Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ankara'da patlama ve kaos planı
14 Mart 2016, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Bombaların patlayacağını davul zurnayla ilan etmişlerdi.

AKP “ya başkanlık ya kaos” derken başka neyi kastediyordu?

Erdoğan’ı ülkeyi kaosa sürüklemekle eleştiren ABD’nin ima ettiği ne olabilirdi ki?

Baharda savaş tırmanacak, büyük kentlere taşınacak açıklaması yapan PKK değil miydi?

Suriye ile Türkiye arasında gidip-gelen cihatçı örgütlerin tehditlerini saymıyorum bile…

Kimin yaptığını boş verin artık. Artık kaba sonuç, özet önemli.

Erdoğan’ı kaosla gönderecekler. Göndermeyi kafaya koydukları açık; daha nasıl bir kanıt aranabilir ki! Sadece son bir haftada yazılanlara, söylenenlere, yapılanlara bakmak yeterli.

Evet, burada bir plan var. Erdoğan’ın yönettiği AKP’nin ülkeyi yönetemez hale gelmesi isteniyor. Bunun dışında başka bir sonuç çıkartılamaz yaşananlardan.

“Uzunu yedirmeyiz” diyemez hale getirecekler AKP’nin kendisini. Bunu demek belki bir kısım ulusalcının aklına düşer: “ABD Erdoğan’ı çizdi, o zaman ona sahip çıkalım”. Çıksınlar!

İşin gerçeği Erdoğan’ı halktan kaçırıyor bu kaos planını hayata geçirenler. Kendileri destekleyip önünü açtılar, kendileri sahip çıktılar, kendileri korudular; yine kendi deyimleriyle beceriksizleşti, fiyaskoya dönüştü.

Bunun anlamı ne?

Sürdürülebilir bir model olmaktan çıktı Erdoğan Türkiyesi.

Ama biz bunu biliyorduk zaten. 2013’te halk bunu söyledi gür bir sesle. Erdoğan da fark etti ve savaş kararı aldı. Herkesle savaş!

ABD, ittifaklarını gözden geçirirken, Rusya’yla kontrolden çıkma eğilimine giren gerilimi kontrol etmeye çalışıp asıl derdi olan Çin’e odaklanmaya niyetlenirken, içeride dışarıda herkese savaş ilan eden Erdoğan’a tahammül edemez.

Her şeyi ABD belirlemiyor ama ABD’nin desteğini bütünüyle çekmediği birinin düşmesi zaman alıyor.

Kaos modeli, emperyalistleri sonrasını fazla düşünme zahmetinden kurtarıyor. Sonrası olgunlaşamadı çünkü bir türlü. Erdoğan’ın savaşma kararlılığı CHP-HDP modelini de, risk almadan devreye girmek isteyen Abdullah Gül’ü de etkisizleştirdi.

Kaos ise derin siyasi kriz ve kilitlenme, darbe, iç savaş, hatta dış müdahale (bu askeri olmak zorunda değil) gibi versiyonları olan bir geçiş evresine denk düşüyor.

Ondan sonrasına bakacaklar; niyetleri bu.

Böylece kaosla şantaj yapan Erdoğan’a “al sana kaos” denmiş oluyor.

Dediğim gibi, diyenin bir önemi yok. Hiç yok. IŞİD’dir, Sur’un-Cizre’nin intikamıdır, gerçekten anlamsız bunlar. Çünkü saldırının, katliamın oturduğu tek bir yer var: Kaos.

Evet, Erdoğan’ı halkın elinden alıyorlar; Gezi’deki gibi.

Halk panikleyecek, korkacak, evine çekilecek ve zaten örgütsüz ve hareketsizken büsbütün etkisiz, iradesiz kılınacak. Bu gidişatı bağlayacakları en az kaotik metod AKP’de bir çözülmedir. “Yönetemiyorsunuz” mesajını almaya başlayan epey bir unsur var AKP’de. Bunların gemiyi hızla ve çoğalarak terk etmesi mümkün. Patlama sonrasında verdikleri fotoğraf da buna işaret ediyor. Bu zorlanabilir, böylece dağılan AKP’nin yol açtığı boşlukta derhal siyaset mühendisliği çalışmaları başlatılacak.

Bütün bunlara karşı durabilmek için yeterli zaman var mı?

Bu yanlış soru.

Sürecin başı ve sonu yok ki!

Erdoğanlı Türkiye nasıl bir karanlıksa, bu kaos yönetimi de o kadar karanlık. Zaten aşağı yukarı aynı iradenin ürünü her ikisi de.

AKP, “ülkeyi kaosa sürüklediği” için değil, ülkeyi paranın en acımasız diktatörlüğüne, dinci bağnazlığın en keskinine, emperyalist planların en kanlısına teslim ettiği için gitmeli.

Bunu talep etmek, bunu söylemek halkın hakkıdır.

İnsanlığa karşı patlatılan kalleş bombaların, kör şiddetin ve de kıyıcı devlet zorbalığının hızlandırdığı karanlık yolculuğu durdurmanın zamanı olmaz.

“Artık çok geç” denmemeli; “yeterince geciktik”, doğrusudur.

 

SOLHABER

[Bu yazı 685 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [100]
[2 Mayıs 2016] Aydınlanma davası devrim davasıdır ... [14 Nisan 2016] Erdoğan, Erdogan, Erdovan. ... [21 Mart 2016] Bombalar neyi anlatıyor, Türkiye patlamalarla nereye gidiyor? ... [24 Şubat 2016] Ey Obama söyle bakalım Erdoğan ılımlı mı değil mi? ... [21 Şubat 2016] Gericilikle mücadele nereye bağlanacak? ... [18 Şubat 2016] Ankara patlaması. Kim yaptı ve sabır neden taşıyor? ... [3 Şubat 2016] Erdoğan neden yeni Anayasa diye tutturuyor? ... [1 Şubat 2016] Zalim, canavar Esed gitmeden olmaz. ... [27 Ocak 2016] Şamar oğlanına döndürülen diktatör ... [16 Ocak 2016] Davutoğlu 15 aylık bebeyken ve aydınımızın hâli. ... [11 Ocak 2016] Sen kime alçak diyorsun Bekir Efendi? ... [4 Ocak 2016] Kimlikleriniz batsın demiyorum, zaten batıyor! ... [7 Aralık 2015] Venezuela "devrimi"nin sonu mu? ... [3 Aralık 2015] Barış süreci olmadı size dünya savaşı verelim ... [1 Aralık 2015] Avrupa'ya vize yok: Davutoğlu niye sırıtıyor? ... [25 Kasım 2015] Uçağı düşürdüler, şimdi cevaplasınlar bakalım! ... [20 Kasım 2015] Kim kimi ıslıklıyor? ... [15 Kasım 2015] Paris fırsatçılarına izin vermeyelim ... [13 Kasım 2015] Milli irade... ... [2 Kasım 2015] Seçim gecesi notları. ... [3 Ekim 2015] Ayağa kalk. Otur. Rahat! ... [1 Ekim 2015] Kahraman ırkımın... ... [29 Temmuz 2015] Bir manyağa teslim mi oldu ülke? ... [30 Haziran 2015] Japon kale! ... [25 Haziran 2015] Bir kez daha meşruiyet ... [2 Haziran 2015] Dindarlar ve solculuk... ... [26 Mayıs 2015] Türkiye'nin Erdoğan sorunu ... [29 Nisan 2015] ABD'nin ittifak sistemi dağılırken... ... [15 Nisan 2015] Devrim nerede kaldı? ... [17 Şubat 2015] Kaç kere söyledik, zamanı değil diye! ... [9 Şubat 2015] Biz buraya ne için gelmiştik? ... [15 Ocak 2015] Rengarenk. ... [6 Ocak 2015] Tayyip bizim iyiliğimizi ister elbet. ... [30 Aralık 2014] Yılbaşı bedduası ... [23 Aralık 2014] Sizin özlemlerinizi seveyim ... [27 Kasım 2014] Emperyalizm çağında solculuk ... [16 Ekim 2014] Sorumluluk. ... [16 Eylül 2014] Kadrolaşma ve kitleselleşme ... [6 Eylül 2014] Cumhuriyet Halk Partisi'nin açmazı ... [30 Ağustos 2014] İslami Devlet'ten Davutoğlu'na. ... [20 Ağustos 2014] İstikrar yoksa. ... [18 Ağustos 2014] IŞİD yeni bir 11 Eylül'dür ... [7 Ağustos 2014] Umut hırsızları ... [3 Haziran 2014] Beyaz atlı prens ... [28 Mayıs 2014] Türkiye ... [23 Mayıs 2014] Erdoğan'ın kitlesi... ... [21 Mayıs 2014] İstifa çağrısı... ... [19 Mayıs 2014] Diktatörü ?ayakta tutan ne? ... [16 Mayıs 2014] Öteki Türkiye yok ... [12 Mayıs 2014] Dışa doğru örgütlenme... ... [9 Mayıs 2014] Kazananlar, kaybedenler ... [7 Mayıs 2014] ABD'ye karşı yeni cephe ... [5 Mayıs 2014] Sosyalizmin ?toplumsal ajanları ... [28 Nisan 2014] Sistem işliyor, halk. ... [5 Nisan 2014] Seçimler, Haziran ve sol ... [30 Mart 2014] Başlığı buraya yazın. ... [28 Mart 2014] Savaş, seçim, normalleşme. ... [27 Mart 2014] Oyları bölmek... ... [25 Mart 2014] Diktatör giderken aklımızı da götürmesin ... [24 Mart 2014] Provokatör diktatör ... [20 Mart 2014] Oyun bitti ... [19 Mart 2014] Aklı korumak, yarına hazırlanmak... ... [18 Mart 2014] Suçlu psikolojisi. ... [14 Mart 2014] Berkin'i uğurlarken... ... [11 Mart 2014] Ergenekon çökerken... ... [10 Mart 2014] Saldırılar ... [9 Mart 2014] Diktatör dönse! Mesela... ... [7 Mart 2014] Ne güzel uyuttuk sizi... ... [6 Mart 2014] Açık, ilkeli, ?dürüst siyaset... ... [4 Mart 2014] Ukrayna notları. ... [3 Mart 2014] Sokak... ... [1 Mart 2014] Erdoğan, 1980 ve 1997'nin çocuğudur ... [28 Şubat 2014] Dokunmayın, düşer, başa bela olur! ... [27 Şubat 2014] Aptal ... [26 Şubat 2014] Cemaat mi kazandı? ... [24 Şubat 2014] Küçükken mandolin çaldım, yetmez mi? ... [22 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: Siyaseti yok ediyorlar ... [21 Şubat 2014] Ukrayna olmamak için... ... [17 Şubat 2014] İnsanlar ve partiler... ... [15 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: 'Yalan söyleme hakkım var' ... [12 Şubat 2014] İnsan ... [7 Şubat 2014] Bilgi de neymiş canım! ... [6 Şubat 2014] Vurun Habertürk'e! ... [5 Şubat 2014] Kılavuzu karga olanın... ... [29 Ocak 2014] Anmak ... [22 Ocak 2014] Çok özel bir halk düşmanı. ... [21 Ocak 2014] Seçimi kazanayım derken. ... [20 Ocak 2014] Yurtseverlere özgürlük! ... [18 Ocak 2014] Örgütsüz bir halkı bitik diktatör bile yener ... [17 Ocak 2014] Kısa yazı. Mağduriyetten! ... [15 Ocak 2014] İnsanlık testi ... [14 Ocak 2014] Teşekkürler Akşener! ... [11 Ocak 2014] Tayyip senin için ne diyorlar öyle? ... [10 Ocak 2014] Paralel devlet kavramı neye hizmet ediyor? ... [9 Ocak 2014] Kemal Okuyan yazdı: Erdoğan nasıl biridir? ... [8 Ocak 2014] Ceset ... [5 Ocak 2014] Normalleşme, çözüm, sulh... Keşke! ... [3 Ocak 2014] 1997-2014 ... [2 Ocak 2014] Bu şebeke dağılır ya da dağıtılır ... [30 Aralık 2013] Sesli düşünelim... ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™