Gâvur İzmir, Gurur İzmir

~ 08.05.2011, Mine KIRIKKANAT ~
Hangi etnik kökenden gelirsek gelelim bizler, çoğumuz bilgisizlikten, azımız da bilmezlikten geldiğimiz için sanırız ki... Yaşadığımız yurdun adı yalnızca 88 yıldır Türkiye olsa da, Hanlıklardan Sultanlıklara, doğduğumuz topraklar hep bizimdi ve bizim kalacaktır.
Oysa hep bizim değildi ve bizim kalacağı da kesin değildir.
Her karışı er ve ece atalarımızın kanıyla sulandığı için şimdilikbizim olan bu ülke, en babalarını saymak gerekirse Hititlere, Frigyalılara, Perslere, Keltlere (Galata), Yunanlara, Ermenilere, Romalılara, Gotlara, Bizanslılara ve daha nicelerine, üstelik çoğuna çok daha uzun sürelerle yurt oldu.
Saltuklu’dan Artuklu’ya, Danişmentli’den Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Türkiye’ye, Anadolu’da Türk devletlerinin toplam geçmişi 900 yılı aşmazken... Düşünün ki salt bizden önceki sonuncu devlet, Roma’nın Doğu İmparatorluğu köhneBizans, Osmanlı olana kadar, tam 1123 yıl sürdürmüştür varlığını!
Bilmediğini yok”, bildiğinivarsayan kara cahiller bile mülkü bellediği bu toprakların ortak belleğini taşır. Ancak ne taşıdığından habersiz, doğup yaşadığı kentleri soyu kurdu, adlarını atası koydu, sanır!
Oysa Edirne’den Ardahan’a, bu ülkenin şimdiki her ili, hatta çoğu ilçesinin tarihi, ister Türk olsun, ister Kürt ya da başka kimlikten, sonuncu sahiplerinin boyundan da soyundan da uzundur.
Cehaletin, analar dolu bellediği Anadolu, dilimize Yunanca’da doğan güneşanlamına gelen Anatolia’dan uyarlanmıştır. Ankara, Angora’dan... Kayseri, antikçağda Mazaka adını taşımasına karşın, Kapadokyalı Kayser’in hükmünden öteye Rumca taburede demek olan Kayseri’ye dönüşmüş ve sakinleri de pastramiyi pastırmadiye yapmaya başlamışlardır!
Konya, Likonya’nın başkenti Likonyum’dan gelir. Gericilerin, Nakşibendi mehdisinin peşine düşüp Cumhuriyet devrimcisi Kubilay’ı linç ettikleri Menemen’in adı, Bizans’tan bu yana değişmemiştir.
Dünyanın 1930’a kadar Konstantinopolis dediği İstanbul, halk arasında 558 yıldır İstanbul diye anılırken, Konstantinopolis adını 1600 yıl süreyle taşımıştır!
Bütün bu verilerin ve veremediklerimin ışığında, AKP iktidarının kafayı taktığı Gâvur İzmir”, gâvurluğu ötekilerden daha mı fazla hak eder bilemem ama, İstanbul’dan da eski, 3 bin yıllık tarihiyle övünebilir!
Çağdaş uygarlığın, kalıcılık ve bayındırlıkta hiçbirisiyle aşık atamayacağı görkemli uygarlıkların beşiği İzmir, çarpık yapılaşmada ötekilere benzese bile kafadabin yıllardır muhalif bir toplumsal kültürün mirasçısı, bir isyanlar tarihidir!
Özgür kadınları, İzmir’i kuran Amazonların kraliçesi Smirna’ya yakışırlar... Erkekleri, antik Yunan’dan Bizans’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e baskıcı devlete baş kaldırmış, dağa çıkmış isyancıların; Yörük Ali’nin, Büyük Cerit’in, Karayotoğlu Nikola’nın, Kaptan Sokrat’ın, Harputlu Ömer’in, Kürt Mustafa’nın, Piç Osman’ın, baba oğul Çakırcalılar’ın efeliğini olmasa bile, efendiliğini taşırlar.
900’lü yıllarda Bizans Kilisesi’ne karşı ayaklanan Bogomiller, 1400’lü yıllarda Osmanlı’ya ve Sünniliğe baş kaldıran Şeyh Bedreddin müritleri Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal, 1600’lü yıllardaki Celali İsyanlarında Arap Sait ile Kalenderoğlu, İzmir efeliğinin ağa babaları değil midirler?
İzmir’in önce Kurtuluş Savaşı kahramanı, ardından yerini bulamadığı yeni düzene isyanla vatan hainiilan edilen Çerkez Ethem’den, idam edilen Başbakan Adnan Menderes’e statükoya hayırdiyenlerin diyarı, Türkiye’de ilk muhalefet partisi DP’nin -eski- kalesi olması bir raslantı mıdır?
Her dem özgürlüğüne düşkün ve baskıcı her iktidara muhalif İzmir, sekiz yıldan beri de AKP iktidarına muhalif. Tüm baştan çıkarma, yıldırma, sindirme operasyonları ve hakkı iken yoksun edildiği devlet yardımlarına karşın mıh gibi duruyor, direniyor baskılara.
Bir yandan DP’yi örnek alıp, seçim meydanlarında Adnan Menderes’in çakma manevi mirasçılığına soyunanların, muhalif İzmir’i cezalandırması ne yaman bir çelişkidir?
‘G’ NOKTASI
CHP’li Aziz Kocaoğlu, Türkiye’nin en başarılı belediye başkanlarından biri. Gerçekleştirdiği pek çok yararlı ve estetik projenin yanı sıra, İzmir’e Avrupa’nın en büyük doğal yaşam parklarından birini kazandırdı. 425 bin metrekareye yayılan İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda, 120 türden 1500 hayvanın doğal ortamda özgürce yaşadığı, 3 bin ağaç ve 250 bitki türüyle İzmirlilere hem soluk alacakları, hem de çocukların dünyayı tüm varlıklarıyla sevip saymayı öğrenecekleri bir yeryüzü cenneti yarattı.
Başkent Ankara başta, el attıkları tüm kentleri betona boğup, İstanbul’un son ormanlarını kanalyolundan TOKİ’leştirmeye hazırlanan zihniyetin, İzmir Belediyesi’ni yolsuzluktan basması, çalışanları gözaltına alması normal değil mi?
Hele aynı zihniyetin Ankara’da, Türkiye’nin ilk ve en zengin doğa tarihi müzesini tam 7 yıldır, çocuklar evrim panosunu görürse yaratılış safsatasına inanmazlar diye açamadığını düşünürsek... İktidarın İzmir nefreti, paranormalbile sayılır!
İktidar delirtir.
Mutlak iktidar,
mutlak delirtir.
ALAIN

(Cumhuriyet 08.05.2011)

Mine KIRIKKANAT | Tüm Yazıları
Hits: 2462