Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anlam boşalması
11 Ocak 2016, Av. Sabri KUŞKONMAZ
, Av. Sabri KUŞKONMAZ

Şimdiki zamanda, yaşadığımız günleri anlatmanın yolları tükeniyor neredeyse. Dilbilimde sözlerin temsil ettiği bir varlık vardır. Söz, dünyadaki bir karşılığı temsil eder. İşte, gerçek ile söz arasındaki bağ koparsa, anlam boşalması yaşanır. Elma diye bir şey kalmazsa, artık o sözcüğü oluşturan dört harfin temsil ettiği bir varlık akla gelmez.

Nazım Hikmet “sen elmayı sevdin diye elma seni sevmek zorunda değil” demiştir ya... Artık elma kalmayınca, “elma” söz birimi anlamsız kalır. İş bununla bitmez; ne Tahir kalır, ne Zühre!

Ölümden başka bir şey konuşulmayınca, ölüm sözcüğü de bir anlam boşalmasına uğruyor. Ancak bu boşalma, sözün temsil ettiği olayın, sözün karşılığı olan gerçeğin yokluğundan değil. Tam tersine bir boşalma, bir algı eşiği aşılması vardır burada. Kavramın, sözün içi gerçekle öylesine doluyor ki, artık bir tür algı eşiği aşılıyor. Ölüm gerçeğini, ölüm sözcüğü karşılamaz oluyor. Edatlarla, sıfatlarla anlatmak gerekiyor.

“Hava kurşun gibi ağır” değil artık, hava tamamen kurşun. Çocukları, bebekleri, yaşlıları öldüren bir kurşun; iktidar kurşunu. İyi şiir edatla yazılmaz. Edatlarla şiir kurarsan, kötü şairsindir. Bunu kendimden biliyorum. Ama ustalar bunu da aşarlar. Nazım’ın yukarıya aldığım dizesi bunun kanıtıdır. Hava kurşun gibi ağır derken, oradaki “gibi” edatı şiire ayak bağı olmaz, tam tersine anlamı güçlendirir, şiirle doldurup uçurur. Şimdiki bu kötü zamanda yaşananlar, dizedeki edatı ortadan kaldırmıştır. Böyle bir vahşeti Nazım gibi uz görüşlü bir şair bile düşünmemiştir belki! Halka ve insanlara kurşun sıkanlar, top mermisi ile imha harekâtı yapanlar Nazım’ın düşlem sınırlarının ötesine geçtiler. Ülkeye kurşundan bir örtü örüyor AKP iktidarı. Nazım’ın yazdığı “kurşun eritmek” bu değildi!

 



Geçmişte yaşanan onca katliamların hesabı sorulmadan, şimdi ölümlerin süresi saatler aralığına indi. 9 Ocak’taki Cumartesi Anneleri oturumu, 1996’da yaşanan Güçlükonak katliamı için yapıldı. O dönemde korucu olan on bir köylü karakol-asker-JİTEM üçgeninde işkence edilerek öldürülmüştü. Devletin anlı şanlı Genelkurmay’ı da suçu PKK’nin üstüne atmıştı. Gazetecileri olay yerine götürüp haber ürettirmişti. Bu olayın devlet tarafından yapıldığı açık bir biçimde anlaşıldı. Ancak hiçbir sorumlu hakkında dava açılmadı. Çünkü devletin silahlı güçleri ile yapılan yalanlar en inandırıcı olandır. Militarizm yalanını silahla söyler ve silahla ikna eder. Şimdi devam eden savaşta, anaakım medya benzer yalanlara ortak olmayı sürdürüyor. Çünkü değil yalan haber yapmak, insan öldürmek bile karşılıksız kalıyor bu ülkede. İnsanlar, 563 haftadır yakınlarının bir mezarı olabilmesi için mücadele veriyorlar; sadece yaşama hakkı için değil, öldürülmemek için ve gömülme hakkı için de mücadele gerekiyor.

Sur’da, Cizre’de Nusaybin ve Silopi’de ve diğer yerlerde halka karşı doğrudan yapılan katliamın tam karşılığı dilimizde henüz yok. Çünkü katillerin sınırı, dilin sınırını aştı. Artık, başa dönüp, şiir için doğru olmayan, edatları, zarfları, katliamlar ve cinayetler için kullanacağız. En kötü sözlerin önüne “gibi” koyarak, yeni söz birimleri buluncaya kadar, edatlarla anlatacağız iktidarın ve onun kiralık kalemlerinin insanlık suçlarını. Ülkenin şairlerinde de pek bir umut yok. Çünkü onların gündemine edatlar, zarflar “henüz” girmemiş “gibi” görünüyor!

Haftaya dize; “Savaştan dönenin yarısı toprağın altındadır,” (Muzaffer Kale, Kayıp Saklambaç, Şiirden)

 

Birgün

[Bu yazı 633 kez okundu]
Av. Sabri KUŞKONMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[14 Aralık 2015] Sanatçının gölgesi ya da insanın boyu ... [7 Aralık 2015] İntihar bombacılığın dönüşümü-II ... [2 Kasım 2015] Bienal'e yetişememek ... [26 Ekim 2015] Yüksekova'da olağan bir gün ... [19 Ekim 2015] Anaakımın tersinde bir hayat ... [12 Ekim 2015] Sizlere kelepçe yetmeyecek ... [5 Ekim 2015] Bizde Kafkaesk var mıdır? ... [21 Eylül 2015] Sanatla eğlenmek ... [14 Eylül 2015] Eşitlik etiği ... [7 Eylül 2015] Müzik Köyü ve Ramazan Güngör dersi ... [17 Ağustos 2015] Anormal olan normal olunca ... [3 Ağustos 2015] Yasal silahıyla bir devlet. ... [27 Temmuz 2015] İslam hukuk ve insan ... [20 Temmuz 2015] Sanat alanında ekonomi politik ... [13 Temmuz 2015] Kelepçeli iki kitap ... [6 Temmuz 2015] Demokrasinin yüzölçümü ... [27 Nisan 2015] Slogan şiir solgun şiir ... [20 Nisan 2015] Çorbanın tadı tuzu ... [13 Nisan 2015] Din mi yoksa devlet mi yozlaşır? ... [6 Nisan 2015] Örtülerimiz, vasatımız ... [30 Mart 2015] Hayal gücü güzeldir ... [9 Mart 2015] Putları kırmak ya da iyimserliğin determinizmi ... [29 Aralık 2014] Sinemanın 100. yılından görüntüler-I ... [15 Aralık 2014] Belgeselciler ne yapar? ... [1 Aralık 2014] Demokrasiye takla attırmak ... [10 Kasım 2014] Vizörden bakmak ... [3 Kasım 2014] Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri'ne ne oldu? ... [27 Ekim 2014] Karmaşık olanı karıştırmak ... [20 Ekim 2014] Dağlarca'nın yalnızlığı ... [29 Eylül 2014] Muhafazakâr ahlaksızlığa devam ... [22 Eylül 2014] Çıplak Leydi ya da muhafazakâr ahlaksızlığa giriş ... [25 Ağustos 2014] Yeni her zaman iyi midir? ... [14 Temmuz 2014] Post hukuk ya da hukukun postu ... [7 Temmuz 2014] Avrupa'nın hukuk ve yargı kültürü ... [16 Haziran 2014] İlmiye sınıfı ve cehalet ... [31 Mart 2014] Başbakanın mahremi devletin mahremi ... [3 Mart 2014] Montaj bir demokrasi ... [6 Ocak 2014] Hukukta yumuşak 'g' yoktur ... [23 Nisan 2013] Öküze döndürülmek... ... [2 Nisan 2013] Sözü tüketmek ... [7 Kasım 2011] Erzurum'da şiir okuyamamak ... [6 Haziran 2011] Hopa'ya inen Eşkıya ... [28 Nisan 2010] Emek Sinemasında Anayasa Filmi ... [21 Nisan 2010] Kargının İçindeki Rüzgar ...
Av. Sabri KUŞKONMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™