Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
AL SANA GÜÇ TESTİ
7 Aralık 2015, Ali ER
, Ali ER

Ali ER

Türkiye, Rus savaş uçağını hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürdü. Türkiye’nin haklılığı NATO Genel Sekreteri Stoltonberg  tarafından diğer müttefik ülkelerin elindeki kanıtlara da dayanarak teyit edildi. Ancak sorun burada bitmiyor. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanının ifadesiyle; "Kısa süreli sınır ihlali hiçbir zaman saldırı için neden olamaz.'' O halde Rus uçağını “17 saniyelik” ihlalde düşüren stratejik aklın hedefi veya mesajı neydi?

Görünen odur ki; Türkiye uluslararası hukuk açısından haklı. Ama devletlerarasında hukuki haklılık, milli güvenlik yararına sonuçları getirir mi? Eğer devlet hakkını koruyacak kadar güçlüyse evet, ama karşısındaki fazlasıyla güçlüyse bela kapıda demektir. Başımıza gelecekleri yaşayarak göreceğiz. Çünkü Rusya’nın açıklamalarında geri adım atma niyeti hiç de yok. Tebrikler(!); ”kimse gücümüzü test etmesin” diyenler sonunda güçlerini en ağır koşullarda test edecek birini buldu. Ama ceremesini kim çekecek gençlerimiz, halkımız ve topyekûn Türkiye…

Dünya bir yana “Esed’i devirmek bir yana saplantısı, Türkiye’yi başta NATO içinde olmak üzere uluslararası arenada yalnızlaştırdığı gibi sonu her iki taraf için de felaket olabilecek savaş riskiyle karşı karşıya getirdi. Türkiye Rusya’nın Suriye’de askeri varlığını artırma hamlesinin ve ABD’nin IŞID’a karşı mücadele gerekçesiyle ses çıkarmayışının arkasındaki stratejik hedefleri göremedi. Üstelik Rusya 3 Ekim’de hava sahamızı savaş uçakları ile ihlal ederken, NATO hava savunma sisteminin en zayıf halkasından hem Türkiye'yi yokladı, hem de NATO’nun tepkilerini sınadı. Rusya’nın bu hamlesi dahi Türkiye’nin, Suriye’de değişen güç dengelerinin ayırdına varmasına yetmedi. Türkiye bu ihlallere karşı milli angajman kuralları yerine, NATO’nun hava savunma mekanizmalarını devreye sokmayı deneseydi, Ruslar daha dikkatli adım atmak zorunda kalabilirdi. Ama Türkiye, Rusya’ya adeta “teke tek” meydan okuyarak bölgesel kabadayılığa soyundu. Üstelik Rusya’nın Ukrayna ve Kırım'da NATO ile yaşanan gerginliği fiilen Türkiye sınırlarına taşındı. Avrupa rahatlarken komşuları ile “sıfır sorundan” sorunlar sarmalına giden açmaza Rusya tehdidi de eklendi. İşte sorun tam da burada; varsa yoksa “Esed” saplantısından başka bir şey göremeyen aymazlıkta yatıyor. Yapılması gereken neydi?

Öncelikle Türkiye, sorunun hava sahası ihlalinin ötesinde Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki stratejik kilit taşı Tartus ve Lazkiye limanlarının güvenliği olduğunu görmeliydi. Rusya’nın IŞID ile mücadeleden çok güvenliğine risk olarak gördüğü Bayırbucak Türkmenlerinin varlığına karşı askeri harekâta öncelik verdiği iddiasıyla Türkiye, Dünya kamuoyunun desteğini almaya çabalayabilirdi. NATO ve BM Güvenlik Konseyi nezdinde gereken diplomatik girişimlerde bulunabilirdi. Ama sadece “Esed’i devirmeye” endekslenen akıl, içerideki gibi önce mağduriyet yaratmayı sonra da mağduriyetten nemalanmayı yeğledi. İçeride başarısı kanıtlanmış bu strateji tutmadı, üstelik başımıza yeni çoraplar da öreceğe benzer…

Hiç olmazsa Türkiye, Rusya’ya ses çıkartmayan ve IŞID’a karşı mücadelede koalisyon lideri konumundaki ABD’yi ikaz edebilirdi. Rus sınır ihlalleri devam ederse Türkiye’deki üslerin kullanımını askıya alınabileceği kartını masaya sürebilirdi. Çünkü Rus ve ABD uçaklarının en azından karşılıklı bilgilendirme çerçevesinde harekât icra ettiklerini sağır sultan dahi duydu. Ancak Türkiye’nin bu süreçte en büyük açmazı, IŞID ile aynı resim içinde yer alması veya görülmesi oldu. Türkiye, yalnızlık ve köşeye sıkışmışlık refleksi ile en son yapması gerekeni başından yapmış gibi görünüyor. 

Aslında Putin de Obama'nın stratejik uzağına düşmek üzeredir. Suriye’de askeri gücünü artırması ve Ortadoğu’daki şiddet sarmalına kapılması Rusya’nın milli gücünde onarılmaz açıklara yol açabilir. Rusya’da ekonomik çöküşe giden bir sureci tetikler mi? uzmanlık alanım değil ama Afganistan, nasıl Sovyetleri bitirmişse Ortadoğu da Putin’i bitirirse en azından Obama için sürpriz olmaz. Çünkü ABD, Ortadoğu’da Rusya’ya karşı fiilen Türkiye'yi kullanırken Güney Çin Denizinde bekleyen stratejik hamleleri için eli hem Çin'e hem de Rusya'ya karşı güçlenecektir. Çin’in yanından yer alabilecek Rusya gibi bir gücü Güney Çin Denizindeki oyun planı dışına itecek olması da işin cabası. 

 

[Bu yazı 1070 kez okundu]
Ali ER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[1 Ağustos 2016] 'Ordunun denetim ve kontrolü iktidarda değil Meclis'te olmalı' ... [16 Eylül 2015] ÇÖZÜM SÜRECİNE "ÜÇÜNCÜ GÖZ" ... [26 Mayıs 2015] Havuzlu Çıkarma Gemisine 1 Milyar Dolarlık Kaynak ... [22 Nisan 2015] Diyadin'de HDP'ye Seçim Barajı Kumpası ... [19 Şubat 2015] İÇ GÜVENLİK DEĞİL "DEMİR ÖKÇE" YASASI ... [20 Kasım 2014] ÇÖZÜM SÜRECİNE "ÜÇÜNCÜ GÖZ" ... [19 Mayıs 2014] "Kumpasa" Karşı TBMM Nerede? Adalet Nerede? ... [30 Eylül 2013] Doğudan Yükselen Stratejik Ortak Çin? ... [6 Eylül 2013] KIRMIZI ÇİZGİLER BLÖF KALDIRMAZ ... [25 Haziran 2013] GEZİ PARKI DİRENİŞİ VE SONRASI ... [13 Mayıs 2013] Reyhanlı Saldırısına NATO 'nun olası desteği ... [5 Mart 2013] ÇÖZÜM MÜ? ÇÖZÜLME Mİ? ... [18 Ocak 2013] İmralı Süreci ve Riskler? ... [25 Kasım 2012] Askeri Vesayet ve Darbelere Karşı İlk Adım ... [20 Kasım 2012] KAPIMIZI ÇALAN KÜRT BAHARI ... [10 Kasım 2012] Obama'nın Küresel Seçenekleri ... [31 Ekim 2012] MEHMETÇİK SURİYE'DE NE İÇİN SAVAŞACAK? ... [5 Ekim 2012] TEZKERENİN ARDINDAN ... [4 Eylül 2012] KÜRT SORUNUNDA TEŞHİS VE TANIMIN ÖNEMİ ... [18 Temmuz 2012] SURİYE KARASULARINDAKİ ENKAZI ÇIKARMAK? ... [10 Temmuz 2012] Füze Değilse Ne? ... [21 Haziran 2012] PKK SİLAH BIRAKIR MI? ... [10 Haziran 2012] TÜRKİYE'DEN KENDİ KALESİNE GOL! ... [20 Mayıs 2012] WSJ'NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ ... [15 Şubat 2012] MİT KRİZİNDE GÖZDEN KAÇAN ... [4 Şubat 2012] HEDEF İRAN ... [27 Ocak 2012] KÜRECİK RADARI ... [11 Ocak 2012] Kim Kandırılmış Genç? Kim Terör Örgütü Üyesi? ... [21 Aralık 2011] ARAP BAHARINA MODEL; HANGİ TÜRKİYE? ... [23 Kasım 2011] TÜRKİYE SURİYE'DE NE ARIYOR? ... [19 Ekim 2011] TERÖR: KAN ÜZERİNDEN POLİTİKA ... [2 Ekim 2011] KARA HAREKÂTI AŞKI ... [21 Eylül 2011] DOĞU AKDENİZ'DE TSUNAMİ RİSKİ ... [5 Eylül 2011] BM PALMER RAPORU: KAZANANLAR VE KAYBEDENLER ... [1 Ağustos 2011] KOMUTANLARDAN DEMOKRATİK FERYAT ... [8 Temmuz 2011] BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU? ... [6 Haziran 2011] KARAR GÜNÜ ... [10 Mayıs 2011] Terörle Mücadelede ABD ile yaşanan sorunlar: Efsane mi? Yalan mı? ... [18 Nisan 2011] ON İKİ YIL ISRARI ... [13 Nisan 2011] LİBYA; İRAN İÇİN SONDAN KAÇ ADIM ÖNCESİ? ... [7 Ocak 2011] 2011 YILINA GİRERKEN ... [15 Aralık 2010] ATEŞLİ SİLAHLAR SİLAH KANUN TASARISI ... [5 Aralık 2010] TSK'NİN SİVİL DENETİMİ ... [23 Kasım 2010] EMPERYALİZMİN ODAĞINDAKİ TÜRKİYE ...
Ali ER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™