Şevval Sam'ın müzik yolculuğu: Toprak Kokusu

~ 22.06.2015, Nazım ALPMAN ~

Yaklaşık iki haftadır devamlı olarak dinliyorum, “Toprak Kokusu”nu… Hocam ne yapıyorsun? Toprak Kokusu, dinlenmez ki, koklanır!.. diyebilirsiniz. Haklısınız! Ancak bu bildiğimiz; -özellikle yağmurdan sonra ortalığı kaplayan- o güzelim toprak kokusu değil. Şevval Sam’ın yeni albümü!..

Yazmak için bir kez daha dinleyeyim, sonra bir daha dinleyeyim, diye diye geldim bugüne… Şevval çok üretken bir sanatçı… Müzik yolculuğuna biraz da geç/geriden başladığı için olsa gerek, yılda iki-üç çeşit ürün veren bereketli bir tarla gibi… Her albümde farklı bir müzik türü ile karşımıza çıkıyor.

Önce “geç kalmayı” anlatayım. Şevval henüz lise öğrencisiyken yaşıtlarının katıldığı müzik yarışmasında birinci oluyor. Etraftan “E tabii Leman Sam’ın kızı” sesleri yükselince, Şevval de mikrofonu hafifçe yere bırakıp uzaklaşıyor bu alandan… Yeniden mikrofonu eline alması için epey zaman geçmesi gerekiyor. Gülbeyaz dizisinde Kazım Koyuncu ile birlikte söylediği “Ben Seni Sevduğumi” (Rumcası: Tin Patrida’m Ehasa) türküsüyle birlikte lisede bıraktığı yerden mikrofonu eline aldı.

Bu “mağduriyet” kendisine mi, yoksa sevenlerine miydi? Artık ona da müzik tarihçileri karar versin!

Toprak Kokusu öncelikle “cesur” bir albüm… Hazırlık sürecinde ülkenin her yerinde kabus gibi “TEK” ses yükseliyordu: Tek devlet, tek bayrak, tek millet, tek dil, tek din!.. Tek bilmem ne?..

Bu kadar çok “TEK”in önerildiği-emredildiği bir ortamda çok dilli, çok dinli, çok milletli, çok kültürlü bir müzik albümü hazırlamak cesaret kadar geleceğe dair beslenen umutları da yeşertiyordu.

Henüz 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri yapılmamıştı. Ülke “Anayasal Gardiyanlık” düzenine doğru ilerliyordu. İşte o günlerde Şevval Sam “Toprak Kokusu” Albümünün ön sözüne şu satırları yazıyordu:

“Bir gün gelecek, aslolanın sevgi, barış, kardeşlik ve adalet olduğunu öğreneceğiz. Toprağın kanla değil, kardeşlikle yeşereceğini!”

Sam, müziğin şifalı amacını da anlatıyordu o önsözde:

“Ağır uykudan uyanabilirsek, duyacağız rüzgarın şarkısını… Öğrenebilirsek bir gün insan olmayı, o vakte kadar en yetkin rehberlerimizden biri de müzik olacak!”

Müziğin iyileştirici gücü “Toprak Kokusu” albümünün bütün notalarında fazlasıyla var. En çok da yakın tarihin acıtan izlerini iyileştirmeye adanmış ruh hali hissettiriyor kendisini:

“Köklerinden kopartılmış, toprağının koksuna hasret kalmış, geçmişi ve varlığı silinmeye çalışılmış, zulüm görmüş tüm halklara ve hala ait olduğu topraklara duyduğu aşktan vazgeçmeyenlere selam olsun…”

Yukarıdaki melodi tadında bu satırlar da Şevval Sam’a ait.

Bir sanatçıdan daha ne bekleyebiliriz ki?

Peki ya albüm? Onun için bir şey yazmam gerekmiyor mu? Yapımcısı Kalan müzik/ Hasan Saltık, icracısı Şevval Sam olan albümde Türkçe’nin yanında Çeçence, Çerkesce, Zazaca, Kürtçe, Ermenice türküleleri o halklardan biriymişçesine söyleyen sanatçı için sadece saygı duyulabilir.

Şevval Sam’ın bu son albümü için sadece müzik çalışması demek haksızlık olur. Müzik yanında, etnik yapı, dil, tarih ve coğrafya hakkında da verilen emek albümün her notasında kendini gösteriyor.

Şevval’in Anadolu’daki bütün zamanlar ve halkların izlerinden ilerleyen müzik yolculuğu aynı zamanda albümün adını da oluşturuyor:

Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 842