Sokrates, Jeguaka, Işıtan ve Ötekiler

~ 22.06.2014, Mine KIRIKKANAT ~

Dünya Kupası’nın açılış töreninde Brezilya- Hırvatistan maçı öncesi sahaya çıkan üç çocuk, küresel barış simgesi beyaz güvercinler uçurdu. Çocuklardan kız olanı Afrika siyahisi, oğlanlardan biri Güney Amerika yerlisi, biri de Avrupa beyazı olarak Brezilya halklarını temsil ediyordu. Televizyon ekranlarının başında töreni izleyen milyarlarca seyirci, sahneyi gözleriyle gördü.
Daha doğrusu, gördüğünü sandı.
Çünkü televizyonların güya naklen verdiği törendeki canlı gerçek farklıydı: Güney Amerika yerlisi 13 yaşındaki Wera Jeguaka Mirim, barış güvercinini uçurduktan hemen sonra cebinden çıkardığı bez bir pankart açtı, sahanın ortasında. Kırmızı pankartın üstünde siyah harflerle, Brezilya dilinde (yani Portekizce) DEMARCAÇAO JA, yazıyordu.
Dünya Kupası’nın gösterim hakkını FIFA’dan satın alan TV kanalları, açılış töreninde genç Jeguaka’nın eylem görüntülerini FIFA’nın emriyle kesip milyarlarca seyirciden gizlediler.

***

Sansürlenen sahnedeki pankartta yer alan ve Türkçe karşılığı “Sınırsızlık hemen şimdi” anlamına gelen slogan, Brezilya’da doğayla iç içe yaşayan yerlileri, ABD’deki Kızılderililerin kapatıldığı rezervlere benzer, sınırlandırılmış bölgelere tıkmayı hedefleyen yasamaya karşı bir protestoydu.
Brezilya’nın yerli halkı, yaşam alanlarının yüzde 90’ını ellerinden almaya yönelik 70’e yakın yasa tasarısına karşı aylardan beri yoğun bir mücadele veriyor. Dünya Kupası sırasında düzenledikleri protesto gösterilerinde, üzerlerine gaz bombası yağdıran yüzlerce polise, güleceksiniz ama doğru, ok yağdırıyorlar. Henüz nişan alıyorlar sayılmaz. Yedikleri onca gaza karşın, bugüne değin sadece bir polisi, o da baldırından yaralayabildi, gariplerim!
FIFA’nın sansürlediği sahneyi, ben ARTE televizyonunda her gün 3 dakikalık Dünya Kupası yorumu yapan Daniel Cohn Bendit’in programında izledim. Sansürü şiddetle eleştiren Daniel Cohn Bendit, o 3 dakikaya genç direnişçi Wera Jeguaka Mirim’le yaşadığı kabile ortamında yaptığı bir röportajı sığdırdığı gibi, benzer bir protesto eyleminin kahramanı Sokrates’i de anımsattı.

***

Efsane futbolcu Sokrates’in bilge adına çok yaraşan Corinthians (Korint’liler) ekibinin kaptanı ve Brezilya cuntasının işbaşında olduğu 1983 yılında, ulusal şampiyonluk finali oynanacaktı.
Pacaembu Stadyumu tıka basa dolu ve elbette tüm cuntacılar da şeref tribününde yerlerini almışlardı. İşte Sokrates ve Corinthians futbolcuları, o maça kocaman bir pankart taşıyarak çıktılar. Pankartın üstünde, “Yenmek ya da yenilmek, ama daima demokrasi” yazıyordu. Şeref tribünündeki generaller mosmor oldu. Ama hiçbir şey yapamadılar. Corinthians oyuncuları, kollarına aynı sloganın yazılı olduğu kolluklar takmışlardı. Maçın galibiyet golünü de atan Sokrates, bu finali daha sonra, “İnsan ve futbolcu hayatımın en mükemmele eriştiği gündü!” diye anlatacaktı.

***

Meğer bizim yalnız ve güzel ülkemiz Türkiye, hiç olmazsa baskı ve sansür uygulamasında Brezilya’yı, dün de aşmış, bugün de katlamış bulunuyor, sevgili okurlarım.
1983’te Brezilya cuntası, Sokrates ve takım arkadaşlarına ne ceza verdi, ne başka bir yaptırım uygulayabildi. 2014’te genç direnişçi Jeguaka, FIFA sansürüne uğradı, ama hiçbir kovuşturmaya uğramadı.
Oysa bizim ellerde, bırakın azametli muktedirlere laf attı diye karga tulumba tutuklananları; gözü çıkarılan, dili koparılan, dayakla öldürülen, hapislerde süründürülen protestocuları, salt Işıtan Önder’in elinden alınan okul birinciliğini düşünün…
Türkiye’de açılacak tüm pankartlara, “Yenmek ya da yenilmek, ama daima biat” yazmak gerekir.  

GNOKTASI
Işıtan Önder, adı gibi pırıl pırıl, kuşkusuz üstün zekâlı bir gencimiz. Çalışarak, başararak en yüksek notları almış ve Kocaeli Gazi Lisesi’ni birincilikle bitirmiş. Mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, Ali İsmail Korkmaz ve Berkin Elvan’ı andığı için hakkında soruşturma açılmakla kalmadı, okul birinciliği elinden alındı. Kim tarafından? İzmit Kaymakamlığı tarafından. En yüksek başarı notuna bağlı birinciliğin kaymakamlık talimatıyla iptali mantık açısından mümkün olmayıp, en hafif deyimiyle saçmalıktır. Hele bu kaymakamlık, birinciliği iptal cezası gibi bir saçmalığın tebligatında Işıtan Önder’in “psikolojik sorunları olduğu” imasına yer vermişse; böyle bir tebligatı yazan, imzalayan resmi zevatın, derhal zekâ testinden geçirilmeleri gerekir. Zekâları vasat bile çıkmayacaktır, eminim! Vasat altı zekâlar biat eder, emir kulluğu yapar ve zeki olanı, özgür olanı anormal sanırlar. Oysa asıl vasatın altı zekâ dengesiz, güçsüz, etkilenebilir, emir kulu, ceberut, dolayısıyla anormaldir… Türkiye, ya Işıtan Önder gibi özgür ve yetenekli gençlerimiz sayesinde vasatlıktan kurtulacak ya da vasat altı ceberutların eliyle tarumar olacak.

“Özgürlük, çok pahalı bir kazanımdır. Ya onsuz yaşamaya boyun eğmek ya da bedelini ödemek gerekir.”
 
JOSE MARTİ

Mine KIRIKKANAT | Tüm Yazıları
Hits: 1146