Yargı Sil Baştan

~ 30.09.2014, Ali SİRMEN ~

Dün HSYK seçimlerinin ikinci ayağı idari yargıda yapıldı.
Bilindiği gibi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 12 Eylül 2010 referandumu ile yeniden biçimlendirilmiş bulunuyor.
Bu biçimlendirmede, hükümet ile cemaat diye adlandırılan Fethullah Gülen örgütü birlikte  hareket etmişlerdi.
Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen’in aralarının açılmasından sonra, hükümetin bir numaralı gündemi “yargıdaki paralel yapıyı temizleme” olunca HSYK seçimleri büyük önem kazandı.
Bu seçimler üç aşamada yapılıyor. Birinci aşama Yargıtay’da yapıldı ve üç üyeliğin hiçbirini hükümet yanlısı adaylar kazanamadı.
Dün yapılan ikinci aşama seçimde de Danıştay canibinden iki üye seçildi.
12 Ekim’de 13 bin hâkim ve savcının katılımıyla yapılacak üçüncü turda 10 üye  seçilecek.
Hükümet bu seçimde en aşağı 5 yandaşının kazanmasını bekliyor ki, 22 kişilik bu kritik kurulun, dolayısıyla yargının denetimini elinde tutsun.
Beş üye hükümete yetiyor. Çünkü Adalet Bakanı ve müsteşarı kurumun üyeleri. Bun-lara bir de Adalet Akademisi’nden gelen bir üyenin yanı sıra Cumhurbaşkanı’nın seçtiği 4 üyeyi katınca ediyor 7. Geriye karar nisabı için kalıyor 5  üye.

***

Bu üyelikler için kopan bu fırtınada; üç grup yarışıyor: Hükümete yakınlığıyla bilinen Yargıda Birlik Platformu. Yargıçlar Sendikası ile Yarsav’ın oluşturdukları cephe ve nihayet çeşitli eğilimlerden olan, bu arada cemaate yakınlığıyla bilinen isimlerin de yer aldığı “bağımsızlar”...
Tabii HSYK’ye egemen olma hususunda, en şanslı  hükümet cephesi. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi, zaten şimdiden 22 üyenin 7’sini elde etmiş durumda. Beş üye daha kazandı mı, HSYK’nin denetimi tümüyle hükümetin eline geçti demektir.
Güçlü hükümet cephesinin amacı bağımsız yargı değil, amaç  şu:
- Ona buna kimseye değil, ama yalnız bize bağımlı yargı.
Hükümet bu amaca ulaşmak için elinden geleni yapıyor. Yüksek yargıçların, müfettiş-lerin önemli bir bölümünü seçim kampanyası için seferber ediyor.
Bu arada yargı mensupları fişlenmiş. Gözdağı vermeler, tehditler, korkutmalar gırla...
Seçimlere yönelik olarak, seçim rüşvetleri de hazırlanmış: 1115 liralık maaş zammı.
Yarsav ve Yargıçlar Sendikası grubu mensupları, maaş zammının özellikle mesleğe yeni başlayanlar için gerekli olmakla birlikte, kamuoyunda olumsuz bir izlenim yarattığı, seçim rüşveti olarak algılandığını vurguluyorlar.

***

Seçimlerin, sonuçları ne olursa olsun, yargının sorunlarına çözüm getirmeyeceği açık.
HSYK konusunda çözüm, kurumun yapısı-nın yeniden düzenlenmesi, Adalet Bakanı ve Müsteşarı’nın doğal üyeliklerine son veril-mesi. Ayrıca kurumun, 1961 Anayasası’nda olduğu gibi hâkimler ve savcılar için iki ayrı kurul haline getirilmesi, sekretaryasının Adalet Bakanlığı’nın sultasından kurtarılması gerekli.
Ayrıca, hâkim ve savcı adaylarının sap-tanması sırasında uygulanan ve skandal boyutuna varmış kayırma öyküleri ayyuka çıkan mülakat yönteminin bırakılması, Adalet Bakanlığı kadrolarının hâkim ve savcı aday-larının oluşturulmasındaki etkilerinin ortadan kaldırılması gerekiyor.
HSYK seçimleri ise bunların hiçbirini sağlamaya yönelik olmadığı gibi, adaylar hakkındaki suçlamaların, seçim rüşveti ola-rak görülmüş olan maaş zammı vaadinin de etkisiyle, yargının daha da itibar yitirmesine yol açmaktadır.
Yargının bağımsızlığı ve adil yargı insanca düzenin ön şartı.
Ama bu da yetmiyor. Yargı, gerçekten  bağımsız ve adil olsa bile, yargının bağımsız ve adil olduğu algısının kamuoyunda yer etmiş olması da bir o kadar önemli.
Bunun sağlanabilmesi için yargının her şeyiyle yeniden ele alınması ve sil baştan, tepeden tırnağa yeniden oluşturulması şart.

Ali SİRMEN | Tüm Yazıları
Hits: 857