Halk delisi, halk aşığı: Fikret Otyam

~ 10.08.2015, Nazım ALPMAN ~

Pazar sabahı geldi haberi erkenden Sinop’ta… Avukat İzzet Özcü Ağabey “biliyor musun?” dedi:

-Otyam’ı da kaybettik!

Eşi Kamuran sordu:

-Kaç yaşındaydı?

-1000 yaşındaydı dedim duraksamadan… Doğup, okullara gidip, bir kurumda 25 yıl çalışıp 60 yaşında emekli olana bir ömür yaşadı deniliyorsa, Fikret Otyam 1000 yaşındaydı… Gazeteci, ressam, şair, edebiyatçı, araştırmacı, röportaj ustası, bilge, dost, can insan… Etrafında devasa bir dost çemberi oluşturmuş sevgi adamı.

Kalın bir tuğla ebadındaki ‘Dosttan Gelen Selamsın’ kitabı onun hem arşivciliğini hem de vefalı dost yanını sergiler. Otyam’a gelen mektuplardan koca bir tarih oluşmuştur.

Bu sefer kendisiyle ilgili dizeleri ona veda olarak bir kez daha okuyalım:

“Can olsam coşsam seninle hü dost diye

Öylesine sevmişem ki seni kardaş

Bilmem yüreğimin neresine koysam

Halk delisi halk aşığı

Can içinde can Otyam!”

(Ahmet Toksoy- 1 Mayıs 1974- Ankara)

***

Can Baba’ya Bin Selam

Resmi adı bir hayli uzun olan Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat Akademisi UKKSA’nın gerçekte ‘çelik çekirdeği’ vardır: Nevzat Metin!

Kimsenin göze alamayacağı işlerin tek başına altından girer üstünden çıkar ve hedefine varır.

Datça’daki UKKSA da onun kendi ‘çılgınlıklar’ bulvarında vardığı son noktadır. Datça Palamutbükü’ne giderken Yakaköy üzerinde bulunan UKKSA devasa bir alana kurulu (11.000 metrekare) sanat cennetidir.

Nevzat Metin’in pek çok kültür bakanından daha fazla hizmet verdiği bilinir. 1990’lı yıllarda yaşayan ressamlarımızın her birine büyük ciltli resim albümleri hazırladı. Bunu ancak bir devlet kurumu yapabilirdi.

Nevzat bu yıl adı Datça ile özdeşleşen Can Yücel için, telefonun başına geçti, hatırlı dostlarını Datça’ya davet etti.

Can Baba’ya Bin Selam! adlı üç günlük anma programına pek çok değerli sanatçıyı davet etti.

Arif Keskiner nam-ı diğer Çiçek Arif, Nihat Behram, Nedim Gürsel, Yaşar Miraç, Küçük İskender, Nevzat Çelik, Barış Pirhasan, Öner Ciravoğlu, Hidayet Karakuş 12 Ağustos 2015 Çarşamba günü saat 11.00’de Can Yücel’in mezarı başında olacaklar. Aynı gün akşamında ise belgeselciliğin piri Nebil Özgentürk, Can Yücel için yaptığı belgeseli gösterecek. 14 Ağustos akşamı da Fuat Saka görkemli bir konser verecek. Katılanlarla birlikte katılamayanların da adına onun şiirleriyle göğe doğru savrulacağız:

-Can Baba’ya Bin Selam!

***

Loç Vadisi Platformu: Hepimiz köylüyüz

Hafta sonu (8 Ağustos 2015) Sinop Öğretmen Evi’nde Çevre İçin Medya ve İletişim Ağı’nın düzenlediği çalıştay vardı. Pek çok değerli sunum yapıldı. Onları Perşembe yazısına ayırarak, Cideli Zafer Keçin’in yaptığı kısa konuşmanın bir bölümünü alıyorum.

-Bizim Devrekani çayına HES yapmaya karar verdikleri zaman ne yapacağımızı bilemiyorduk. En çok bilinen iki çevreci örgüte gittik. Bize yardım edin dedik. Biri biz kaplumbağalarla ilgileniyoruz diye ilgi göstermedi. Diğeriyse hemen bir heyet yollayacaklarını söyledi.

Peki ne olmuş?

Zafer az ve öz konuşmasında izah etti:

-Altı yıldır bekliyoruz, gelecekler!!!

Sonra bakıyorlar ki bu böyle olmayacak. Hepsi bir araya geliyorlar. Davalar açıyorlar, eylemler yapıyorlar. Sonunda HES durduruluyor. Zafer inisiyatifler ile kendileri arasında da kıyaslama yaptı.

-Bartın’da da platform var, Sinop’ta da… Bileşenleri sayılıyor. Sendikalar, meslek odaları, dernekler… Biz de öyle bileşen falan yok: Hepimiz köylüyüz!

Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 773