Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Savaş hazırlığı
7 Aralık 2015, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

…veya Lenin’in emperyalizmi

Her şeyi affettiren, mazur gösteren, rasyonalize eden şey ne olabilir? Konumuz siyasetse sorunun yanıtı da savaş oluyor.

2015’i Paris’te bir patlamayla açıp ikincisiyle kapatacağa benzeyen, Suriye’de körüklenen “kavimler göçü”nün Kıtanın orta yerinde isyanları ateşlemesine tanık olan Avrupa savaşa hazırlanıyor ve normal zamanda bela sayıp kabul edilemez bulacağı her şeyi destekliyor, besliyor, kabul ediyor, sineye çekiyor!

Belki de “demokratik” dünyanın Nazizmi Sovyetler’in üstüne salmak üzere kolladığı ve hoş gördüğü o alçaklık çağından bu yana en ikiyüzlü dönemi yaşıyoruz. Bu temkinli cümleye, olsa olsa “Alçaklık alçaklıktır, derecelendirilemez, karşılaştırılamaz” diye itiraz edilebilir. Yani sonuç değişmez.

Avrupa’nın her yerine yayıldı mı, bilmiyorum. Ama çok kez demokrasi şampiyonu seçilmiş Fransa bu kez sağcılıkta başı çekiyorsa, bunun bir anlamı vardır. Avrupa Birliği’nin iki başkentinden biri sayılan Strasbourg sokaklarında hem polis hem asker timleri, nehirde jandarma botu, caddesinde asker cipi, köprülerinde asker-polis kontrol noktaları varsa. “Normal insanlar” ise “halk da bunu istiyor” diyorsa…

İki başkentten diğeri, Brüksel’in hiç de dış sayılamayacak mahalleleri cihatçı devşirilmekte ve canlı bomba çıkartmakta başı çekiyorsa, Batı demokrasisi savaş hazırlığındadır. Çünkü kapitalizmin başkentlerinin devletleri hiç de biçare değillerdir ve güvenliğin ne olduğunu en iyi onlar bilir. Brüksel’in, Londra’nın, Paris’in malum mahallelerinin ajan kaynadığından kuşku duyulabilir mi? Merkel doğru söyledi, “İslam Almanya’nındır” gerçekten. Cihatçı, barbar, katliamcı gericilik demokratik Batı’nın imalidir, Ortadoğu halklarının değil.

“Halk güvenlik istiyor.” Avrupa halka güvenlik vermek için değil, halkın mutlak anlamda güvenlik kaygısına gömülmesi için sokaklara güvenlikçi dolduruyor. Bizde çarşı esnafına ambalaj kağıdı dağıtan adam tipinde sıradan insanların veya şık şıkıdım Aralık güneşini teneffüs etmeye çıkmış orta yaşlı kadınların çantalarına açılıp bakılacak ki sokak ortasında, halk güvenlik sorununun ne kadar yakınında olduğunu unutmasın. Bu uğurda kabul etsin her şeyi.

Her gün Paris’te müzik salonu taranacak değil ya! Gerektiğinde o da olur, ama her taranmanın bir yüzü de yenilgidir. Avrupa’nın ve genel olarak Batı’nın ihtiyacı savaş kazanmaktır.

Havaalanı uygulamalarında Türkiye’nin Avrupa’nın en rahat yerlerinden biri olduğunu, sokaktaki devlet yumruğu açısındansa pek öyle açık ara falan fark atmadığımızı söyleyebilirim. Avrupa ve genel olarak Batı, tarihinin en derin ikiyüzlülük örneklerinden birini yaşıyor ve savaşa hazırlanıyor. “Savaş sayesinde mazur gösterilen güvenlik önlemleri” mi, “güvenlik önlemlerinin zorunluluğuna ikna ettiği savaş” mı? Ne fark eder?

Çünkü Avrupa, AKP meczupluğunu tolere ediyor. AKP Batının pek istediği savaşı yakınlaştırıyor, gerekçelendiriyor. Avrupa AKP’nin şeriatçılığının bal gibi farkında. Fark etmiyor. Savaşsa, AKP!

Avrupa, Ukrayna’da faşizmin yükselişinin hiç mi farkında değil? Seçime katılım oranının yarıya indiği yerde nüfusun önemli bir kesiminin “hiç duymadım” demesi mümkündür tabii. Ama diğerleri bal gibi biliyorlar, Rusya’ya karşı faşistleri tercih ettiklerini. Savaşsa, yine Nazizm!

Avrupa, Fransa’da dün ilk turu yapılan bölge seçimlerinde Ulusal Cephe’nin birinci çıkacağını da gayet iyi biliyordu. Savaş, ırkçılığın yükselişini mazur gösterir. Fazla mı kaçtı bu kadarı? Daha birkaç hafta önce değil miydi; “demokratik kamuoyu” göçmenleri “hoş geldiniz” pankartlarıyla karşılamıyor muydu? Madem öyle haksızlık etmeyelim; ırkçı Le Pen hanımı sineye çekmiş olmasın Batı demokrasisi… İkinci turda Sarkozy’nin partisinde buluşmaya ne dersiniz? Hani birkaç yıl önce iktidardayken göçmen mahallelerinde siyah ve Müslüman genç vurdurtan Sarkozy’yi diyorum…

Savaş olasılığı ırkçılığı mazur gösterir. Savaşa giden bir dünyada sağın içinden sağ seçilmesi, daha fazla yabancı toprağa asker göndermek için yırtınan Sosyalist Hollande’ın bile dar gelmesi normaldir. Ondandır bizdeki sosyal-demokratların sağcıdan daha sağcı olduklarını göstermek için uğraşmaları…

Demokratik kapitalizm, evsizler için, göçmenler için, yoksullar için mutlak bir ikiyüzlülüktür. Aslında mesele, şu kapitalizm altında demokratlıkla faşistlik arasındaki mesafenin sık sık görünmez hale gelmesi değil midir?

Çünkü kapitalizm savaş istemektedir. Lenin Emperyalizm kitabında yazmıştı, savaşsız yapamayacaklarını… doksan dokuz yıl olmuş yazalı…

 

 

solhaber

[Bu yazı 620 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [48]
[26 Aralık 2016] "Ah CHP vah CHP" ... [17 Mart 2016] 'HDP solu Güven Park'ta bitmiştir ... [14 Mart 2016] Dayanılmaz ... [4 Şubat 2016] Kürt sorununda ne bekleniyor? ... [1 Şubat 2016] Bir sınırı var. ... [28 Ocak 2016] AKP'nin kullanışlı efelenmesi ... [11 Ocak 2016] Korkacaksanız durmaktan korkun ... [4 Ocak 2016] AKP'nin dayanılmaz cazibesi ... [14 Aralık 2015] Taşları dökmek ... [3 Aralık 2015] Tezek kadar akıl ... [19 Kasım 2015] Mükemmeli arayan komünist ... [16 Kasım 2015] 'Bu bir tesadüf mü, yoldaşlar?' ... [10 Kasım 2015] Boşluktan çıkış ... [2 Kasım 2015] Saygısız ve örgütlü ... [30 Ekim 2015] En büyük 'vaadin' sahibiyiz ... [19 Ekim 2015] İnançsız sol ... [15 Ekim 2015] Cenaze evinde kahkaha ... [12 Ekim 2015] Yeni durum, yeni dizilim ... [8 Ekim 2015] Zamanında bir uyarı denemesi ... [5 Ekim 2015] Hedefi daraltmak mı? ... [1 Ekim 2015] Anlamıyoruz ... [14 Eylül 2015] Sürprizler ülkesi ... [7 Eylül 2015] Komünistlik fazla ... [29 Ağustos 2015] Bakan olmak ... [27 Ağustos 2015] Eskiden olsa. ... [24 Ağustos 2015] AKP'yi yalnız mı zannediyorsunuz? ... [20 Ağustos 2015] Sıfıra sıfır, elde var kan ... [13 Ağustos 2015] Sosyalizm üzerindeki baskı ... [10 Ağustos 2015] AB, NATO, 'süreç'. ... [3 Ağustos 2015] Türkiye kontrolden çıktı mı? ... [27 Temmuz 2015] Sınıfını unutan sol ... [20 Temmuz 2015] Aman çözüm sürecine 'bi şi olmasın' ... [13 Temmuz 2015] Seçimden sonra bir ay ... [6 Temmuz 2015] Reformizmin yeni nefesi ... [2 Temmuz 2015] Popülist akılsızlık halleri ... [11 Haziran 2015] Rahatlayan Türkiye ... [26 Mayıs 2015] 'Proce'ye oy da yok ... [16 Nisan 2015] Parlamento ne kadar önemli? ... [13 Nisan 2015] AKP'yi geriletmek ... [10 Mart 2015] Bir Çanakkale yazısı ... [9 Şubat 2015] Kaç yanlış kaç doğruyu götürür? ... [9 Ocak 2015] Fransa tepkileri ... [3 Ocak 2015] Artık 2015'teyiz... ... [29 Aralık 2014] Haziran demir alırken ... [27 Aralık 2014] AKP yılbaşına hazırlanıyor ... [22 Aralık 2014] Sosyal medya, Kürt sorunu ve düzey ... [10 Aralık 2014] Çirkin Süreç ... [28 Kasım 2014] Bir buçuk ay öncesine bakarsak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™