Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi?
8 Temmuz 2011, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

“DURUMU çok yakından ve kaygıyla izliyoruz” diye başlıyor Avrupa Birliği’nin açıklaması.

Açıklamada, daha sonra TBMM’yi kilitleyen yemin krizi kastedilerek şöyle devam ediliyor:
“Türkiye, yakın gelecekte önemli sorunların üstesinden gelmek durumundadır. Bu, bütün demokratik güçlerin katılımını gerekli kılacaktır. Aynı zamanda, parlamento, Türkiye’nin geleceği ile ilgili karar ve tartışmaların kalbinde yer alacaktır. Bütün taraflar, parlamentonun bütünlüğü ve saygınlığını ve iyi bir şekilde çalışmasını güvence altına almak için katkıda bulunmalıdır. İlgili olan herkesin meselelerin halledilerek ileri doğru yol alınması yönünde çalışacağına güveniyoruz.”
TUTUKLULUK SÜRELERİ KISALMALI
AB, belli ki, ana muhalefet partisi CHP ve BDP’nin de hazır bulunduğu bir Meclis görmek istiyor.
Komisyon’un bu ifadelerle tam bir tarafsızlık çizgisine çekilerek, hem hükümet hem de muhalefeti sorunun çözümü için çaba göstermeye, uzlaşmaya davet ettiği yeteri kadar açık.
Aslında açıklamanın bir bu kadar ilginç olan bölümü, bundan sonraki paragrafta krizin kaynağının da kısmen şu şekilde teşhis edilmesidir:
“Bu arada, mevcut karışıklığın aynı zamanda insanların davalar sürdükçe aşırı uzun süreler için tutuklu olarak alıkonmaları ya da görüşlerini açıkladıkları için mahkum edilmeleri olgusundan da kaynaklandığını not ediyoruz. Bunlar, ilerleme raporlarımızda ısrarla dikkat çektiğimiz üzere ifade özgürlüğü ve etkili adli güvencelere sahip olma gibi temel haklara zarar veren kusurlardır. Yeni hükümetin yasal çerçevede değişiklikler yaparak bu kaygıları gidereceğini umuyoruz.”
AB Komisyonu, görüleceği gibi mevcut krizin aşılabilmesi için somut bir öneri de getiriyor. Formül, tutukluluk sürelerinin aşağı çekilmesini sağlayacak ve ayrıca ifade özgürlüğünün alanını genişletecek yasa değişiklikleridir.
Bu açıklama, özellikle tutukluluk süresi sorunu konusunda bugüne dek AB tarafından yapılmış en ileri çıkış gibi gözüküyor.
BATI KARŞISINDA GÖRÜNTÜ SORUNU
Bu beklentiler, AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule’nin önümüzdeki hafta başında Türkiye’ye yapacağı ziyaret sırasında da muhakkak masaya konacaktır.
Bu ziyaret sırasında muhtemelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki dönemde AB Komisyonu ile görüşmek üzere Brüksel’e yapacağı ziyaretin zamanlaması da görüşülecektir.
Erdoğan’ın mevcut krizin çözümsüzlüğünü koruduğu bir sırada Brüksel’e yapacağı bir ziyaretin bazı sıkıntılara sahne olması kaçınılmazdır.
Ana muhalefet partisinin ve Kürt siyasi hareketinin vekillerinin yer almadıkları bir parlamentonun Batı dünyası karşısında ciddi bir temsil ve saygınlık sorunu olacaktır. Bu hükümetin aktif ve etkili bir dış politika izleme potansiyelini de gölgeleyecek, Türkiye’nin vereceği mesajların etki derecesini zayıflatacaktır.
Bütün polemikleri bir tarafa bırakıp çok basit bir soruya yanıt arayalım. Önümüzdeki hafta sonunda ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un da Türkiye’yle gelmesi bekleniyor. Başbakan Erdoğan, Clinton’un karşısına hangi halde daha güçlü çıkar? Yemin krizini çözmüş bir ülkenin başbakanı olarak mı, yoksa parlamentosunda muhalefetin temsil edilmediği bir ülkenin lideri olarak mı?
Yanıt okurlarındır.
ROL MODELİ NASIL İNANDIRICI OLUR?

Ayrıca, sorun yemin kriziyle sınırlı değildir. Hükümet, bölgede ve dünya politikasında büyük rol oynama iddiasını gerçekleştirebilmek için yemin krizini geride bırakmanın yanı sıra demokrasisiyle ilgili bütün aksaklıkları da süratle elden geçirmek zorundadır. İfade özgürlüğü ve tutuklulukla ilgili sorunların aşılmasının yanı sıra gösteri hakkı karşısında son dönemde sergilenen sınırlayıcı ve tahammülsüz uygulamaların denetim altına alınması da bu ihtiyacın içindedir.
“Arap Baharı” bütün Orta Doğu ülkelerine yayılırken, Türkiye değişim talep eden bölge halklarının gözünde modernliği, demokrasisi ve ekonomik başarılarıyla gerçek bir cazibe merkezi olarak sivriliyor.
Buradaki tarihi fırsatı gölgeleyen en önemli olumsuzluk, Türkiye’nin kendi içinde demokrasi ve hukuk alanında artan sorunlara sahne olmasıdır. Türkiye’nin bölgesinde hak ettiği rolü üstlenebilmesi, otoriterliğe yönelerek değil, ancak gerçek bir demokrasiye dönüşerek mümkün olabilir.

 

(Hürriyet 08.07.2011)

[Bu yazı 1765 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™