İşçi sınıfının Sabahat Ablası: Direnişin en güzel hali

~ 27.07.2015, Nazım ALPMAN ~

Onun en çok akıllarda kalan fotoğrafı 25 Temmuz 1980 günü çekilmişti. Üç gün önce gözlerinin önünde kurşunlanarak öldürülen eşi Kemal Türkler’in tabutunun arkasından yürüyordu.

Ama nasıl yürümek?

Başını dimdik tutarak, ileriye doğru bakıp heykel gibi adımlıyordu Vatan Caddesi’ni, arkasından gelen yüz binlerce işçinin önünde... Sadece eşini değil mücadele arkadaşını yitirmişti!

Bu yüzden her adımda sanki eşine söz veriyordu:

-Merak etme Başkan, bayrağını yere düşürmeyeceğim!

Aradan geçen 35 yılda Sabahat Türkler eşinin bayrağını hep yükseklerde tuttu. İşçi sıfırının her direnişinde açılan pankartların ilk sırasında o yer aldı.

Sabahat Abla çok etkileyici güzel bir kadındı. Ancak o prensesleri kıskandıracak güzelliğinden çok etrafındaki herkesi bir anda sarıp sarmalayan sınırsız şefkatiyle iz bırakırdı. Yanına gelen her işçiyi:

-Söyle Ablam! diye dinlemeye başlardı.

Bu özelliğini 12 Eylül sonrasında olgun yaşlarında kazanmadı, çok daha önceki yıllarda 12 Eylül öncesinde de böyleydi. Bütün işçilerin “Sabahat Ablası” idi, ama en çok Metalurji işçilerinin... Çünkü ilk olarak Türkiye Maden-İş Sendikası vardı. Sonra İstinye’de Kavel’de “grev” doğdu. Ardından Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK kuruldu. Kurucu Başkan Kemal Türkler idi. Hemen yanıbaşında ise O vardı:

-İşçi Sınıfının Sabahat Ablası!

İlerde kendisiyle “1 Mayıs’77 Emeğin Kanlı Düğünü” belgeselini çekerken o yılları gayet belkemikli olarak şöyle tanımlayacaktı:

-12 Eylül öncesi çok güzeldi! İşçiler grev yaparlardı, haklarını alırlardı!

İyi olmayan şeyleri de ölümüne not ederdi. Hatta ölümden sonrası için bile yapacakları arasında sayardı:

-O gün 1 Mayıs’ta (1977) işçiler bayram günü gibi giyinmişlerdi. Çoluk çocuklarıyla gelmişlerdi. Ne vardı o kadar saldıracak? O ne vahşetti? Ben yaralı işçileri hastaneye taşıdım. Orada gördüklerimi ölene kadar anlatacağım.

Sabahat Abla’yı herkesten farklı kılan ifade biçimi burada ortaya çıkıyordu:

-Hatta öldükten sonra mezarda arkadaşlarıma da anlatacağım!..

Sabahat Türkler kendine verdiği sözün başladığı yerde. Her zaman “Başkan” diye hitap ettiği eşi Kemal Türkler’in toprağa verirdiği gün 26 Temmuz’da hayata gözlerini yumdu. Gittiği yerde yapacaklarını önceden açıkladığından içinde “uyu” kelimesi geçen bir veda cümlesi kuramadım. Hayatı boyunca iki özelliğini hiç yitirmedi. Her zaman direnen güzel bir kadın olarak kaldı. Daha kısa ifade edersek, şöyle diyebiliriz:

-Direnişin en güzel hali!

 

 

Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 758