Baroyu büyük yapmaz. 140 yıllık bir hukuk kurumu olan İstanbul Barosu İnsan Haklarını savunmaktan bile ürkmektedir ne yazık ki.

İstanbul Barosu mensubu sessiz çoğunluğa son söz;

Baronuza ve iradenize sahip çıkın.

 

 

 

[Bu yazı 1381 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™