Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Üslere el konacak, NATO'dan çıkılacak"
2 Ağustos 2016, Fatih YAŞLI
, Fatih YAŞLI

Balyoz da Ergenekon da sadece ve basitçe Türkiye içi güç mücadeleleriyle ilgili süreçler değildi; meselenin Türkiye’yi de aşan uluslararası bir boyutu vardı ki, o boyutun anlaşılabilmesi için emperyalizmin Türkiye’ye ve orduya dair planlarına bakmak gerekiyordu. Özellikle 1990’ların ortalarından itibaren ordu içerisinde ABD’ye, AB’ye ve NATO’ya mesafeli olan ve Türkiye’yi Atlantik ekseninden uzaklaştırıp Çin, Rusya, İran, yani Avrasya eksenine yakınlaştırmak isteyen bir anlayış ciddi ölçüde güç kazanmaya başlamıştı. “Ulusalcı” ya da “Avrasyacı” olarak adlandırılan bu subaylar, uzun vadede Türkiye’nin Batı bloğundan uzaklaşıp daha “bağımsızlıkçı” bir çizgiye yerleşmesi gerektiğini savunuyorlardı.

Her iki operasyon da doğrudan bu çizginin savunucularını hedef almıştı. AKP-C koalisyonu ordu içerisindeki bu çizgiyi tasfiye operasyonlarına girişti, sürece ordu içerisindeki Amerikancı/NATO’cu kanat da göz yumdu ve ordu bütünüyle teslim alınmış olundu. Cemaatçi subayların önü bu tasfiyelerin neticesinde açılmıştı ve bu subaylar 15 Temmuz’da tartışmasız şekilde Amerikancı/NATO’cu bir darbe girişiminde bulundular.

 

Bu girişimde ABD’nin nasıl bir rol oynadığını belki de hiçbir zaman tam olarak öğrenemeyeceğiz ama darbenin ilk saatlerinde ABD Dışişleri’nden yapılan “tarafsız” ve dengeli açıklamalara bakarak dahi, başarıya ulaşması halinde darbe yönetiminin ABD ve Batı tarafından tanınacağını söyleyebiliyoruz. Dahası, darbe sonrası yapılan açıklamalar da Batı ile iktidar arasındaki ilişkilerin mahiyetine dair önemli ipuçları veriyor. Hemen hemen bütün Batılı ülkeler darbe girişiminden çok “darbeyi bahane ederek inşasına hız kazandırılan diktatörlük tehlikesi”ne vurgu yapıyor ve ardı ardına uyarılarda bulunuyorlar.

Türkiye eksen mi değiştirecek, Atlantik çizgisinden ayrılacak ve örneğin üsleri kapatıp, NATO’dan çıkacak mı?

Türkiye’nin geleneksel müttefiklerinin bu pozisyonuna bir de yeni müttefiklerinin pozisyonunu eklemek gerekiyor ki, durum bu noktada daha da enteresanlaşıyor. Uzunca bir süredir Türkiye ekonomisini petro-dolar girişleriyle finanse eden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin darbeyi destekledikleri, hatta finansal yardımda bulundukları iddiaları hiç de gerçekdışı görünmüyor. İktidarın Suriye siyasetini değiştirme ve dolayısıyla Suud rejimiyle yollarını ayırma sinyalleri akla getirildiğinde böylesi bir destek de anlamlı hale geliyor, petrol şeyhliklerinin işin içinde olma ihtimali artıyor.

Türkiye’nin geleneksel ve yeni müttefikleri darbeye destek veredursun, Suriye üzerinden ciddi ihtilaf yaşanan iki ülkenin, Rusya ve İran’ın iktidarın yanında olduğu artık çok net olarak ortaya çıkmış durumda. Darbenin Amerikancı karakterini fark eden Rusya, sadece 6-7 ay önce Suriye siyasetindeki son kurşununu da bir Rus uçağını düşürmeye atmış olan yeni-Osmanlıcılığa rağmen en başından beri darbe karşıtı bir tutum sergiledi, istihbarat paylaşımında bulundu. Aynı şekilde İran da, uluslararası arenada kendisine sürekli olarak düşmanlık eden ve 17-25 Aralık’ta yasadışı petrol ticaretini açığa çıkaran Cemaat’e karşı iktidarın yanında yer aldı ve o da aynı şekilde istihbarat işbirliği yaptı.

Peki şimdi ne olacak? Avrasyacı subayları tasfiye eden Atlantikçi Cemaat’in darbe girişimi bastırıldığına, darbedeki ABD-Suud parmağı görülebildiğine ve tasfiye edilen subayların bir bölümünün yeniden önemli görevlere atandıkları bilindiğine göre, Türkiye eksen mi değiştirecek, Atlantik çizgisinden ayrılacak ve örneğin üsleri kapatıp, NATO’dan çıkacak mı?

Öncelikle şu yanılgıdan kurtulmak gerekiyor: Darbe girişiminin Amerikancı ve ABD destekli olması, darbe girişimine maruz kalanların anti-emperyalist ya da Amerikan karşıtı oldukları anlamına gelmiyor; iki tarafın da ABD’ye “Beni al” dedikleri bir konjonktürde ABD’nin Cemaati tercih ettiğini gösteriyor. İktidarın bu tercihe vereceği yanıtın Atlantik ekseninden kopuş ve NATO’dan çıkış şeklinde olacağını iddia etmek ise hayli gelişkin bir hayal gücü gerektiriyor. Türkiye’nin ekonomik partnerlerinin kimler olduğuna, ihracat/ithalat kalemlerine, yabancı sermayenin bileşimine, sıcak para bağımlılığına ve ordunun silah envanterinin menşeine bakmak bile yeterli bunun bir hayal olduğunu görmek için.

Önümüzdeki süreçte iktidar Türkiye’nin eksenini değiştirmeyecek, buna gücü yetmeyecek ama çoğu blöf niteliğinde yeni hamleler yapmaya, bir tür “denge siyaseti” izlemeye, Rusya ve İran’la yakınlaşmaya, Suriye siyasetini değiştirmeye çalışacak. Bu ise çözülme sürecindeki ve hem ordusu hem bürokrasisi tarumar edilmiş bir ülkenin emperyalist müdahalelere çok daha açık olması anlamına gelecek. Tam da bu nedenle önümüzdeki süreçte Türkiye’yi bekleyen şeyin istikrar ya da normalleşme değil, yeni kırılmalar ve kaosun derinleşmesi olacağını söylemek kehanette bulunmak anlamına gelmeyecek.

 

birgün

[Bu yazı 488 kez okundu]
Fatih YAŞLI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [95]
[16 Mart 2016] Ankara: Anlatılan hepimizin hikâyesi ... [10 Şubat 2016] "Yeni-Osmanlı düştü düşecek" ... [3 Ocak 2016] "Noel Baba'yı yargılamak"tan ODTÜ'ye: Akitleşme ... [9 Aralık 2015] Bir gece ansızın 82 Musul, 83 Kerkük, 84. ... [25 Kasım 2015] Moskova Camii'nde başkanlık için şükür namazı ... [18 Kasım 2015] Bir manipülasyon ideolojisi ... [11 Kasım 2015] 1 Kasım'dan sonra Yeni Türkiye ... [1 Kasım 2015] Türkiye: 1 Kasım'dan önce, 1 Kasım'dan sonra ... [30 Ağustos 2015] Haziran'ın barışı ... [19 Ağustos 2015] Milli irade öldü, ruhuna El Fatiha ... [30 Temmuz 2015] Niye hedef Demirtaş? ... [27 Temmuz 2015] Yurtta savaş bölgede savaş: Ara rejimden faşizme ... [20 Temmuz 2015] AKP-CHP koalisyonunu kimler istiyor? ... [13 Temmuz 2015] Borç toplumu: Anlatılan senin hikâyendir ... [6 Temmuz 2015] AKP gerilemedi diye halkı mı dövelim? ... [2 Temmuz 2015] Tel Abyad AKP'nin cankurtaranı olur mu? ... [9 Haziran 2015] Bu daha başlangıç! ... [28 Mayıs 2015] Yok başka bir cehennem! ... [21 Mayıs 2015] Doğan-Erdoğan kavgası: Anlatılan senin hikâyendir! ... [19 Mayıs 2015] "Kaset siyaseti": Mucitler muhalif olurken ... [29 Nisan 2015] Hukukun ölümü: Katille birlikte maktule ağlamak ... [13 Nisan 2015] "400'ü verin, huzur içinde çözülsün" ... [19 Ocak 2015] "Cumhuriyet reklam arası", peki yeni-Osmanlı? ... [15 Ocak 2015] Tehlikenin farkında mısınız: İslamofobi değil İslamofaşizm ... [22 Aralık 2014] Türkiye bir guguk devleti midir? ... [15 Aralık 2014] Alatlı'nın Rönesans'ı, bizim yeni Ortaçağımız ... [8 Aralık 2014] Dini Eğitim Şurası: Dindar ve kindar nesiller ... [27 Kasım 2014] Ak Kemalizm'in fıtratı ... [20 Ekim 2014] Rejimin teminatı: Polis ... [9 Ekim 2014] Kobane: "Yesinler Birbirlerini" mi? ... [24 Eylül 2014] Yeni-Osmanlı'nın son hamlesi: Tampon Bölge ... [15 Eylül 2014] 12 Eylül darbesinden Çarşı darbesine ... [4 Eylül 2014] HDP ve aşırı Türkiyelileşme ... [25 Ağustos 2014] Padişah, Sadrazam, Yeni-Osmanlı ... [21 Ağustos 2014] Hayrunnisa Hanım o eli niye sıkmadı? ... [18 Ağustos 2014] "O yozdili koparırlar işte" ... [31 Temmuz 2014] Cemaat sofrasından Maldivler'e ... [24 Temmuz 2014] Monşerler, ekmeğin fiyatı, muhafazakârlık ... [17 Temmuz 2014] Muhafazakâr ahlakın Suriye'yle imtihanı ... [14 Temmuz 2014] Filistin kanıyor, one minute! ... [10 Temmuz 2014] Abdestli kapitalizmin ramazanı ... [4 Temmuz 2014] Dualarla başkanlık koltuğuna ... [26 Haziran 2014] 12 Eylül yargılandı, hayırlı olsun ... [23 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı: AKP rejimine hayat öpücüğü ... [16 Haziran 2014] Berkin terörist, IŞİD değil! ... [12 Haziran 2014] Bayrak planı, Köşk tuzağı ... [9 Haziran 2014] Lice ne yana düşer usta? ... [5 Haziran 2014] Boğaz'da yalı, elde viski kadehi ... [2 Haziran 2014] Haziran nedir? ... [29 Mayıs 2014] Soma'da aslında ne oldu? ... [23 Mayıs 2014] Rejime tutulan ayna ... [19 Mayıs 2014] Ölüler üzerinden siyaset ... [15 Mayıs 2014] Ölümün coğrafyasında ... [5 Mayıs 2014] "Rıza Sarraf Yeni Türkiye'dir" ... [28 Nisan 2014] Diktatoryaya iki adım kala ... [21 Nisan 2014] Sandıklı diktatörlüğe doğru ... [17 Nisan 2014] Aile-Devletinden manzaralar ... [16 Nisan 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Ergenekon'dan Ötüken'e, bir efsaneden diğerine ... [7 Nisan 2014] Biri seçim mi dedi? ... [20 Mart 2014] Bugün tapelerden ne öğrendik? ... [19 Mart 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Aile, devlet, özel mülkiyet: 'Tape'lerin aynasında yeni rejim ... [13 Mart 2014] O ekmek bir gün gelecek Berkin ... [3 Mart 2014] 28 Şubat 2014'te neredeydiniz? ... [30 Ocak 2014] Hani faiz lobisi bizdik? ... [13 Ocak 2014] "AKP'nin olmasın ama Cemaat'te de kalmasın" ... [27 Aralık 2013] Fatih Yaşlı yazdı: Paralel devlet devleti paralize ederken ... [24 Haziran 2013] Biri dış mihraklar mı dedi? ... [13 Mayıs 2013] Reyhanlı'nın faili Yeni-Osmanlı ... [18 Nisan 2013] Karanlığın Saltanatı ... [18 Mart 2013] Cumhuriyet'i Cemaatle Kurtarmak? ... [11 Mart 2013] Davutoğlu'nun kapatmak istediği parantez: Cumhuriyet ... [4 Mart 2013] Öcalan ne diyor? ... [21 Ocak 2013] Savunmayı savunmak gerekiyor ... [7 Ocak 2013] "12 Eylül öncesine mi dönmek istiyorsunuz?" ... [24 Aralık 2012] Tersinden III. Meşrutiyet ... [3 Aralık 2012] "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" ... [13 Kasım 2012] Sakık'ı kim, niye konuşturdu? ... [7 Kasım 2012] Kemalizm ve sol müdahale ... [30 Ekim 2012] Yeni bir on yılın eşiğinde ... [4 Eylül 2012] Hala nasıl bir arada yaşayabiliyoruz ya da çoğunluğun apolitizmi ... [14 Ağustos 2012] Taşeron savaşı, Aleviler ve Kürtler ... [10 Temmuz 2012] Kürt Sorununda Çözüm Mümkün mü? ... [19 Haziran 2012] AKP-C Koalisyonunda Son Durum ... [17 Nisan 2012] Korku, Solkırım ve Hesaplaşma ... [27 Mart 2012] Wikileaks'ten Sızan Türkiye: ABD Belgelerinde Ergenekon ... [14 Şubat 2012] Neyin Kavgası? ... [10 Ocak 2012] Başbuğ'un Tutuklanması: Düne Değil Yarına Dair Bir Hesaplaşma ... [15 Kasım 2011] Türk Sağının Emperyal Hevesleri: Yeni Osmanlıcılığın Kısa Tarihi ... [25 Ekim 2011] Şiddetin Fay Hattı: KCK, Çukurca Saldırısı ve Van Depremi ... [20 Eylül 2011] "Hrant'ın Arkadaşları" Odatv İddianamesini Okudu mu? ... [16 Ağustos 2011] 12 Eylül 1980: Yeni Rejimin Miladı ... [9 Ağustos 2011] Aristokrat Solcular İlerici Muhafazakârlar ve Demokrasi ... [12 Temmuz 2011] Yemin Krizinden Siyaset Dersleri ... [25 Mayıs 2011] Milli Sır ... [16 Şubat 2011] Türkiye Mısır Olur Mu? ...
Fatih YAŞLI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™