Beyaz atlı prens

~ 03.06.2014, Kemal OKUYAN ~

Sistemin tıkandığı nereden belli?

Muhalefetin Erdoğan’ın karşısına aday çıkaramamasından belli.

Şöyle düşünelim. Olağan koşullarda CHP ya da CHP-MHP ikilisinin elinde bazı isimler olmalı ve iş o isimleri aday olmaya ikna etmeye kalmalıydı. Oysa Türkiye’de şu anda halkın belli bir kesiminin, somut konuşalım CHP ya da CHP-MHP seçmeninin “hah işte, tam aradığımız aday” diyebileceği bir isim yok.

Yok çünkü, Tükiye’de bu anlamda “saygın” bir toplumsal figür kalmadı. Sistem kendi çürürken, doğal olarak kadrolarını da çürüttü, en çürüğü de öyle anlaşılıyor ki aday!

Muhalefet partilerinin işi gerçekten zor. Paşa bulamazlar, eski bir siyasiyi yeniden tedavüle çıkaramazlar, yurt dışından Derviş benzeri birini getiremezler, sanatla işleri olmaz.

Patron takımından bile düşünüyorlardır da nafile!

“Aday bu olmalı” diyecekleri biri yok. Vardır belki de, etkisiz olur. Erdoğan’ın karşısında normal koşullarda şans bulamaz.

Zaten, daha önce de yazdığımız gibi, AKP elindeki en önemli kartı masaya sürerken, muhalefetin şu durumu başlı başına bir handikap.

Şimdi düzen cephesini terk edip, sol tarafa bakalım.

Sol böyle bir toplumsal figür peşine düşmeli mi? Özel olarak şu cumhurbaşkanlığı seçimi uğrağından söz etmiyorum. Toplumdaki örgütsüzlüğü kıracak, hatta örgütsüzlüğü telafi edecek bir “halk kahramanı” üretmek, bir strateji olamaz mı? Bugüne kadar bir türlü başarı elde edilemeyen konvansiyonel yöntemlerdense böylesi bir seçenek daha zahmetsiz değil mi?

Chavez’in adı çok sık zikrediliyor bu tartışmalarda. Yanlış da değil… Bir kişi etrafında tarihsel bir enerji yaratıldı Venezuela’da. Bu enerjinin nereye kadar gideceğini henüz kestirememekle birlikte, son derece değerli olduğunu söyleyebiliriz. Özgün koşulların sonucu ortaya çıktığını özellikle vurgulayarak.

Böyle örnekler, bir stratejinin ürünü olarak değil, bir dizi toplumsal çelişki ve dinamiğin üst üste binmesiyle karşımıza çıkar. Bu nedenle “biz de böyle birini bulsak” en nazik ifadeyle saflıktır.

Kaldı ki, bizim gibi ülkelerde, ön plana çıkan siyasi kişilikler, çok büyük oranda karmaşık mekanizmaların imalatıdır. Sistem onların içinden geçeceği kanalları belirler, o kanalları biçim vermek ve de ayıklamak için kullanır. Dahası, kontrol etmek ve yeri geldiğinde itibarsızlaştırmak için önlemler alır.

Solun bütün bu mekanizmaları by-pass ederek bir toplumsal figür yaratması için ciddi bir halk hareketinin ortaya çıkması, bu hareketin o kişiye güç verecek ve koruyacak bir ideolojik kuvvet uygulaması gerekir.

Ama zaten Türkiye’nin sorunu tam da budur ve örgütlü bir müdahale olmaksızın bu kuvvet ortaya çıkmayacaktır!

Şimdi tekrar Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dönebiliriz.

Muhalefet, Erdoğan’ın karşısına çıkacak beyaz atlı prensi bulmaya çalışıyor. İşin tuhafı, halkta böyle bir beklenti ya da umut hiç kalmadı.

Ne demiştik?

Kötü adamı yalnız bırakın!

Kemal OKUYAN | Tüm Yazıları
Hits: 1020