Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği
2 Mayıs 2016, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Geçici madde gerekçesi, belli bir siyasal kategoriye mensup vekillerin (özellikle HDP) hedeflendiğini açıkça göstermekte. Anayasa bütünü çerçevesinde, “Anayasaya aykırı anayasa değişikliği” söz konusu

Üç soru?
• Yasama sorumsuzluğu ile yasama dokunulmazlığı arasındaki fark ne?
• Dokunulmazlıkla ilgili değişiklik ne?
• Bu değişiklik neden Anayasa’ya aykırı?

TBMM Başkanı’nın istifası gerekli!
1) Kabaca ve kısaca: Sorumsuzluk vekilin fikriyle, dokunulmazlık fiziğiyle ilgili bir güvence.
• Sorumsuzluk: TBMM üyeleri, “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Meclis’te ileri sürdükleri düşüncelerden… sorumlu tutulamazlar” (md.83/1). Bunun için daha çok siyasetçiler “kürsü dokunulmazlığı” deyimini kullansalar da, TBMM’de küfür ve hakaret, yasama sorumsuzluğuna girmediği gibi, “dinsel anayasa” talebi de, bunun dışında ve tarafsızlık ilkesi (md.94/son) gereği, TBMM Başkanı’nın istifasını gerekli kılar.
• Dokunulmazlık: “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz” (md.83/2).
Görüldüğü gibi burada ölçü, Meclis kararı. İlki kaldırılamaz, ikincisi kaldırılabilir.
Bu nedenle; dokunulmazlık “geçici”, sorumsuzluk ise, “mutlak” olarak nitelenir.

 

2) Anayasa değişikliği ne?
Değişiklikle, “Meclis kararı” kaldırılıyor: “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; (…), Anayasa'nın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi hükmü uygulanmaz… onbeş gün içinde; Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Başkanlığı'nda, TBMM Başkanlığı'nda, Başbakanlıkta ve Adalet Bakanlığında bulunan yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyalar, gereğinin yapılması amacıyla, yetkili merciine iade edilir.”

3) Çelişkiler/bağdaşmazlık ve aykırılıklar…
Önce, dokunulmazlıkla ilgili anayasal düzenlemeye eleştirel baktığımı ve md.14’e atıf yapan md.83’ün -2001’de değiştirilen söz konusu maddeye paralel olarak- yeniden yazılması gerektiğini savunduğumu belirtmek isterim. Ama bu ayrı bir konu…

Madde madde sakıncalar
Aktarılan değişiklik, ne tür demokratik ve hukuki sakıncaları içermekte? İşte başlıcaları:
• TBMM devre dışı: AK Parti’nin TBMM’yi ülkenin en önemli sorunlarında bile “gündem dışı” tutma siyaseti, dokunulmazlıkların kaldırılması için de devreye sokulmuş olup, parlamenter rejim bakımından kabul edilemez.
• Temel çelişki: Geçici maddeler, Anayasa’nın, askeri dönem tortularıyla yoğrulmuş olan en sorunlu düzenlemeleri olup, “yeni anayasa” gündem tekelini elinde tutmak isteyen Parti’nin bu yolda girişimi açık bir çelişki.
• Savunma hakkı: Dokunulmazlık dosyası bulunan milletvekilleri, TBMM İçtüzük md.134’ün öngördüğü savunma hakkından yararlanamayacak. Bunun haklı bir gerekçesi yok.
• Başvuru hakkı: Meclis kararı ile dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili, 7 gün içinde AYM’ye başvurur (md.85). Geçici düzenleme ile bu hakkı engelleme amacı, gerekçeye de yansımış bulunuyor. Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yolunun kapatılması, serbest seçim hakkını zedeleyici olup, Avrupa Sözleşmesi’ne de aykırılık oluşturabilir.
• “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” (md.40): “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir”. Düzenleme, bu güvence ve etkili başvuru hakkı (İHAS, md.13) ile de bağdaşmayabilir.
• Geçmişe yürümezlik ilkesi: Geçici madde ile yapılan düzenleme, usul kuralı olduğu ve usul kuralları bakımından aleyhe geriye yürüme yaratacağından, “suç ve cezalara ilişkin esaslar” (Any., md.38) yönünden sorunlar yaratabilir.
• Eşitlik: Yaptırımla sonuçlanma olasılığı bulunan işlemleri, kolektif olarak değil kişisel olarak yapma gereğinin yanı sıra, geçici madde gerekçesi, belli bir siyasal kategoriye mensup vekillerin (özellikle HDP) hedeflendiğini açıkça göstermekte. Bu yaklaşım, çoğunluk partisine göre “azınlıkta kalan” muhalefetin daha çok korunmaya ihtiyacı olduğu ve dokunulmazlık statüsünün esasen muhalefet için tanındığı dikkate alınırsa, eşitlik ilkesi (md.10) açısından da sorunlu. Kaldı ki; eşitlik ilkesi, kişiye özgü kanun yasağını da içerir. Düzenleme, siyasal propaganda suçu bakımından, md.83/1 ile 83/2 arasındaki ilişkiyi de belirsiz hale getirebilir.
• TBMM’ye müdahale yoluyla hedef göstermek: CB’nin dokunulmazlık konusundaki söylemleri, kendi yetkilerini aşmak suretiyle TBMM’nin “yetki kullanımı”na (md.6) tecavüz olduğu gibi, bir grup milletvekilini de hedef göstermesi, çok tehlikeli. Cumhurbaşkanının, alışkanlık haline getirdiği damgalama düzeyindeki açıklamaları, suçsuzluk karinesi için ihlal, yargı bağımsızlığı üzerinde ise tehdit olarak görülebilir.

Her açıdan sorunlu
Bir bütün olarak; Anayasa’ya Geçici madde 20 eklemeyi amaçlayan Kanun Teklifi, “insan haklarına saygılı demokratik hukuk devleti” açısından da sorunlu. Kısacası, Anayasa bütünü çerçevesinde, “Anayasaya aykırı anayasa değişikliği” söz konusu.

[Bu yazı 1105 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™