Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bir manipülasyon ideolojisi
18 Kasım 2015, Fatih YAŞLI
, Fatih YAŞLI

Sağcılık bir “manipülasyon ideolojisi”dir; insan türünün en ilkel duygularına, zihninin en karanlık yerlerine, en içgüdüsel yanlarına seslenir; güvenlik kaygısına, aidiyet hissine, güç istencine, hınç duygusuna, sonsuz hayat arzusuna oynar ve çoğu zaman da kazanır.
İçinde yaşadığı bitimsiz ve derin sefaletin gerçek nedenini kavrayamayan “küçük adam”, bu sefaleti hem bir anlam dizgesine oturtabilmek hem de katlanılabilir kılmak için sağcılığın yarattığı “hakikat evreni”ne, milliyetçilikle, dinle, yabancı düşmanlığıyla, partiye-devlete-lidere tapma ile bezeli o evrene sığınır, ancak o şekilde kendini var edebilir.

Kişi, bugünün yoksulluğundan kaçabilmek için geçmişteki bir “altın çağ” anlatısına inanır ve o günlere tekrar dönüleceğine dair fanteziyle yaşar, ölümden sonraki sonsuz ve mutlu hayat vaadine kaçar, oraya saklanır. Yoksulluğunun nedenini ise Yahudilere, Masonlara, vatan hainlerine, komünistlere, faiz lobisine, karanlık güçlere bağlar. Dünyanın ve kendi halinin en makul açıklamasını komplo teorilerinde, “derin” tezlerde bulur; en kolayı, en az düşünmeyi gerektireni budur çünkü.

Türkiye geçmişten bugüne bu manipülasyon ideolojisinin en rahat vücut bulduğu, kitleleri sarıp sarmaladığı ve onları dilediğince mobilize edebildiği coğrafyalardan biri olagelmiştir. DP’den AP’ye, ANAP’tan AKP’ye, yani Menderes’ten Demirel’e, Özal’dan Erdoğan’a uzanan ve son altmış beş yıla damgasını vuran bir silsiledir adeta bu.

Ancak “hakkını teslim ederek” söylemek gerekirse, AKP ve Erdoğan, Türk sağ geleneğinin kendisinden öncekileri fersah fersah aşan maharet ve ustalıktaki en parlak örneği olarak adlandırılmayı hak etmektedir. Rejimin “küçük adam”la kurduğu ilişki, onun korkularını ve arzularını manipüle etme yeteneği ve onu süreklileşmiş doğal tabanı kılabilmesi, on üç yıllık bir “başarı hikâyesi” olarak görülmelidir. Doğan’la kavgadan “one minute”e, “Şam’da namaz kılmak”tan “Dünya beşten büyüktür”e uzanan bir başarı hikâyesi!
Aydın Doğan mesela, “küçük adam”ın kafasındaki “kodaman” imgesine tekabül etmektedir: Karun kadar zengin, kötü kalpli, Boğazdaki yalısında oturup viski ve puro içen, milletin değerlerinden uzak bir işadamı imgesidir bu. Erdoğan ise bir “halk çocuğu” olarak ve “halk adına” tam da bu imgeyle kavga eder. “Batılı”yla “dindar”ın, “gayri milli” olanla “milli” olanın, “milletin değerlerine yabancılaşmış olan”la “millet”in kavgasıdır söz konusu olan ve Türk sağını hep iktidar yapan, “sınıfsal öfke”yi “kültürel öfke”ye dönüştüren o manipülasyon mekanizmasının mükemmel bir örneğidir bu.

Ya da “one minute” hadisesi… Müthiş bir manipülasyon vardır yine ortada: İlk kez Müslüman bir lider zalim İsrail’e böylesine meydan okuyabilmiş, yüzüne karşı “katilsiniz” diyebilmiştir. Bunun sonucu nedir, ticari ve askeri ilişkilere herhangi bir yaptırım etkisi olmuş mudur, Filistin halkının hayatına temas eden bir netice yaratmış mıdır, konuşulmaz bile. Kimse “hani Gazze’ye gidecektiniz, kaç sene oldu” demez. O “an”a, o siyasetin şova dönüştüğü ve ekrandan evlere aktığı ana odaklanılır sadece, o an hafızalara nakşedilir ve sonrasına bakılmaz dahi.
Manipülasyon hep işe yarar yani: Küçük adam kendine bir kahraman bulur, onunla, yani güçle özdeşleşir, gurur duyar, biat etmenin hazzına varır, sınıfsal kini başka yerlere yönelir, derinliği olmayan ve önü arkası sorgulanmayan anlık milli gurur okşamaları yaşar, sefaletini unutur ve yaşamına devam eder.

Peki o ‘manipülasyon evreninin dışına çıkıldığında görülen nedir? Onca mazlum edebiyatından sonra G20’de garsonların dünyanın efendilerine yaptığı “senkronize hizmet”i pek matah bir şeymiş gibi övmektir mesela. Ya da göz yanılmasına dayalı bir fotoğrafı gerçekmiş gibi sunarak “Obama’nın yanağını okşayan lider” edebiyatı yapmak ve bütün kompleksini açığa vurmaktır. Ya da Paris Katliamı sonrası “bu sefer tampon bölge kesin cepte” diye el ovuşturmaktır emperyalistlerin gözünün içine bakarak ve daha da somutu, tüm o kafa tutmaların, tüm o dik durmaların, tüm o “dünya beşten büyüktür”lerin unutulup zirveyle eşzamanlı olarak Çin’le yapılan füze anlaşmasının iptal edilmesi ve bir kez daha NATO’ya sığınılmasıdır örneğin.


Ünlü Matrix filminde Morpheus “gerçeğin çölüne hoş geldin” diyerek Neo’ya dünyanın gerçek halini gösterdiğinde Neo “gözlerim acıyor” der. Yaşadığı sefalete gözü kapalı olanları gerçeğin çölüne davet etmek, gözlerinin acımasından korkmamaları gerektiğini söylemeye devam etmek… İşimiz ve dahası yaşamaktan anladığımız budur.

 

Birgün

[Bu yazı 583 kez okundu]
Fatih YAŞLI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [95]
[2 Ağustos 2016] "Üslere el konacak, NATO'dan çıkılacak" ... [16 Mart 2016] Ankara: Anlatılan hepimizin hikâyesi ... [10 Şubat 2016] "Yeni-Osmanlı düştü düşecek" ... [3 Ocak 2016] "Noel Baba'yı yargılamak"tan ODTÜ'ye: Akitleşme ... [9 Aralık 2015] Bir gece ansızın 82 Musul, 83 Kerkük, 84. ... [25 Kasım 2015] Moskova Camii'nde başkanlık için şükür namazı ... [11 Kasım 2015] 1 Kasım'dan sonra Yeni Türkiye ... [1 Kasım 2015] Türkiye: 1 Kasım'dan önce, 1 Kasım'dan sonra ... [30 Ağustos 2015] Haziran'ın barışı ... [19 Ağustos 2015] Milli irade öldü, ruhuna El Fatiha ... [30 Temmuz 2015] Niye hedef Demirtaş? ... [27 Temmuz 2015] Yurtta savaş bölgede savaş: Ara rejimden faşizme ... [20 Temmuz 2015] AKP-CHP koalisyonunu kimler istiyor? ... [13 Temmuz 2015] Borç toplumu: Anlatılan senin hikâyendir ... [6 Temmuz 2015] AKP gerilemedi diye halkı mı dövelim? ... [2 Temmuz 2015] Tel Abyad AKP'nin cankurtaranı olur mu? ... [9 Haziran 2015] Bu daha başlangıç! ... [28 Mayıs 2015] Yok başka bir cehennem! ... [21 Mayıs 2015] Doğan-Erdoğan kavgası: Anlatılan senin hikâyendir! ... [19 Mayıs 2015] "Kaset siyaseti": Mucitler muhalif olurken ... [29 Nisan 2015] Hukukun ölümü: Katille birlikte maktule ağlamak ... [13 Nisan 2015] "400'ü verin, huzur içinde çözülsün" ... [19 Ocak 2015] "Cumhuriyet reklam arası", peki yeni-Osmanlı? ... [15 Ocak 2015] Tehlikenin farkında mısınız: İslamofobi değil İslamofaşizm ... [22 Aralık 2014] Türkiye bir guguk devleti midir? ... [15 Aralık 2014] Alatlı'nın Rönesans'ı, bizim yeni Ortaçağımız ... [8 Aralık 2014] Dini Eğitim Şurası: Dindar ve kindar nesiller ... [27 Kasım 2014] Ak Kemalizm'in fıtratı ... [20 Ekim 2014] Rejimin teminatı: Polis ... [9 Ekim 2014] Kobane: "Yesinler Birbirlerini" mi? ... [24 Eylül 2014] Yeni-Osmanlı'nın son hamlesi: Tampon Bölge ... [15 Eylül 2014] 12 Eylül darbesinden Çarşı darbesine ... [4 Eylül 2014] HDP ve aşırı Türkiyelileşme ... [25 Ağustos 2014] Padişah, Sadrazam, Yeni-Osmanlı ... [21 Ağustos 2014] Hayrunnisa Hanım o eli niye sıkmadı? ... [18 Ağustos 2014] "O yozdili koparırlar işte" ... [31 Temmuz 2014] Cemaat sofrasından Maldivler'e ... [24 Temmuz 2014] Monşerler, ekmeğin fiyatı, muhafazakârlık ... [17 Temmuz 2014] Muhafazakâr ahlakın Suriye'yle imtihanı ... [14 Temmuz 2014] Filistin kanıyor, one minute! ... [10 Temmuz 2014] Abdestli kapitalizmin ramazanı ... [4 Temmuz 2014] Dualarla başkanlık koltuğuna ... [26 Haziran 2014] 12 Eylül yargılandı, hayırlı olsun ... [23 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı: AKP rejimine hayat öpücüğü ... [16 Haziran 2014] Berkin terörist, IŞİD değil! ... [12 Haziran 2014] Bayrak planı, Köşk tuzağı ... [9 Haziran 2014] Lice ne yana düşer usta? ... [5 Haziran 2014] Boğaz'da yalı, elde viski kadehi ... [2 Haziran 2014] Haziran nedir? ... [29 Mayıs 2014] Soma'da aslında ne oldu? ... [23 Mayıs 2014] Rejime tutulan ayna ... [19 Mayıs 2014] Ölüler üzerinden siyaset ... [15 Mayıs 2014] Ölümün coğrafyasında ... [5 Mayıs 2014] "Rıza Sarraf Yeni Türkiye'dir" ... [28 Nisan 2014] Diktatoryaya iki adım kala ... [21 Nisan 2014] Sandıklı diktatörlüğe doğru ... [17 Nisan 2014] Aile-Devletinden manzaralar ... [16 Nisan 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Ergenekon'dan Ötüken'e, bir efsaneden diğerine ... [7 Nisan 2014] Biri seçim mi dedi? ... [20 Mart 2014] Bugün tapelerden ne öğrendik? ... [19 Mart 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Aile, devlet, özel mülkiyet: 'Tape'lerin aynasında yeni rejim ... [13 Mart 2014] O ekmek bir gün gelecek Berkin ... [3 Mart 2014] 28 Şubat 2014'te neredeydiniz? ... [30 Ocak 2014] Hani faiz lobisi bizdik? ... [13 Ocak 2014] "AKP'nin olmasın ama Cemaat'te de kalmasın" ... [27 Aralık 2013] Fatih Yaşlı yazdı: Paralel devlet devleti paralize ederken ... [24 Haziran 2013] Biri dış mihraklar mı dedi? ... [13 Mayıs 2013] Reyhanlı'nın faili Yeni-Osmanlı ... [18 Nisan 2013] Karanlığın Saltanatı ... [18 Mart 2013] Cumhuriyet'i Cemaatle Kurtarmak? ... [11 Mart 2013] Davutoğlu'nun kapatmak istediği parantez: Cumhuriyet ... [4 Mart 2013] Öcalan ne diyor? ... [21 Ocak 2013] Savunmayı savunmak gerekiyor ... [7 Ocak 2013] "12 Eylül öncesine mi dönmek istiyorsunuz?" ... [24 Aralık 2012] Tersinden III. Meşrutiyet ... [3 Aralık 2012] "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" ... [13 Kasım 2012] Sakık'ı kim, niye konuşturdu? ... [7 Kasım 2012] Kemalizm ve sol müdahale ... [30 Ekim 2012] Yeni bir on yılın eşiğinde ... [4 Eylül 2012] Hala nasıl bir arada yaşayabiliyoruz ya da çoğunluğun apolitizmi ... [14 Ağustos 2012] Taşeron savaşı, Aleviler ve Kürtler ... [10 Temmuz 2012] Kürt Sorununda Çözüm Mümkün mü? ... [19 Haziran 2012] AKP-C Koalisyonunda Son Durum ... [17 Nisan 2012] Korku, Solkırım ve Hesaplaşma ... [27 Mart 2012] Wikileaks'ten Sızan Türkiye: ABD Belgelerinde Ergenekon ... [14 Şubat 2012] Neyin Kavgası? ... [10 Ocak 2012] Başbuğ'un Tutuklanması: Düne Değil Yarına Dair Bir Hesaplaşma ... [15 Kasım 2011] Türk Sağının Emperyal Hevesleri: Yeni Osmanlıcılığın Kısa Tarihi ... [25 Ekim 2011] Şiddetin Fay Hattı: KCK, Çukurca Saldırısı ve Van Depremi ... [20 Eylül 2011] "Hrant'ın Arkadaşları" Odatv İddianamesini Okudu mu? ... [16 Ağustos 2011] 12 Eylül 1980: Yeni Rejimin Miladı ... [9 Ağustos 2011] Aristokrat Solcular İlerici Muhafazakârlar ve Demokrasi ... [12 Temmuz 2011] Yemin Krizinden Siyaset Dersleri ... [25 Mayıs 2011] Milli Sır ... [16 Şubat 2011] Türkiye Mısır Olur Mu? ...
Fatih YAŞLI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™