Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İnce uzun anayasa yolculuğu ve mahkemeleri isyana çağırış
1 Mart 2016, Orhan BURSALI
, Orhan BURSALI

Evet Cumhurbaşkanı Afrika’ya giderayak bombasını patlattı. Can ve Erdem’in serbest bırakılmasını sağlayan Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımadığını açıkladı. Önce, “Bu karara sadece sessiz kalırım, o kadar” dedi ama “o kararı tanımak durumunda değilim, verdiği karara da uymuyorum.. mahkeme kararında direnebilirdi.. direnebilseydi, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar boşa çıkacaktı..” diye devam etti.
Dün bir grup dostla oturup bunu konuşurken, iş dünyamızın tanınmış bir siması “Bu, mahkemelere, açıkça Anayasa Mahkemesi’ne karşı direniş çağrısıdır” dedi.

Anayasa Mahkemesi etkisiz bir süs
Açık ve seçik. Anayasa Mahkemesini takmayın diyor adeta Cumhurbaşkanı..
Neden? Anayasa Mahkemesi istediği yönde karar almadı; anayasaya, hukuka, yasalara uygun davrandı diye.
Anayasa Mahkemesi kendisinden yana değil, ama mahkemeleri dolaylı veya doğrudan, HSYK eliyle kontrol edebiliyor.
Bu nedenle de kararı uygulama, tanıma diyerek, bu mahkemeleri Anayasa Mahkemesi’ne karşı adeta isyana teşvik ediyor.
Elde etmek istediği sonuç, Anayasa Mahkemesi’ni işlevsiz, etkisiz bir süs organı olarak bırakmaktır.

Anayasa Mahkemesi savaş örgütü değil
Anayasa Mahkemesi’ne bağlı bir polis örgütü yok, savcılık yok, asker-jandarma yok.. Yani bu anlamda bir doğrudan yaptırım gücü yok.
Tutuklama kararı veren mahkeme uymuyorum kararına dese, başına bir şey gelmeyecek. En azından bugünkü koşullarda. Yarın hesabını verir, o başka.
Ama bugün üyeleri iktidar ve hempaları tarafından kahraman bile ilan edilir, terfi ettirilir. Önemli kişiler olarak Türk büyükleri arasına katılır.
Anayasa Mahkemesi bir savaş örgütü değil. Hukukun, anayasanın ve tüm sistemin en üst koruyucusu. Kararları kesin. Tüm kurumlar buna uymak zorunda. Yoksa sistem çöker. Aslında Cumhurbaşkanı tüm sistemi çökertme uğraşısı içinde bu çağrısı ile.
Eğer bir tek mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne uymazsa, sistem çökmüş demektir.

Kaleyi ele geçirmiş isyancı rolü
Cumhurbaşkanı adeta kaleyi ele geçirmiş bir isyancı gibi.. Oradan tüm ülkeye, tüm kurumlara, tüm sisteme meydan okuyor.
Cumhurbaşkanı kargaşa yaratmayı seviyor. Zaten 7 Haziran seçimlerinden sonra, sandık sonuçlarını elinin tersiyle iteleyerek, yaşanan 5 aylık bir kaos süreci sonucu ülkeyi 1 Kasım’a götürmesi de bu sevgisinin bir sonucu!
Şimdi de Afrika’ya giderken sarf ettiği sözler yeni bir kargaşa yarattı.

İzlediği çizginin doğal sonucu
Fakat, Cumhurbaşkanı’nın bugüne kadar, Anayasa Mahkemesi’ni bir kenara bırakın, anayasayı “rafa kaldırma” eğilimi çok kez görüldü.
Parlamenter sistemi “bekleme odası”na aldı.
Anayasanın emredici hükmüne rağmen, partili bir Cumhurbaşkanı olarak davrandı.
AKP için meydanlara çıkıp oy istedi. Partinin iç işlerine karışıp durdu.
Yani Cumhurbaşkanı aslında seçildiğinden bu yana anayasayı ve parlamenter sistemi istediği gibi eğip büküyor.
Anayasa üzerine gerdiği ince ve kırılgan ipte yürümeye başladığından bu yana bugün vardığı yer, anayasayı yok sayma, mahkemeleri Anayasa Mahkemesi’ne karşı direnişe teşvik noktasıdır.
Buraya varmasını, 1.5 yıllık pratiğinin doğal sonucu olarak görmek gerekir.

Bilinçli davranıyor
Cumhurbaşkanı’nın giderayak dile getirdiği bu görüşlerini acele ağzından kaçırmış delikanlı sözler olarak görmeyin.
Tam tersine, Cumhurbaşkanı çok bilinçli, planlı hareket ediyor.
Sistemi işlemez hale getiriyor.
Çünkü yerine koymak istediği otoriter başkanlık rejimi var.
Bu kendisi için hayat memat meselesi kadar önemlidir, Anayasa Mahkemesi’ni yok sayacak derecede.
Bu sözleri veya politikası, içinde bulunduğumuz yeni anayasa sürecinde, ülkeyi götürmek istediği yönelişin bir parçasıdır.
Kendisine yönelik hiçbir tehlikeli güç görmüyor. Hakkında kimse bir soruşturma açamaz.
PKK’ye karşı savaşta hem halkla hem ordu ile önemli bir güçbirliği, ittifak içindedir. Ama ülkeyi yönetilemez bir duruma da sokmuştur.
Dolayısıyla ülkeyi yönetme ehliyetini, meşruluğunu ortadan kaldıracak durumları yarattığı da bir gerçek.

[Bu yazı 609 kez okundu]
Orhan BURSALI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [101]
[2 Ağustos 2016] Orduda 'Kemalistler' ve darbe ... [14 Mart 2016] 'Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi' ... [11 Şubat 2016] RTE'nin karşı atağı, Gül, muhalif enerjiyi emme girişimi ... [3 Kasım 2015] Yüzde 49.3, PKK/HDP'nin RTE'ye hediyesidir ... [25 Ağustos 2015] Gerçekten seçimler yapılacak mı? ... [27 Temmuz 2015] İktidarını hiç bırakmamak ... [22 Aralık 2014] İktidar Tüm Özgürlük Alanlarını Daraltıyor ... [30 Ekim 2014] Cumhuriyet, Emekçiler Öldürülsün Diye Kurulmadı ... [12 Ekim 2014] 1) Savaş, Hep Yargı Üzerinden ... [30 Eylül 2014] PKK, Programını Uyguluyor ... [25 Ağustos 2014] Siyasi ve Hukuki Güç Parçalandı ... [24 Temmuz 2014] İktidar Savaşı: Düşen Tekmeyi Yer ... [15 Temmuz 2014] Aman Koşun, RTE'nin Elini Güçlendirelim! ... [19 Haziran 2014] Önceliklerim? Oy Verir miyim? ... [14 Nisan 2014] Bir Üst Yasa Olarak RTE ... [17 Mart 2014] Yeni Dönemin İşaretleri - 2 ... [7 Ekim 2013] Polis Paketi, Demokrasi Paketi'ni Koruyacak ... [30 Eylül 2013] Laiklikte Büyük Kırılma ... [15 Eylül 2013] Bir Doktora Görüneyim! ... [16 Temmuz 2013] Siyaset Bilimine Göre İktidarın Meşruiyeti ... [2 Temmuz 2013] Osmanlı Olmadı, MHP Alalım ... [2 Haziran 2013] Halk Depremi, Büyüklüğü: 7.4 ... [13 Mayıs 2013] Suriye: 'Federasyon' İttifakı ... [9 Nisan 2013] Silivri, Demokrasinin Mihenk Taşıdır! ... [19 Mart 2013] Ergenekon'a İdam Kararı ... [11 Mart 2013] Gül'den Parti Resti ... [4 Mart 2013] Bu Millet Bunu Yutmaz ... [14 Şubat 2013] Çözüm İçin Padişahlığa Evet Deyin ... [10 Şubat 2013] Erdoğan Sessiz Çığlık'a da Geldi mi? ... [3 Şubat 2013] RTE'nin Doktrini: Barış İçin Savaş ... [21 Ocak 2013] Sıra Avukatlarda! Sonra... ... [20 Ocak 2013] Baransu Vakası - 2 ... [14 Ocak 2013] Güncellesek mi Güncellemesek mi? ... [7 Ocak 2013] İmralı ve 2023 Hedefi ... [25 Aralık 2012] Göktürk-2 Bizim mi? ... [2 Aralık 2012] Darbe Olabilir mi? ... [20 Kasım 2012] Türkiye Tutuculaşıyor mu? ... [15 Kasım 2012] Çete, Soner'e Pusuya Yatmış ... [30 Ekim 2012] Milletin Geri Dönüşü! ... [23 Ekim 2012] Medya: Temel Gösterge ... [18 Ekim 2012] Kılıçdaroğlu, Neredesin? ... [4 Ekim 2012] İyi Bir Halk Sopası ... [27 Eylül 2012] Gelin 'Plan Semineri'ni Yargılayalım! ... [23 Eylül 2012] Kara Gün ... [10 Eylül 2012] Hakikate Lanetli Topraklar ... [4 Eylül 2012] Savaşın Tik Takları - 'İran Casusları' ... [14 Ağustos 2012] 2013 İlkbaharına Doğru! ... [7 Ağustos 2012] Damardan Kürt Meselesi Etnik Temelde Çözüm?! ... [29 Temmuz 2012] Adalete Direnme ve Büşra Ersanlı ... [23 Temmuz 2012] Enkazın Altından Yükselen Çığlık ... [2 Temmuz 2012] Suriye: Savaş Olur mu? ... [19 Haziran 2012] Yargıçların Duyduğum İç Sesleri ... [18 Haziran 2012] Yakın Geleceğin Siyasi Bulmacası ... [28 Mayıs 2012] RTE İktidar Oyununu Kaybeder mi? ... [14 Mayıs 2012] Ne Olacak Bu CHP'nin Hali? ... [6 Mayıs 2012] Zulmünüz Batacak ... [26 Nisan 2012] Cemaat ve ABD Yükseliş ve Düşüş ... [22 Nisan 2012] Adalet ve Komplo ... [17 Nisan 2012] 28 Şubat: Mutlak Düşüncelerin İflası ... [15 Nisan 2012] Hakikatlere Dayanacak Gücünüz Var mı? ... [10 Nisan 2012] 'Gülen' Siyasi Partisi ... [1 Nisan 2012] Dışta Hizmet - İçte Zulüm ... [25 Mart 2012] Balyoz: Ortalık Karıştı! ... [20 Mart 2012] Erdoğan'a Askeri Darbe? ... [11 Mart 2012] Libya'yı Merak Edin ... [8 Mart 2012] Okusun da Türban Taksın! ... [1 Mart 2012] İktidar, CHP ve Suriye ... [27 Şubat 2012] Kurultaydan İyi Şeyler Çıktı ... [23 Şubat 2012] Bir Ara Sonuç ... [21 Şubat 2012] Bu MOSSAD'cılar Kim? ... [14 Şubat 2012] 'Evet, Bu Bir Sivil Darbe Girişimi' ... [10 Şubat 2012] Büyük Kapışma, Devamını Bekleyin! ... [6 Şubat 2012] En Büyük 'Toplum Mühendisi' Madalyası ... [5 Şubat 2012] Şu Vikiliks Var ya! ... [31 Ocak 2012] Sadullah Ergin, Bakan, Hukukçu ... [29 Ocak 2012] M. Altan'a Ret ... [15 Ocak 2012] 'İşimiz Bitti, Artık Bu Adam Senin!' ... [10 Ocak 2012] En Son Kılıçdaroğlu'nu Gördüm İçinde! ... [29 Aralık 2011] Demokrasi ve Yolsuzluk:? İlerleme Yok ... [26 Aralık 2011] Devlerle Dans ... [6 Aralık 2011] AKP, CHP'yi Dilimliyor... ... [27 Kasım 2011] Bugünü Tartışma da... ... [20 Kasım 2011] Ulusal Devletler Topluluğu AB Dağılıyor mu? ... [15 Kasım 2011] Suriye; Olay Gelişiyor ... [25 Ekim 2011] Bu Davaları Bitirin ... [18 Ekim 2011] Daha Kötüye Doğru ... [13 Ekim 2011] Baltayı Ayağına İndirmek ... [4 Ekim 2011] Erdoğan, Kürt Sorununu Çözer mi? ... [20 Eylül 2011] Tutuklama Zinciri ... [15 Eylül 2011] Kabul Edilebilir Değil ... [29 Ağustos 2011] Önce Hukuk'u Halledeceksin Sonra Defterleri Düreceksin! ... [31 Temmuz 2011] Operasyon Tamam ... [30 Haziran 2011] Demokrasi Ölçer'i ... [10 Haziran 2011] Kadınlar ve Özgürlük ... [29 Mayıs 2011] En Büyük Şiddet Hangisi? ... [15 Mayıs 2011] AKP, Ordu, Kürtler Yeni Dönemde Bekleyiş ... [12 Nisan 2011] 'Ulus Devlet Bitti', Kürt Meselesi ... [21 Mart 2011] Diktatörrrr! ... [25 Ocak 2011] Balyoz'un Çöküşü ... [20 Aralık 2010] Kılıçdaroğlu ve Kadınlar ... [10 Ekim 2010] Memleketimden Hukuk Manzaraları ...
Orhan BURSALI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™