AKP yılbaşına hazırlanıyor

~ 27.12.2014, Aydemir GÜLER ~

Yıl biterken AKP'nin akıllarda bir tek kendileri kalsın diye uğraştığı anlaşılıyor.

“Fethullah operasyonu” diyeceğim ben, çünkü konunun yolsuzlukla veya basın özgürlüğüyle ilgisini kurmak yersiz; AKP gücünü bu tarikatçılar üstünden göstermek istiyor memlekete. İşbölümünde payına düşen akademi, polis ve yargıdan süpürülüp atılması gerekiyor bu topluluğun. 2014'te bu işin tamamlanmadığını biliyoruz. Son operasyonla yine tamamlanmış olmaktan uzak. 

AKP faşizminin diğer stepnesi olan MHP faşizminin üniversitelere sürülmesinin rastlantı olmadığı da açık. Sindirme operasyonunun eski müttefikle sınırlı tutulması düşünülemezdi. Rejimin solcularla değil, üniversite gençliğinin bütünüyle sorunu var. Gençliği, hele okuyan ve üstelik çoğunluğunu proleterleşmenin beklediği gençliği sindirmekten başka yol bulamazlar. Önce en ileri unsurlara saldırmaları da şaşırtıcı değil...

Eski yılın umutsuzlukla kapanması için bir kampanya başladı adeta.

2014, AKP'nin iki seçimi de göstere göstere kazandığı, Çankaya'yı fethettiği, CHP-Gülen ittifakını etkisizleştirdiği, imam hatipleşmeyi hallettiği, bölgede Suriye yenilgisini telafi edip bir denge yakalar gibi olduğu, ekonomik kriz tehdidini unutturduğu bir zafer yılı olarak kayıtlara geçebilecek olsaydı bu son dakika kampanyasına gerek olur muydu?

Sorunun çok yalın bir yanıtı olmadığını biliyorum.

AKP başardığı ölçüde dengeye oturan değil, sürekli dozajı arttıran bir modeldir. Zaten o nedenle şöyle bir ittifak kuralım, bu kadarı yeter, şu kadarı fazla türü pazarlıklar veya beklentiler tamamen fos çıktı bugüne kadar. Ancak hakikaten 2014 AKP pembesine boyanmış olsaydı aldıkları önlemlerin bu ölçülere vardırılması da gerekmezdi.

2015 programı çok yüklü: Kürt sorununda nihai çözümün yılın ilk yarısında bulunacağı iddiası var masada.

Sonra seçimin kendisi var. Majestelerinin muhalefetleri korkutmuyordur artık, ama iki derdi var rejimin: Birincisi halk hareketinin kabarma olasılığı. Bu olasılık ciddi, çünkü sıkışma hali 2012-2013'ün hiç de altında değil. Ayan beyan hissediyoruz.

İkincisiyse büyük siyasetin iç ve dış dengeleri. Rusya manevrası Türkiye tipi bağımlı bir ülkenin AKP gibi teslimiyetçi bir hükümetinin haddini aşacak ufuklar barındırıyor. Bu manevra, bir danışıklı dövüş olduğunu en başından söylediğimiz Davos şova, İsrail'le sergilenen teatral performansa benzemez.

Emperyalizm bölgede statükoyu lehine dönüştürmek için en önemli parametre olarak Kürt sorununu görüyor. Ve bu en önemli parametreyi teslim ettiği özneler, yine bölgenin emperyalizm açısından en güvenilmez özneleri! Biri ayarsız ve hep daha fazlasını elde etmeye mahkum bir AKP, diğeri soldan gelen PKK...

Yeni yılın hemen eşiğinde seçimleri AKP'nin yenileceği moment olarak görmemizi sağlayacak bir gerekçe yok elde. Öte yandan iktidarın 2015'i sağlam çıkartabileceği de temellendirilmesi hayli zor bir iddia.

AKP ilerledikçe daha hızlı ilerlemek, yani saldırmak zorunda olan bir partidir. Şu an itibariyle AKP ufukta ve hatta daha beride birikmeye başlayan engelleri dağıtmak üzere mutlaka saldırmak zorunda olan bir partidir.

Bunların yeni yıl kutlamasından ne beklenirdi ki? Lise öğrencilerini hapse atmak, okul, kantin basmak, miting yasaklamak, Hıristiyan düşmanlığına oynamak... Bu tablonun gücün kanıtı olarak okunması yanlıştır. Bu tablo iktidar saflarında biriken, derinleşen endişeleri yansıtıyor.

 

 

solhaber

Aydemir GÜLER | Tüm Yazıları
Hits: 669