Hep çelişki

~ 02.06.2014, Hüsnü MAHALLİ ~

Suriye'de devlete karşı savaşan silahlı grupların sayısı bir ara 1500'ü buluyordu.
Büyük olanları Türkiye dahil yabancı ülkelerin istihbarat örgütleri tarafından kuruldu, beslendi, besleniyor. Diğerleri hırsızlık, yol kesme, adam kaçırma ve talan ile besleniyor.
Hepsinin ortak söylemi :
'Sünni Müslümanlar adına cihat ederek Alevi Esad'dan kurtulmak'.
Ama bu gruplar yüz kadar ülkeden aldıkları sınırsız desteğe rağmen başaramadılar. Başaramayınca bu kez yüz ülkenin organizasyonu ile dünyanın dört bir yanından on binlerce ruh hastası cihatçı Suriye'ye taşındı.
Ama bunlar da işe yaramadı. Yaramayınca bu kez önce destek veren ülkeler kendi aralarında kavga etmeye başladı sonra da cihatçılar birbirini boğazladı, boğazlıyor.
Peki Suriye halkına sözü verilen demokrasi, özgürlük ve kalkınma ne oldu?
Bununla ilgili tek bir cümle söyleyen yok.
Emperyalist ve sömürgeci ülkeler ve onların bölgesel işbirlikçi uşakları için bu çelişkiler çok normal.
İşte somut örnek.
ABD ve AB Suriye'de savaşan IŞİD ve Nusra'yı terör listesine aldı.
IŞİD ve Nusra birbirini boğazlıyor.
Obama ve müttefikleri tarafından ılımlı olarak nitelenen ÖSO bu kavgada Nusra'ya destek veriyor.
Obama ve yandaşlarının ÖSO ve yandaşlarına gönderdiği silahların büyük bölümünü Nusra ele geçiriyor. Nusra depolarına el koyan IŞİD bu silahları Rakka ve Deyrzor'a oradan da Irak'a götürüyor. ABD ise IŞİD'e karşı kullanılmak üzere Maliki Hükümeti'ne askeri destek veriyor.
Böyle bir çelişki de çok normal.
Çünkü Iraklılara göre, Şii Maliki'ye karşı savaşan IŞİD'e ABD'nin müttefiki Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar destek veriyor. Maliki ise tüm bu ittifaklara rağmen son seçimlerde büyük zafer kazandı ve ülke yönetiminin başında kaldı.
Tıpkı Esad gibi.
O da yarın yapılacak seçimde gücünü kanıtlayacak. Bunun böyle olacağını bilen silahlı gruplar ve dış destekleyicileri bu seçimi engellemeye çalışıyor.
Örneğin birçok ülke kendi topraklarında yaşayan Suriyelilerin elçiliğe gidip oy kullanmalarına izin vermedi. Lübnan koalisyon hükümetinin Batı yanlısı İçişleri Bakanı Maşnug:
'Burada bulunan Suriyeli mülteciler oy kullanmak için Suriye'ye giderse geri dönemez ' tehdidinde bulundu.
Ne kadar da zavallılar.
Oysa Esad ' İsteyen aday olabilir ve yabancı gözlemciler seçimi denetleyebilir ' demişti.
Çünkü Esad kazanacağından emin. Çünkü Suriye halkının ezici çoğunluğu silahlı gruplar ve onlara destek veren emperyalist ve işbirlikçi yandaşlarından nefret ediyor.
Edilmeyecek gibi de değiller.
Utanmadan her türlü rezillik ve iğrençlikleri din adına yaptılar, yapıyorlar.
Bu ise yeni ve orijinal bir tespit değil.
Bu coğrafyada din her zaman iç ve dış iktidarlar tarafından kullanılmıştır.
Kaide, Taliban ve benzeri tüm radikal İslamcı örgütler CIA'nin organizasyonu ve Suudi Arabistan'ın parası ile kurulmuştur.
Dünyadaki İslami söylemeli parti, örgüt, cemaat, dernek ve oluşumların ezici çoğunluğu Suudi parası ile beslenmiştir. Aynı Suudi Arabistan üç ay önce Kaide, Nusra, IŞİD ve Müslüman Kardeşleri terörist ilan etti. Aynı Suudi Arabistan Suriye'de savaşan ve İslami söylemli silahlı gruplara desteğini sürdürüyor ve İslamcı gruplara karşı savaşan 'darbeci' Sisi'ye destek veriyor. Batı ise geçen hafta halkın oyu ile seçilen Sisi'nin seçimini demokratik olarak tanımladı.
Çelişkiye devam.
Nasıl olsa coğrafyamızda malzeme bol.
Mısır, Libya, Tunus, Yemen, Somali, Sudan, Irak ve Afganistan...
Hepsi de çelişkilerle zengin örnekler.
Krallar, emirler, şeyhler, cumhurbaşkanları, başbakanlar ve onların gazetecileri, akademisyenleri ve aydınları en hafifinden iki yüzlü, sahtekâr, dönek, ilkesiz ve iradesiz .
'Arap Baharı' bu çelişkilerin pekiştirilmesi için yaşanmış, yaşatılmıştır.
Hem de demokrasi, özgürlük, insan hakları ve refah adına!
Ama ne yazık ki bu coğrafyanın bazı saf insanları Batı'nın ve onun bölgesel uşaklarının bu pis tezgahına inandı.
Kimse çağ dışı, ilkel, bağnaz, gerici, rezil ve her şeyi din adına yapan Suudi ve Körfez yönetimlerinin bu 'bahar'ın finansörü olduğuna bakmadı.
Baksa bile görmedi ya da görmemezlikten geldi.
Her şey çelişkiler daha da çelişsin diye yapılıyordu.
AKP yönetiminde Türkiye'nin hikayesi ise tüm bu çelişkiler yumağının merkezinde.
Hem de TÜM iç ve dış veri, boyut ve detayları ile.
Sakin sakin on dakika düşünürseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız!

 

yurtgazetesi

Hüsnü MAHALLİ | Tüm Yazıları
Hits: 1034