Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anayasa konusunda muhalefete düşen görev
17 Aralık 2015, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Cumhurbaşkanı (CB), iki sandık istemiş: Anayasa ve başkanlık.
Başbakan ise, ‘darbe dönemleri mevzuatı’nı temizleme çalışmalarından söz etmiş.
Ana muhalefet lideri de, “başkanlık rejimi ve Anayasa’nın ilk dört maddesi, kırmızı çizgimiz” demiş.


Sandık/ mevzuat/ kırmızı çizgi

Bu sözlerin anlamı ne? Kısaca:
- İki sandık: Cumhurbaşkanı (CB), halkı Anayasa yapımına ‘bulaştırmak’ niyetinde değil. Ulusal, bölgesel ve uluslararası koşullar ne olursa olsun, kendi yönetimini kurmaya odaklanmış bulunan CB, bu yönde ‘kamuoyu oluşturma’ etkinliğinde her ânı ve fırsatı değerlendiriyor. İki sandık mümkün mü? Bu tartışmaya girmeden, 1982 ile karşılaştırma ile yetinelim: K. Evren’den bir adım önde; tek bir sandıkta işi bitirme yerine, iki sandık kurulmasına rıza gösteriyor!
-Mevzuat temizliği: ‘Darbe dönemleri mevzuat temizliği’ni gündeme getiren AK Parti liderine şu sorulmalı: Hükümetlerinizin ‘torba kanun’ uygulamasıyla kotardığı sadece Anayasa’ya değil, bazı konularda darbe dönemi mevzuatına bile aykırı yasal düzenlemeleri kim temizleyecek? Ya da, AB ile geri kabul sözleşmesi çerçevesinde hazırlayacağı paket için destek isteyen Başbakan’a sormalı: ilerleme raporuna yansıyan insan hakları ihlallerini önlemek için hangi düzenleme yapılacak? Dahası, Güneydoğu’da savaş ortamının nedeni, PKK cephaneliği yanı sıra Hükümet’in Anayasa dışı uygulaması da değil mi?
-Kırmızı çizgi: Kılıçdaroğlu’nun, mutasavver bir anayasanın içeriğinden önce, önemli şu iki konuyu ön sorun yapması beklenirdi: Yürürlükteki Anayasa’ya saygı ve yenisini yapım yöntemi.


Asıl kırmızı çizgi

Külliye ve güdümündeki parti çevreleri, “yeni anayasa” dedikleri her an, “önce yürürlükteki Anayasa’ya uyun” uyarısıyla karşılaşmalı. Bu uyarı, başta ana muhalefet gelmek üzere, muhalefet partilerince yapılmalı. Bu, aslında yeni anayasa üzerine tartışmanın önkoşulu yapılmalı: “CB, Hükümet ve AK Parti çoğunluğu Anayasa’ya aykırı işlem ve eylemlerini sürdürdüğü -hatta Anayasa’yı ihlal ettiği- müddetçe YENİ ANAYASA GÜNDEMİNE HAYIR!”.

 

De facto ve de jure ayrışması mı?

Anayasa’ya uyma gerekliliğinin nedenleri ve sonuçlarına değil, anayasal düzenin olası bir geçiş süreci açısından önemine dikkat çekmekle yetineceğim. Hukukî durum, anayasal düzenin devamlılığında yeni anayasa yapımını gerekli kılmakta (de jure).
Yapılmak istenen ise, anayasal düzenden uzaklaşarak, hukuki durum yerine ‘fiilî durum’ (de facto) ortamı yaratmak.
İkisi arasındaki fark ne?
Hukukî durum: Anayasa yürürlükte olduğu için, yeni anayasaya geçiş, hukuk ve demokrasi yoluyla sağlanmalı. Girişim, hukuk yoluyla yapılmalı: Anayasa md.175’e bir ekleme yapılarak yeni anayasa yol ve yöntemi belirlenir. Türev kurucu iktidar tarafından açılacak bu yol, demokratik süreç için ilk adım olarak görülebilir. Burada hedef, ‘halkla başlamak ve halkla bitirmek’ olmalı. Kısacası, hukukî/saydam ve katılımcı bir süreç.
Fiilî durum: Hukukî durum yerine fiilî durum öne çıkarılırsa, yeni anayasa sürecinde, hukuk ve demokrasi değil, güç dengeleri belirleyici olacak demektir; tıpkı kopma dönemleri esnasında hazırlanan 1961 ve 1982 Anayasalarında olduğu gibi.
Bu nedenle, ‘yeni anayasa’ diyenlere, öncelikle , ‘hukukî durum’dan kaynaklanan yükümlülüğü hatırlatmak gerekir. Hatta bunda ısrarcı olmak gerek. Çünkü, Anayasa hükümleri, ancak md. 175’te öngörülen değişiklik usulü izlenerek yürürlükten kaldırılabilir. Aksine, ancak darbe yoluyla...


Direnme hakkı kullanılabilir mi?

Önümüzdeki büyük kavga, “anayasa yürürlükte/yürürlükte değil” görüşleri arasında cereyan edecek görünüyor.
Bu nedenle, muhalefet partileri, içerik konusunda ‘kırmızı çizgi’ söylemi yerine, ‘hukukî durum’ için mücadeleye girmeli.
Bu yolda hukukî dayanak da mevcut:
“İnsanın istibdat ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunması esaslı bir zaruret”tir (İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi/Önsöz, R.G.: 27 Mayıs 1949).
Yöneticilerin işlem ve eylemleri ‘hukuk rejimi’ dışına çıktığı zaman, bunlara karşı yurttaşların eylemleri ‘direnme hakkı’ kapsamına girer.
Bu hakkın kullanımı, ‘dünyevi devlet örgütlenmesi’ne açılan savaşın püskürtülmesi için de meşru bir zemin oluşturur. Laik anayasal düzeni çökertme faaliyetinde, bir başkana (Diyanet İşleri) bir diğeri (TBMM) eklendi. Cesaret kaynağı Külliye olduğuna göre, mücadele araçları üzerine de külliyen düşünme gereği var.

 

Birgün

[Bu yazı 745 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™