'Bu bir tesadüf mü, yoldaşlar?'

~ 16.11.2015, Aydemir GÜLER ~

Ankara, Beyrut, Paris… Ve diğerleri… Paris katliamının ertesi günü, katliamdan daha az alçakça olmayan bir yarış başladı. Her yerden ihbar, her yerde korku. Viyana, Moskova, Londra… Bu bir tesadüf mü?

Konuşmalarında bu soruyu Stalin sorarmış: Li sluçayni tavarişi? Niet, eta ni sluçayni tavarişi. Hayır, bu bir tesadüf değil yoldaşlar…

Sağcı Sarkozy ile solcu (!) Hollande’ın savaş ilan etmekte yarışa girmeleri tesadüf olabilir mi? Kime savaş? Teröre? Fransa’nın 10 bin kadar askeri varmış Afrika’da. Kaça çıkartmak isterdiniz? En kârlı sektör bu mu yoksa!

IŞİD dünyanın pimini çekecek bir güç mü? Geçiniz… Paris’ten sonra yeni bir yarış icat edildi Batıda: “Benim ülkemde 250 IŞİD’li var.” demiş Avusturya. “Oho, o da bir şey mi, bende 450.” Ne kadar IŞİD, o kadar siyaset. Burjuva siyaseti…

Burjuva siyaseti her zaman kanla çalışır. Ama kana indirgenmesi özel bir durumdur. AKP’nin iktidarını bu yolla tazelemesiyse ne ayrıksı bir şey, ne tesadüf. Dünyayla arasındaki uyumu yeniden kurmanın yolu buymuş meğer.

Bu bir tesadüf değil. Ama bu bir kriz. Kapitalizm eşittir kan. Kriz ilanihaye süremez. Çözülecek.

HDP mitinglerini iptal etmişti. CHP’nin seçim kampanyası yaptığını duyan oldu mu? Bu da bir tesadüf değil. Fransız Komünist Partisi, adının tersine, üç aşağı beş yukarı bir sosyal demokrat partidir. Son kongrelerine Demirtaş’ı şeref konuşması yapmak üzere davet etmeleri ve Bataclan’ı kan basarken seçim kampanyalarını iptal ettiklerini açıklamaları bir tesadüf olabilir mi?

Siyaset oy üstünden zaten yürümezdi. Ama oyların kaça kaç verdiğinden büsbütün bağımsızlaşmış ve kan oranlarıyla şekillenen kararların damga vurduğu bir dünya…  Büyük kriz bu noktada artık. Düzen solu “emniyet mekanizmalarının güçlendirilmesine” olsa olsa “adalete bir şey olmasın ama” şeklinde ek yapabiliyor. Seçim ne ki?

Fransa’da üç haftaya bölgesel seçim yapılacak. Kim faşist Ulusal Cephe’yi tehdit sayabilir, o kan sulamışken Büyük Devrimin, ‘48’in, Komün’ün, Direniş’in, 68’in başkentini? Kapitalist demokrasi faşizm ve ırkçılığı ve kan siyasetini “aşırılar”dan alıp merkezin harcına katıyor.

AKP’nin milyonlarcasını Türkiye’ye göçe zorladığı mültecileri pazarlık konusu yapması tesadüf müdür? IŞİD katliamlarından daha fazla sayının Akdeniz’in sularında boğulması, peki?

21. yüzyıl kapitalizmi budur. İktidardaki ve/veya muhalefetteki sosyal-demokrasisiyle…

İktidardaysa militarizmin en alasını icra etmeye bakar. Muhalefetteyse akıtılan kanın militarizmi sulamasına izin vermek üzere kenara çekilir. Peki neden Türkiye’nin bazı aydınları, bizden devrimi unutup gözlerimizi, daha önemlisi kafayı sosyal-demokratlara takmamızı isterler? Nasıl yapsın istersiniz, sosyal-demokrasi? Ne yapsın istersiniz Hollande? Ya da FKP?

“Şimdilik güvenlik sağlansa. IŞİD’e karşı sığınaklara girerken adalet ihmal edilmese.”

Fransa’da Ulusal Cephe benzeri Sosyalist Parti faşizmi, ABD’de siyahi demokrat faşizmi, Türkiye’de AKP faşizmi… Ne bu gidişat tesadüf, ne de gidişatın resminde umut kırıntısının bırakılmaması. Belki ikincisi daha önemli! Çözülecek çünkü eninde sonunda. Krizden çıkışta sosyalizm, devrim olmasın diye bugün umut kırıntılarını yok etmek her şeyden önemli.

*             *             *

Peki devrime inanlar, biz deli miyiz? Yoksa bu bir tesadüf değil, diyebilir miyiz?

Devleti güvenliği sağlamaya çağırmak veya sığınağa inmek yerine “yeter ki korkma” demek yanlış mıdır? Stadyumdan apar topar kaçırılan Hollande, Bataclan’ın içinde dakikalarca insanları tarayan manyaklar kadar “suçludur” diyecek kimse yok mu? Bu söz Erdoğan için söylendi. Biz söyledik. Yok yok, orda da çıkar bunu söyleyecek. Mutlaka çıkar!

Her defasında ihanetin daha yaratıcısını icat etmeyi beceren sosyal-demokrasinin bilmem kaçıncı ihanetini önlemeye çalışmaktan daha iyi işler olabilir mi, yapacak?

Sosyalizm Okulları bu hafta sonu kaç liseliyi yan yana getirmiş olabilir örneğin? Nâzım Hikmet Kültür Merkezlerinde kaç kişi okumuştur “senin sorumluluğun daha az değil” diyen Parti açıklamasını? Kaç kişi vazgeçmiştir saklanmaktan ve bugün Şişli’de, yarın Bakırköy’de veya Diyarbakır’da kapısını çalacaktır Partinin? Kaç kişi daha “evet haklıyız”ı hissediyor bu sabah?

Bu bir tesadüf müdür? Kapitalizm kan ve dehşet üretir ve aynı anlama gelmek üzere bundan beslenirken, komünistler tarihsel bir atılım olanağından söz ederlerse, bu bir tesadüf müdür?

 

solhaber

 

Aydemir GÜLER | Tüm Yazıları
Hits: 540