Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yerli ve milli anayasa çelişkisi
10 Şubat 2016, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

 

“Sivil anayasa”dan “yerli ve milli anayasa”ya geçiş, on yıllık evrime mi işaret eder? Gerçi bunlar anayasa hukukuna özgü deyimler değil; ama daha önemlisi, anayasa amacı ile “yerli ve milli” arasındaki çelişkidir.

Anayasa uzlaşma komisyonu (AUK): kullanım tarzı
AK Parti, 2007’de saydam olmayan “sivil anayasa” ! girişim ve sonlandırma tarzına göre, 2011’de usul olarak eşitlikçi yola rıza gösterdi. Fakat, içerikle ilgili müdahale ile süreci tıkayan ve AUK’yı 2 yıl sonra lağveden de aynı parti.

Şimdi aynı tarz ve “kalınan yerden devam” ne anlama gelir?

Beş yıl önce, AKP tabanda daha güçlü idi; çünkü, “2010 Anayasa oylaması”, kaldıraç işlevini sürdürmekte idi. “% 58 Evet”in üç önemli nedeni vardı:
- “12 Eylül ile hesaplaşma” sloganı,
- “Yetmez, ama evet!” kampanyası,
- Devlet olanaklarının “evet” için seferber edilmiş olması.

Ya şimdi? iki eksi, bir artı
-“12 Eylül hesaplaşması” balonu söndü.
-“Yetmez, ama evet” desteği yok artık.
-Devlet olanakları, “saray” yoluyla tahkim edildi; öncesi, esnası ve sonrası, “hukuksuz mekan ve zaman” özdeşliği ile.
Hal böyle olunca, “anayasa beklentisi” de tamamen başka hedeflerin aracına indirgenmiş oldu: biricik hedef başkanlık; anayasa bu yolda ancak araç işlevi görebilir. Bunun için her yol gibi her türlü bilgi kirliliği de mubah.
Bu süreçte üç önemli zaaf var: Hukukun dışlanması -demokrasiden söz etmeye bile gerek yok-; uzmanlığın itibarsızlaştırılması; dürüstlüğün ise “sıfır”lanması.

Karşı mücadele yol ve yöntemlerini geliştirmek için bu üç zaaf çok iyi bellenmeli...

Sivil: “Anayasa” yerine “Darbe”
Anayasa, doğası gereği sivil ve dünyevi bir metin. Bu nedenle, ne biri ne de diğeri kullanılır. Ne var ki, “sivil” eğer “askeri” olmayan anlamında kullanılmış ise, 10 yıl sonra, içerik olarak “askeri olan”ın gerisinin hedeflendiği açık, açık olmasına da, “sivil” sıfatı, artık anayasızlaştırma bağlamına kaymış oldu: “sivil darbe”.

Hatta, “dünyevi” özelliği de sorgulanır oldu; sadece “dini siyasete alet etme yasağı”nın (Any., md.24/son) ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın md. 136’yı sürekli ihlalinden değil, “İslami anayasa” şehvetinin de depreşmesinden. Müslüman-Arap toplumlar, dünyevi anayasa için mücadele ederken, bizde, prof. unvanlı zevat, ruhanilik yoluna işaret edebiliyor.

Ya yerli ve milli?
Hak ve özgürlükler düzleminde “yerli ve milli” özellik ikincil. Örneğin, Magna Carta Libertatum (MCL) veya İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi (İYHB), milli olduğu kadar evrenseldir. Buna karşılık, parlamenter (Birleşik Krallık) veya başkanlık rejimi (ABD) için, “yerli ve milli” kavramları göreceli olarak kullanılsa da, evrensel denemez. Önemli olan ortak paydaların genişletilmesi: yargı bağımsızlığının sağlandığı demokratik hukuk devletinde özgürlük güvenceleri.

Bizde; eğer yürürlükte tutulsaydı MCL ve İYHB gibi, Tanzimat Fermanı’nın yerli ve milli özelliğinden söz edilebilirdi. Buna karşılık, Tanzimat döneminden başlayarak, 1. ve 2. Meşrutiyet kazanımları, 1920 Meclisi ve anayasal dönemlerin ortak paydaları, “milli ve yerli” özellikler olarak görülebilir: Devlet iktidarını sınırlamak için farklı organlara dağıtmak ve insan hakları güvencelerini somutlaştırmak.

 

İlki, yüzyıllık zaman diliminde (1870-1970), parlamento eksen alınarak gerçekleştirilmeye çalışıldı. Bu çerçevede, üç özgün döneme işaret edilebilir: 1920 Meclisi, çok partili siyasal yaşama geçiş (1945-46) ve “siyasal münavebenin gerçekleşmesi” (14 Mayıs 1950).
İktidarların dengelenmesi ve özgürlüklerin pekiştirilmesi ikileminde asıl bozulma, 1980’lerde başladı. Türkiye’nin jeopolitik konumu, özgürlükleri kısıtlama nedeni olarak gösterildi. Şimdilerde aynı neden, tek kişi iktidarını meşrulaştırıcı bir etken olarak öne sürülüyor.

Taklit değil, esinlenme
Hak ve özgürlükler için “milli veya yerli” nitelemesi yapılamayacağına göre, iktidarı yapılandırmada, bu kavramları kullanım bağlamına en elverişli üçlü bakış açısı, “tarihsel miras”, “anayasa ereği” ve “Türkiye mekanı” ile anlamlı kılınabilir:
- Tarihsel miras, meclis/meclis hükümeti ve parlamenter rejimde somutlaşıyor.
- Anayasa ereği, ülkeyi/ülkesel hakları ve ülkede yaşayan insan hak ve özgürlüklerini korumak.
- Mekan ise, Türkiye ve bölgesi olduğuna göre, asıl olan ülke ve bölge barışına katkı sağlayacak bir “anayasa mimarisi”nin tasarlanması.
“Halkın özgeçmişi” olarak anayasa için esinlenme, sorunları giderici ve ulusal mirası pekiştirici bir işlev görür; taklit ise, “milli ve yerli” nitelemesine yabancı olduğu gibi, mevcut sorunları derinleştirme riskini beraberinde getirir.

 

Birgün

[Bu yazı 707 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™